ABD borsalarında (S&P 500, Nasdaq, Dow Jones) ana endekslerin rekor seviyelerde günü tamamlamasının ardından, Dow Jones endeksi vadelileri Çarşamba akşamı işlemlerinde Washington ve Tahran hattından gelen diplomatik yakınlaşma sinyalleriyle sınırlı hareket ediyor.
S&P 500 ve Nasdaq 100 vadelileri yüzde 0,1 oranında hafif gerilerken, Dow Jones endeksi vadelileri de önceki kapanış seviyesinin hemen altında, yatay bir görünüm sergiledi. Yatırımcılar, jeopolitik risklerin azalma ihtimalini ve açıklanan bilançoların teknoloji sektöründeki arz güvenliğine dair etkilerini değerlendiriyor.

Şirket bilançoları ve teknoloji sektöründe tedarik endişeleri
Piyasa kapandıktan sonra yapılan işlemlerde, yarı iletken tasarımcısı Arm hisseleri ilk etapta olumlu karşılanan finansal sonuçlarla hareketlendi; ancak şirketin kazanç çağrısında çip tedarikine yönelik dile getirdiği çekinceler yatırımcılar arasında temkinli bir hava oluşturdu.
Diğer yandan DoorDash, ikinci çeyrek için beklentilerin üzerinde sipariş büyümesi öngörmesiyle yüzde 12 oranında değer kazandı. Günün erken saatlerinde ise piyasalar genel olarak iyimser bir seyir izlemişti. S&P 500 yüzde 1,5, teknoloji ağırlıklı Nasdaq Composite ise yüzde 2 artışla tüm zamanların en yüksek kapanış seviyelerine ulaştı. Dow Jones endeksi ise seansı 600 puanın üzerinde bir kazançla kapattı.

Axios tarafından yayımlanan ve ABD ile İran’ın çatışmaları sona erdirmeyi hedefleyen bir ön anlaşmaya yaklaştığını belirten haber, küresel risk iştahını önemli ölçüde destekledi.
Nükleer müzakerelerin yeniden canlanabileceğine dair bu kritik gelişmeye, yapay zeka odaklı teknoloji şirketlerinin güçlü finansal performansları da eşlik etti. ABD iç piyasasında ise gözler istihdam verilerine çevrildi. Yarın açıklanacak olan Nisan ayı işten çıkarma verileri ile McDonald’s, Shake Shack ve Papa John’s gibi perakende devlerinin bilançoları, ekonomik canlılığın sürdürülebilirliği açısından yakından takip edilecek.
Piyasa beklentileri ve jeopolitik risklerin ekonomik yansımaları
Küresel piyasalarda gözlenen bu yüksek seyir ve vadelilerdeki yatay hareket, yatırımcıların jeopolitik gelişmeler ile makroekonomik veriler arasında bir denge arayışında olduğunu gösteriyor.
Washington ve Tahran arasındaki nükleer görüşmelerin olumlu sonuçlanması, enerji maliyetleri ve bölgesel istikrar üzerinden küresel enflasyon beklentilerini aşağı çekebilecek bir unsur olarak değerlendiriliyor. Buna karşın, çip sektöründeki arz kısıtları ve istihdam piyasasının sıkılığı, faiz oranlarının seyri açısından belirsizlik yaratmaya devam ediyor.

Piyasa analistleri, teknoloji hisselerindeki değerlemelerin korunması için hem diplomatik kanallardan gelecek somut adımların hem de kurumsal karlılıkların beklentileri karşılaması gerektiğini vurguluyor.







