Asya piyasaları, Orta Doğu’daki çatışmaların çözümüne ilişkin belirsiz ama umut verici sinyaller ve küresel ekonomiden gelecek kritik verilerin beklendiği haftanın ilk işlem gününde değer kazandı. Petrol fiyatları ise Hürmüz Boğazı’na yönelik yeni önerilerin ardından yatay bir seyir izleyerek dalgalı seyrini sürdürdü.
Asya’ya bakıldığında Japonya’daki resmi tatil nedeniyle işlem hacminin zayıf kaldığı piyasalarda, Japon yeni Asya seansında aniden güçlenerek dolar karşısında %0,9 oranında değer kazandı ve 155,7 seviyesine kadar geriledi. Yatırımcılar, Tokyo yönetiminin geçen hafta para birimini desteklemek amacıyla gerçekleştirdiği yaklaşık 35 milyar dolarlık müdahalenin ardından yeni bir hamle gelip gelmeyeceğini yakından takip ediyor.
Hürmüz Boğazı’ndaki gerginlik ve ABD’nin yeni hamleleri piyasaların odağında yer alıyor. ABD Başkanı Donald Trump, Pazartesi sabahı itibarıyla boğazda mahsur kalan gemilerin kurtarılması için bir girişim başlatacaklarını duyurdu ancak planın ayrıntılarına dair somut bir bilgi paylaşmadı.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’ndan (CENTCOM) yapılan açıklamada; destek paketinin güdümlü füze destroyerleri, 100’den fazla kara ve deniz tabanlı uçak ve 15 bin askeri personeli kapsayacağı belirtildi.
Öte yandan İran, ABD’nin Pakistan aracılığıyla ilettiği 14 maddelik teklife yanıt verdiğini ve bu yanıtın incelendiğini kaydetti. Bu jeopolitik belirsizlikler altında Brent petrolün varil fiyatı, %2’yi aşan ilk düşüşünün ardından toparlanarak 108,36 dolardan işlem gördü; ABD ham petrolü ise hafif bir düşüşle 101,85 dolara geriledi.
Asya piyasaları ve küresel borsalarda bilanço beklentileri
Asya’da olduğu gibi küresel piyasalarda bu hafta açıklanacak 100’den fazla kurumsal bilanço öncesinde risk iştahının korunduğu gözleniyor. Japonya dışındaki Asya-Pasifik hisselerini izleyen MSCI endeksi %3 artış kaydederken, teknoloji hisselerinin ağırlıkta olduğu Güney Kore borsası tatil dönüşünde %4,6 gibi sert bir yükseliş gerçekleştirdi.
Hong Kong’da Hang Seng endeksi %1,7 değer kazanırken, Avrupa ve ABD vadeli endekslerinde de pozitif bir seyir hakim oldu. Goldman Sachs analistleri, S&P 500 endeksindeki şirketlerin kâr büyüme oranının %25 seviyesinde seyrettiğini ve enerji fiyatlarındaki yüksek seyre rağmen kurumsal öngörülerin güçlü kalmaya devam ettiğini değerlendirdi. Ancak analistler, beklentilerin üzerinde gelen kâr rakamlarının piyasa fiyatlamalarına yansımasının alışılmışın dışında düşük kaldığına da dikkat çekti.

Yatırımcılar aynı zamanda yapay zeka alanındaki sermaye harcamalarını (capex) mercek altına almış durumda. 2026 yılı için öngörülen yatırım miktarının, bilanço sezonu başındaki tahminleri 80 milyar dolar aşarak 751 milyar dolara ulaşması, sektördeki maliyet baskılarına dair soru işaretlerini artırıyor.
Asya borsalarında alıcı ağırlıklı bir gün yaşanırken, bu devasa yatırımlar, teknoloji devlerinin uzun vadeli büyüme stratejileri açısından kritik önem taşırken, kısa vadede kârlılık marjları üzerinde bir yük oluşturma riski taşıyor. Piyasalardaki bu teknoloji odaklı iyimserlik, makroekonomik verilerin gölgesinde dengelenmeye çalışılıyor. Özellikle teknoloji yoğunluklu Nasdaq ve S&P 500 endekslerinin performansı, bu hafta açıklanacak olan Walt Disney, McDonald’s ve teknoloji devlerinin finansal sonuçlarıyla yeniden şekillenecek.
Merkez bankalarının enflasyon hamleleri ve piyasa beklentisi
Küresel ekonomide enflasyon baskıları, merkez bankalarının para politikası kararlarını daha şahin bir noktaya taşımasına neden oluyor. Petrol fiyatlarının tetiklediği enflasyon endişesi tahvil faizlerini yukarı çekerken, piyasalar Fed’in yıl sonuna kadar yapacağı faiz indirimi beklentilerini yalnızca 2 baz puana kadar düşürdü.

Avrupa Merkez Bankası için 76 baz puanlık, İngiltere Merkez Bankası için ise 63 baz puanlık faiz artışı beklentileri piyasalarda hakim konumda bulunuyor. Avustralya Merkez Bankası’nın ise enflasyonla mücadele kapsamında Salı günü üst üste üçüncü kez faiz artışına gitmesi bekleniyor. ABD’de Cuma günü açıklanacak olan Nisan ayı tarım dışı istihdam verisi, Fed’in faiz patikasını belirlemede en önemli göstergelerden biri olarak kabul ediliyor.
Önümüzdeki süreçte piyasaların yönünü büyük ölçüde Orta Doğu’daki diplomatik trafik ve Hürmüz Boğazı’nın güvenliğine dair somut gelişmeler belirleyecek. Enerji arz güvenliği sağlanmadığı sürece petrol fiyatlarındaki volatilite, küresel enflasyon beklentilerini yukarı yönlü baskılamaya devam edebilir. Bu durum, merkez bankalarının yüksek faiz ortamını beklenenden daha uzun süre korumasına yol açacak.
Analistler, özellikle ABD istihdam verilerinin beklentilerin altında kalması durumunda resesyon endişelerinin tekrar tetiklenebileceğini ifade ediyor. Dolayısıyla, yatırımcıların bu hafta hem jeopolitik manşetlere hem de makroekonomik veri setine odaklanarak temkinli iyimserliğini koruması bekleniyor. Piyasa profesyonelleri, döviz piyasalarında özellikle USD/JPY paritesindeki hareketlerin, Japonya Merkez Bankası’nın olası yeni müdahaleleri nedeniyle yüksek volatilite barındırmaya devam edeceği konusunda uyarıda bulunuyor.







