Salı günü ABD borsaları Nasdaq endeksi liderliğinde genel bir düşüş trendi sergiledi. Dow Jones sanayi endeksi, gümrük vergisi politikalarındaki belirsizliğin ve yükselen ABD tahvil faizlerinin teknoloji hisselerine uyguladığı baskının etkisiyle önemli bir değer kaybı yaşadı.
Gün sonunda, Dow Jones sanayi endeksi 249 puan, yani %0,6 oranında düşüşle kapandı. Bu düşüşe, S&P 500 endeksinin %0,7 ve teknoloji ağırlıklı Nasdaq Bileşik endeksinin %0,8’lik kayıpları eşlik etti. Piyasaların İşçi Bayramı tatili nedeniyle Pazartesi günü kapalı olmasının ardından, Cuma günkü kapanışta başlayan gerileme, yeni haftanın ilk işlem gününde de devam etti. Yatırımcılar, yapay zeka ile ilgili hisselerdeki düşüşler ve Federal Rezerv’in faiz indirimi konusunda artan belirsizlikler nedeniyle temkinli davrandı.
Yeni gümrük vergisi belirsizliği ve Dow Jones sanayi endeksi

Donald Trump’ın, uyguladığı gümrük vergilerinin yasa dışı olduğunu ilan eden temyiz mahkemesi kararına karşı Yüksek Mahkeme’ye başvuracağını açıklaması, piyasalarda yeni bir endişe dalgasına yol açtı ve Dow Jones üstünde baskı oluşturan bir unsur oldu. Temyiz mahkemesi, gümrük vergilerini kabul etme yetkisinin sadece Kongre’ye ait olduğuna karar vermişti. Trump, Yüksek Mahkeme’den bu konuyu hızla karara bağlamasını talep edeceğini duyurdu. Medyada yer alan haberler, Trump yönetiminin mahkemenin bu kararı destekleyeceğinden emin olduğunu öne sürüyor. Bu hukuki süreç, yatırımcıların gelecekteki ticaret politikalarına yönelik beklentilerini olumsuz etkiledi.
Vital Knowledge analistleri, temyiz mahkemesinin kararının piyasalar için en iyi ihtimalle “tarafsız” olduğunu belirtti. Analistler, bu kararın Trump’ın ithalat vergilerini ortadan kaldırmayacağını, aksine Beyaz Saray’ın ticaret politikaları için daha sağlam bir yasal çerçeve arayışında olması nedeniyle Amerikan şirketleri için daha fazla belirsizlik yaratacağını vurguladı. Belirsizlik Dow Jones dahil ABD endeksleri için tedirgin edici bir unsur olarak biliniyor.
Yüksek Mahkeme’nin gümrük vergilerine karşı vereceği bir karar, ekonomik aksaklık olasılığını azaltabilirken, son dönemde imzalanan ticaret anlaşmalarının yeniden müzakere edilmesine yol açarak başka bir belirsizlik kaynağı oluşturabilir. Gümrük vergilerinin yerel ithalatçılar tarafından karşılanması beklentisi ise, ilerleyen aylarda ABD’deki enflasyonun artmasına neden olabilir. Bu durum, enflasyon kaygılarıyla mücadele eden Dow Jones sanayi endeksi için yeni bir risk faktörü oluşturdu.
Tahvil getirileri ve teknoloji hisseleri üzerindeki baskı

Küresel borç seviyelerindeki artış endişeleriyle birlikte, küresel tahvil getirilerinde yaşanan sıçrama, ABD Hazine tahvillerinin faizlerinde de keskin bir yükselişe yol açtı. ABD’nin gümrük vergilerinden elde ettiği geliri geri ödemek zorunda kalma ihtimali, ülkenin zaten yüksek olan borcunu daha da artırarak Hazine tahvilleri üzerindeki baskıyı artırdı. Yükselen tahvil faizleri, teknoloji gibi faize duyarlı sektörleri olumsuz etkiledi ve bu durum, Dow Jones’un düşüşünde önemli bir rol oynadı. Nvidia gibi önde gelen teknoloji hisseleri, bu baskıdan en çok etkilenenler arasında yer aldı.
Öte yandan, bazı şirket hisseleri piyasanın genel eğiliminden ayrıştı. Wall Street Journal’ın haberine göre, aktivist yatırımcı Elliot Management’ın PepsiCo’da 4 milyar dolarlık hisse satın alması, şirketin hisse fiyatını artırabilecek değişiklikler için baskı yapacağı beklentisiyle PepsiCo Inc. hisseleri %1’in üzerinde yükseldi. Ayrıca, güvenli liman talebinin artmasıyla altın fiyatlarının rekor seviyeye ulaşmasının ardından, Newmont Goldcorp Corp. ve Royal Gold Inc. gibi altın madenciliği şirketlerinin hisseleri de keskin bir artış kaydetti. Bu ayrışmalar, piyasadaki genel düşüş eğilimine rağmen bazı sektörlerin yatırımcıların ilgisini çekmeye devam ettiğini gösterdi.
Fed ve faiz oranları belirsizliği

Wall Street’in tartışma konularından biri de, Fed’in gelecekteki faiz oranı politikaları olmaya devam ediyor. Geçen hafta açıklanan PCE verileri, enflasyonun temmuz ayında beklendiği gibi hafif bir artış gösterdiğini ve yılın başlarında görülen deflasyonist eğilimin daha da yavaşladığını ortaya koydu. Enflasyonun devam etmesi, Fed’in faiz indirimine yönelik isteğini azaltabilir. Ancak Fed Başkanı Jerome Powell, Ağustos ayında yaptığı bir konuşmada, işgücü piyasasında olası bir soğuma nedeniyle bankanın eylül ayında faiz indirimi yapmayı düşündüğünü belirtmiş, ancak sürekli fiyat baskısının risklerine de dikkat çekmişti. Powell’ın açıklamaları sonrası Dow Jones arka arkaya rekor kapanışlar yakalamıştı.
Piyasa beklentileri ise Fed’in faiz indirimine daha yakın olduğunu işaret etti. CME’nin FedWatch Aracı’na göre, piyasalar eylül ayı sonunda yapılacak toplantıda faizlerin çeyrek puan düşürülme olasılığını yaklaşık %91 olarak fiyatladı. Bu beklenti, ekonomik verilerin yakından takip edilmesine neden oldu. Yatırımcılar, cuma günü açıklanacak olan aylık tarım dışı istihdam raporuna odaklandı. Temmuz ayındaki zayıf istihdam verilerinin ardından, ağustos ayında da ılımlı bir rakamın gelmesi, Fed’in faiz indirimine yönelik beklentileri daha da güçlendirebilir. Bu veri Dow Jones, Nasdaq ve S&P’nin yönünü belirlemede etkili olacak.
Ayrıca, Fed’in bağımsızlığına ilişkin endişeler de risk iştahını olumsuz etkiledi. Donald Trump’ın merkez bankası personelini kovma çabaları, bu tartışmaları yeniden alevlendirdi. Fed Başkanı Lisa Cook’un, Trump’ın kendisini kovma çabaları nedeniyle yasal işlem başlatacağını belirtmesi, kurumun bağımsızlığına yönelik endişeleri gündeme getirdi. Bu durum, Dow Jones sanayi endeksi ve diğer piyasalar üzerinde dolaylı bir baskı unsuru olarak etkisini gösterdi. Genel olarak, piyasalardaki bu belirsizlik ortamı, yatırımcıların daha temkinli adımlar atmasına neden oldu.







