Petrol fiyatları tırmanırken, S&P 500, Nasdaq ve Dow Jones endeksleri başta olmak üzere hisse senedi piyasalarında satıcılı bir seyir hakim oldu; S&P 500 vadeli endeksi %0,6, Nasdaq 100 vadeli endeksi %0,7 ve Dow Jones vadeli işlemleri %0,6 oranında düşüş kaydetti.
Cuma günü %11,9 gibi sert bir yükselişle 112,06 dolardan kapanan ham petrol kontratları, jeopolitik risklerin fiyatlanmaya devam ettiğini gösteriyor. ABD genelinde perakende benzin fiyatları da bu durumdan doğrudan etkilenmiş durumda; AAA verilerine göre geçen ay galon başına 3,251 dolar olan ortalama benzin fiyatı, Pazar günü itibarıyla 4,110 dolara yükseldi.
Geçtiğimiz hafta S&P 500, Nasdaq ve Dow Jones’un üçü de beş haftalık kayıp serisini sonlandırarak haftayı artıda kapatmış olsa da, Washington’dan gelen son açıklamalar piyasalardaki risk iştahını baskılıyor. Dow Jones endeksi geçen haftayı %2,96’lık bir kazanımla tamamlamıştı, ancak yeni haftanın başlangıcında İran ile tırmanan gerilim yatırımcıların daha temkinli bir pozisyon almasına neden oluyor.

Küresel piyasalarda İran gerilimi ve enerji arzı güvenliği
ABD Başkanı Trump’ın İran ile bir barış anlaşması ihtimali ile askeri tehditler arasında gidip gelen açıklamaları, S&P 500, Nasdaq ve Dow Jones başta olmak üzere piyasalardaki volatiliteyi artıran temel unsur olarak öne çıkıyor.
Başkan Trump, Pazar günü sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalarda, Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğini açmaması veya bir anlaşmaya yanaşmaması durumunda yeni saldırılar başlatacağı tehdidinde bulundu. Daha önce Pazartesi akşamı olarak belirlenen müdahale mühletini Salı gününe ertelediğini belirten Trump, bu günü “İran’da güç santralleri ve köprüler günü” olarak nitelendirdi.
Gazetecilere yaptığı değerlendirmelerde, anlaşma sağlanamaması durumunda İran’a yönelik sert askeri hamlelerin kaçınılmaz olduğunu ifade eden Trump, savaşın ne zaman sona ereceği konusundaki sorulara ise “yakında bildireceğim” yanıtını vermekle yetindi.

The Wall Street Journal ve The Hill gibi yayın organlarına konuşan yetkililer ve bizzat Başkan Trump, kara birliklerinin sevk edilmesi dahil tüm askeri seçeneklerin masada olduğunu vurguluyor. Özellikle altyapı tesislerinin hedef alınabileceğine dair sinyaller, küresel enerji arzı güvenliği açısından petrol fiyatları üzerinde ek baskı oluşturuyor.
Trump’ın “Salı, Doğu Saati ile 20:00” şeklindeki şifreli sosyal medya paylaşımı, piyasalarda bu saat dilimine yönelik beklentileri ve endişeleri zirveye taşıdı. Geçtiğimiz hafta Dow Jones endeksi Kasım 2025’ten bu yana en büyük haftalık yükselişini gerçekleştirmiş olsa da, yılbaşından bu yana endeksteki toplam kayıp %3,24 seviyesinde bulunuyor.
S&P 500 endeksi geçen hafta %3,36 yükselmesine rağmen yıl bazında %3,84 ekside; teknoloji ağırlıklı Nasdaq Bileşik endeksi ise haftalık %4,44 kazanca rağmen yılbaşından bu yana %5,86 değer kaybetmiş durumda.
Jeopolitik risklerin ekonomik seyri ve piyasa beklentisi
Küresel ekonomi için kritik bir dönemeç teşkil eden bu askeri gerilim, halihazırda enflasyonist baskılarla mücadele eden piyasalar için yeni bir belirsizlik katmanı oluşturuyor. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’ndaki trafiğin aksaması veya İran’ın petrol altyapısının zarar görmesi durumunda petrol fiyatları üzerindeki yukarı yönlü baskının daha da sertleşebileceği değerlendirmesinde bulunuyor.

Bu durum, sadece enerji maliyetlerini değil, aynı zamanda lojistik ve üretim maliyetlerini de tetikleyerek küresel bir resesyon riskini canlı tutabilir. Yatırımcılar, ABD yönetiminden gelecek resmi açıklamaları ve bölgedeki askeri hareketliliği yakından takip ederken, kısa vadeli piyasa beklentisi “bekle-gör” stratejisinin ağır basacağı yönünde şekilleniyor.
Sonuç olarak, jeopolitik krizin çözülememesi durumunda piyasalardaki volatilite artışının devam etmesi ve güvenli liman arayışının hız kazanması öngörülüyor.







