S&P 500, Nasdaq ve Dow Jones başta olmak üzere küresel piyasalarda petrol fiyatı üzerinde etkili olan arz endişelerinin hafiflemesiyle birlikte pay piyasaları çarşamba günü belirgin bir yükseliş kaydetti.
ABD merkezli endekslerde (S&P 500, Nasdaq, Dow Jones) görülen bu toparlanma, enerji maliyetlerindeki düşüşün risk iştahını desteklemesiyle ivme kazandı.
Dow Jones yükselişte
Gün sonunda Dow Jones endeksi 305 puanlık bir artışla yüzde 0,7 değer kazanırken, S&P 500 endeksi yüzde 0,5 ve teknoloji ağırlıklı Nasdaq Bileşik endeksi yüzde 0,8 oranında yükselişle kapanış gerçekleştirdi.

Piyasalardaki bu hareketlilik, özellikle enerji fiyatlarının küresel enflasyon ve büyüme üzerindeki baskısının bir miktar azalabileceğine yönelik beklentilerden kaynaklandı.
İran ve ABD arasındaki müzakerelere dair belirsizlikler devam etmesine karşın, yatırımcılar olası bir ateşkes veya uzlaşı ihtimalini fiyatlamayı sürdürüyor.
İranlı yetkililer bir anlaşmaya yakın olunduğu yönündeki haberleri henüz doğrulamasa da, Wall Street aktörleri yüksek petrol fiyatlarının küresel ekonomiye verebileceği kalıcı hasar oluşmadan bir çözüm bulunmasını bekliyor.

CIBC Hisse Senedi ve Portföy Stratejisi Başkanı Christopher Harvey, konuya ilişkin değerlendirmesinde, müzakere söylemlerine rağmen sahada çatışmaların sürdüğüne ve henüz somut bir ilerleme kaydedilmediğine dikkat çekti.
Harvey, geçmiş dönemdeki müzakere süreçlerine atıfta bulunarak, durumun en kötü aşamasının geride kalmış olabileceğini ancak piyasa hareketlerinin doğrusal bir hat izlemeyeceğini ve hiçbir garantinin bulunmadığını ifade etti.
Brent petrolün varil fiyatı gün içinde yüzde 2,2 oranında değer kaybederek 102,22 dolar seviyesine geriledi. Sabah saatlerinde daha yüksek seviyeleri test eden ana endeksler, petrol fiyatlarının dip seviyelerden hafifçe toparlanmasıyla birlikte kazanımlarının bir kısmını geri verdi.
Piper Sandler Baş Yatırım Stratejisti Michael Kantrowitz, İran ile yaşanan gerilimin başlangıcından bu yana borsa endeksleri ile petrol fiyatları arasında ters korelasyonun son derece güçlü olduğunu belirtti. Kantrowitz, piyasaların tamamen jeopolitik gelişmelere ve öngörülemeyen haber akışlarına odaklanmasının yatırımcılar için zorlu bir zemin oluşturduğuna işaret etti.

Dow Jones Market Data verilerine göre, S&P 500 vadeli işlemleri ile Brent petrol arasındaki 10 günlük hareketli korelasyon negatif 0,82 seviyesine kadar indi; bu rakamın altı aylık ortalamasının sadece negatif 0,01 olması piyasadaki hassasiyeti gözler önüne seriyor.
Jeopolitik risklerin piyasa beklentisi üzerindeki etkileri
Piyasa dinamikleri mevcut dönemde ekonomik verilerden ziyade jeopolitik manşetler tarafından yönlendirilmeye devam ediyor. Analistler, makroekonomik temellerin ve şirket karlılıklarının arka planda kaldığı bu tür dönemlerde, yatırımcıların aşırı risk almaktan veya tamamen riskten kaçınmaktan uzak durması gerektiğini vurguluyor.
Michael Kantrowitz, değişken haber akışlarının yarattığı dalgalanmalardan korunmak adına dengeli bir risk profilinin korunmasını öneriyor. Gelecek dönemde petrol fiyatı koridorundaki hareketlerin enflasyon beklentilerini ve merkez bankalarının faiz politikalarını doğrudan etkileyeceği öngörülüyor.
Enerji maliyetlerinde kalıcı bir düşüş sağlanamadığı takdirde, küresel büyüme üzerindeki baskının artması ve resesyon risklerinin yeniden gündeme gelmesi piyasanın en büyük çekincesi olarak kalmaya devam ediyor.







