Küresel piyasalarda haftalardır süregelen hareketlilik, Washington ile Tahran arasındaki diplomatik temasların hız kazanmasıyla yeni bir evreye taşındı ve ABD doları rallisine ara verdi. Ortadoğu‘daki gerilimi sonlandıracak bir anlaşmaya varılmasına yönelik iyimserliğin artması, uluslararası döviz piyasalarında güvenli liman arayışını zayıflattı.
Yatırımcıların risk iştahının yeniden toparlanmasıyla birlikte, ABD para biriminin altı haftanın zirvesinden başlattığı geri çekilme perşembe günü de etkisini sürdürdü.
Gelişmelerin merkezinde yer alan ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü yaptığı resmi açıklamada İran ile yürütülen müzakerelerin son aşamaya geldiğini kaydetti. Bununla birlikte Tahran yönetiminin uzlaşmaya yanaşmaması durumunda askeri baskının artabileceği uyarısında da bulunan Trump’ın açıklamaları, piyasalar tarafından temkinli bir iyimserlikle karşılandı.
Bu diplomatik hareketlilik, sekiz gündür aralıksız yükselen ve güvenli liman özelliğiyle öne çıkan doların, yen karşısında değer kaybetmesine yol açtı. Haftanın dördüncü işlem gününde $/yen paritesi 158,87 seviyesine gerileyerek, resmi müdahale sınırı olarak kabul edilen 160 eşiğinden uzaklaştı.

Japonya Merkez Bankası Yönetim Kurulu Üyesi Junko Koeda da çekirdek enflasyonun yüzde 2 hedefine ulaştığını vurgulayarak, faiz artışlarının sürmesi gerektiği yönünde şahin bir mesaj verdi ve yendeki toparlanmayı destekledi.
Euro/dolar paritesi ise bir önceki seansta gördüğü 1,1583’lük dip seviyesinden toparlanarak 1,1626 bandında dengelendi. Doların altı önemli para birimi karşısındaki değerini ölçen dolar endeksi, çarşamba günü test ettiği 99,472 seviyesinin ardından perşembe sabahı 99,14 seviyesinde yatay bir seyir izledi.
Ekonomistler, jeopolitik risklerin azalmasıyla güvenli liman akışlarının tersine döndüğünü, ancak müzakerelerde el yükseltmek için askeri tırmanış ihtimalinin de masada kalmaya devam ettiğini değerlendiriyor.
Avustralya doları sert düşüş yaşadı
Asya-Pasifik piyasaları ise küresel gelişmelerin yanı sıra yerel makroekonomik verilerin şokuyla sarsıldı ve Avustralya doları sert düşüş yaşadı. Avustralya İstatistik Bürosu tarafından açıklanan resmi veriler, ülkede işsizlik oranının sürpriz bir şekilde son beş yılın en yüksek seviyesi olan yüzde 4,5’e tırmandığını ortaya koydu.
Piyasa analistlerinin işsizliğin yüzde 4,3 seviyesinde sabit kalacağı yönündeki beklentileri, bu veriyle birlikte boşa çıkmış oldu. İstihdam piyasasındaki daralmanın boyutunu gösteren diğer bir veri ise net istihdamın nisan ayında 18 bin 600 kişi azalması oldu. Mart ayındaki 23 bin 300 kişilik artışın ardından yaşanan bu sert gerileme, piyasadaki 15 bin kişilik artış beklentisinin çok altında kaldı.

Verilerin ardından Avustralya Merkez Bankasının faiz artırma ihtimalinin zayıfladığı değerlendirilirken, Avustralya para birimi ABD doları karşısında yüzde 0,5 değer kaybederek 0,7120 seviyesine kadar çekildi. Küresel piyasalarda İngiliz sterlini 1,3433 dolardan işlem görerek sakin bir seyir takip ederken, kripto para piyasalarında ise lider para birimi Bitcoin hafif bir yükselişle 77 bin 818 dolar seviyelerinde dengelenme çabasını sürdürdü.
Küresel piyasalarda jeopolitik dengeler ve beklentiler
Uluslararası finans sisteminde yaşanan bu değişimler, jeopolitik risklerin ekonomik göstergeler üzerindeki doğrudan etkisini bir kez daha kanıtlıyor. Ortadoğu’da barış umutlarının canlanması, ham petrol fiyatlarından para birimlerine kadar geniş bir yelpazede oynaklığı azaltırken, ABD doları rallisine ara verdi haberleri fon yöneticilerinin stratejilerini yeniden gözden geçirmesine neden oluyor.

Kısa vadede piyasaların odağı, Washington ile Tahran hattından gelecek resmi açıklamalar ve merkez bankalarının enflasyon patikasına yönelik atacağı adımlar üzerinde kalmaya devam edecek. Özellikle dolar endeksinin yönü, küresel likidite akışları ve gelişmekte olan piyasaların borçlanma maliyetleri açısından belirleyici bir rol oynamayı sürdürecek.






