ABD’de federal hükümetin yedi yıl aradan sonra ilk kez kepenk indirmesi, yüz binlerce çalışanın işini ve milyarlarca dolarlık ekonomik üretimi riske atarken, ABD borsaları Çarşamba gününü düşüşle kapattı. Dow Jones Sanayi Endeksi öncülüğündeki piyasalar, özel sektör istihdamının beklentilerin aksine sert bir düşüş gösterdiğini ortaya koyan ADP raporuyla ek bir baskı altına girdi.
Günün sonunda Dow Jones Sanayi Endeksi yaklaşık %0,1’lik bir kayıp yaşarken, S&P 500 %0,3 oranında geriledi. Teknoloji hisselerinin ağırlıkta olduğu Nasdaq Bileşik endeksi ise yaklaşık %0,4 değer kaybetti. Yatırımcılar, hükümetin kapanmasının olası ekonomik yansımalarını ve bunun Dow Jones üzerindeki etkilerini dikkatle analiz ediyor.
Piyasalarda kapanma endişesi hakim oldu

Hisse senetleri, Salı günü 2020’den bu yana en güçlü üçüncü çeyrek performanslarından birini sergiledi. Ancak, Wall Street’in hükümetin kapanmasının potansiyel ekonomik maliyetini değerlendirmeye başlamasıyla piyasalardaki pozitif hava hızla dağıldı. Kapanma sürecinin uzaması, günlük operasyonları için federal hükümete bağımlı olan işletmeleri de olumsuz etkileyeceğinden, ekonomik büyüme üzerindeki baskıyı artırma potansiyeli taşıyor.
Beklenmedik ADP verisi şok etkisi yarattı

Piyasalardaki endişeleri derinleştiren bir diğer gelişme ise ADP’nin aylık istihdam raporu oldu. Rapor, özel sektörün Eylül ayında 50.000’in üzerinde bir artış beklentisine karşın 32.000 kişilik sürpriz bir istihdam kaybı yaşadığını gösterdi. Bu veri, hükümetin kapanmasının ekonomi için potansiyel olarak ne kadar tehlikeli bir zamanda geldiğini gözler önüne serdi.
NatAlliance Securities’in uluslararası sabit gelir başkanı Andrew Brenner, durumu “ADP korkunçtu” sözleriyle özetledi. Brenner, “Geçen ayki rakamın revizyonu ve bu ayki beklenti altı veriyle birlikte, 2020 ortasından bu yana ilk kez art arda negatif ADP rakamları görüyoruz” dedi. Ayrıca, Ağustos ayında açıklanan 54.000 kişilik istihdam artışı, Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun yıllık verilerine dayanan revizyonla 3.000 kişilik bir düşüşe çevrilmişti.
Dow Jones ve geçmiş kapanmaların analizi

Piyasalar, yaklaşan hükümet kapanmasını uzun bir süre büyük ölçüde göz ardı etti. Ancak yasa yapıcıların geçici bir bütçe tasarısını onaylayamamasıyla birlikte hisse senetlerinde satışlar hızlandı. Piyasa analistleri, önceki kapanma dönemlerinde S&P 500 endeksinin sergilediği güçlü tarihsel eğilimlere dikkat çekti. Wall Street, genellikle kapanma süreçlerinde yükseliş göstermiş ve hisse senetleri önceki beş kapanma döneminde ortalama bir kazanç elde etmişti.
Ancak bu defaki durumun farklı olabileceği endişesi hakim. Pave Finance kurucu ortağı Peter Corey, “Yatırımcıların, varlıkların nasıl tepki vereceğine dair beklentilerini önceki kapanışlardaki olaylara dayandırmaları tehlikeli olabilir. Bu durum, uzun süreli bir kapanma halinde yanlış bir rahatlık hissi yaratabilir” yorumunda bulundu. Özellikle Dow Jones gibi ana endekslerin rekor seviyelere yakın seyretmesi, hata payını oldukça azaltıyor.
Fed’in faiz beklentileri değişti

Zayıf gelen ADP verileri, Federal Rezerv’in para politikasına ilişkin beklentileri de önemli ölçüde etkiledi. CME FedWatch Tool’a göre, Fed’in bu ay sonunda çeyrek puanlık bir faiz indirimi yapma olasılığı %99’a fırladı. Rapordan önce indirim yapılmama ihtimali %3,8 seviyesindeydi. Piyasalar şimdi, yıl sonuna kadar yarım puanlık bir indirim olasılığını %88,9 olarak fiyatlıyor.
Ekonomik verilerin geleceği belirsiz

Trump’ın “çok sayıda” işten çıkarma olacağı yönündeki uyarılarının ardından federal kurumlar acil durum planlarını devreye sokarak yüz binlerce çalışanı zorunlu izne çıkardı. Dow Jones, Nasdaq ve S&P bu gelişmeleri yakından izliyor. Faaliyetleri dondurulacak kurumlar arasında, Fed’in politika kararları için hayati önem taşıyan ekonomik verileri toplayan ve raporlayan Çalışma İstatistikleri Bürosu da bulunuyor.
BLS’nin normal şartlarda Cuma günü Eylül ayı istihdam raporunu yayınlaması bekleniyordu. Ancak kurumun faaliyetlerini neredeyse tamamen durdurmayı planlaması nedeniyle, tarım dışı istihdam gibi kritik verilerin açıklanmasının ertelenebileceği belirtildi. Bu belirsizlik, yatırımcıların önümüzdeki dönemde ekonomik gidişatı yorumlamasını daha da zorlaştıracak bir faktör olarak öne çıkıyor.







