Asya piyasaları, küresel yatırımcıların Orta Doğu’daki jeopolitik riskleri değerlendirmesi ve ABD’li teknoloji devlerinin bilançoları ile merkez bankası toplantılarına odaklanmasıyla Salı günü karışık bir seyir izledi. Japonya dışındaki Asya-Pasifik hisselerini izleyen MSCI endeksi, Pazartesi günü ulaştığı rekor seviyelerin hemen altında kalarak %0,12 oranında sınırlı bir gerileme kaydetti. Mart ayında %13,5 oranında değer kaybeden endeksin, Nisan ayını %17’lik bir yükselişle tamamlaması bekleniyor.
Jeopolitik tarafta ise Washington ile Tahran arasındaki müzakereler piyasaların radarında kalmaya devam ediyor. ABD’li yetkililer, Tahran’ın savaşı sona erdirmeye yönelik sunduğu son teklifin Başkan Donald Trump tarafından “İran’ın nükleer programına değinmediği” gerekçesiyle olumlu karşılanmadığını ifade etti.
İki aydır süregelen çatışmaların diplomatik bir çıkmaza girmesi, dünya enerji sevkiyatının beşte birinin gerçekleştiği Hürmüz Boğazı’ndaki akışın durma noktasına gelmesine neden olarak küresel arz güvenliği üzerindeki baskıyı artırıyor.

BoJ kararı ve küresel para politikalarında kritik viraj
Asya piyasaları için haftanın en önemli gündem maddelerinden birini, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) bugün açıklayacağı faiz kararı ve politika metni oluşturuyor. BoJ’un yanı sıra Fed, İngiltere Merkez Bankası (BoE) ve Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) da bu hafta faiz kararlarını açıklaması bekleniyor.
Piyasa analistleri, merkez bankalarının mevcut faiz oranlarını koruyacağını öngörürken, asıl dikkatin savaşın fiyatlar genel düzeyi üzerindeki etkilerine ilişkin yapılacak açıklamalarda olacağını vurguluyor.

Asya piyasalarında Japonya tarafında, BoJ’un Salı günü faiz artırımına gitmesi beklenmese de Orta Doğu kaynaklı enflasyonist baskılarla mücadele etmek adına önümüzdeki aylarda borçlanma maliyetlerini yükseltebileceğine dair “şahin” sinyaller verebileceği değerlendiriliyor. Yatırımcılar, BoJ Başkanı Kazuo Ueda’nın açıklamalarında ve bankanın çeyreklik görünüm raporunda, uzayan İran-İsrail geriliminin faiz artırım rotasını nasıl etkileyeceğine dair ipuçları arıyor.
Asya piyasaları dışında döviz piyasalarında ise yen, dolar karşısında 159,33 seviyesinde işlem görerek 160 sınırındaki kritik konumunu koruyor. HSBC Asya Baş Ekonomisti Fred Neumann, Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklığın Mayıs ortasına kadar sürmesi durumunda, BoJ’un Temmuz yerine Haziran ayında 25 baz puanlık bir faiz artışına gitme ihtimalinin güçleneceğini kaydetti.
Teknoloji devlerinin bilançoları ve petrol fiyatlarındaki volatilite
Nisan ayında yapay zeka odaklı rallinin sürdürülebilirliği, bu hafta Microsoft, Alphabet, Amazon, Meta ve Apple tarafından açıklanacak finansal sonuçlarla test edilecek. Analistler, bu bilançoların yapay zeka yatırımlarının ticari başarıya ne ölçüde dönüştüğünü görmek açısından belirleyici olacağını ifade ediyor.
Öte yandan, enerji piyasalarında Brent petrolün varil fiyatı %0,1 artışla 108,13 dolara yükselirken, ABD hafif petrolü (WTI) 96,48 dolar seviyesinden işlem görüyor. Petrol fiyatlarının savaş öncesi seviyelerin üzerinde kalması, küresel enflasyon beklentilerini yukarı yönlü tetikliyor.

Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmaya devam etmesi, sadece enerji fiyatlarını değil, küresel büyüme projeksiyonlarını da tehdit eden bir unsur olarak öne çıkıyor.
Ameriprise Baş Stratejisti Anthony Saglimbene, hisse senedi piyasalarındaki iyimserlik ile tahvil ve petrol piyasalarından gelen temkinli sinyaller arasındaki ayrışmaya dikkat çekerek, jeopolitik gelişmelerin risk yönetiminde en önemli değişken olmaya devam ettiğini belirtti.
Orta Doğu krizi ve küresel piyasalarda gelecek beklentisi
Orta Doğu’daki çatışmaların seyri, küresel arz zincirleri ve enerji maliyetleri üzerinden dünya ekonomisi için en büyük belirsizlik kaynağı olmayı sürdürüyor. Yatırımcılar, bir yandan teknoloji sektöründeki büyüme potansiyeline odaklanırken diğer yandan olası bir ekonomik durgunluk (resesyon) riskine karşı pozisyonlarını korumaya çalışıyor.
Özellikle enerji koridorlarındaki fiziksel aksamaların devam etmesi, merkez bankalarının enflasyonla mücadele takvimini uzatabilir. Bu durum, piyasalarda volatilitenin yüksek seyretmesine ve varlık fiyatlarında yeni denge arayışlarına yol açıyor. Gelecek dönemde, diplomatik kanallardan gelecek haber akışı ve merkez bankalarının enflasyonist baskılara vereceği yanıt, piyasaların yönünü tayin eden temel unsurlar olacak.






