ABD ve İran cephesinden gelen diplomatik çözüm mesajları, küresel finans piyasalarında risk iştahını yeniden canlandırıyor. Orta Doğu’da aylardır süren savaşın sona erebileceğine dair güçlenen sinyaller, yatırımcıların güvenli limanlardan çıkarak hisse senetlerine yönelmesini sağlıyor.
Yeni işlem gününün açılış ziliyle birlikte Dow Jones endeksi yüzde 0,8 oranında değer kazanarak piyasalardaki pozitif seyre liderlik ediyor.
S&P 500 endeksi yüzde 0,6 ve teknoloji ağırlıklı Nasdaq Composite endeksi yüzde 0,7 oranında yükseliş kaydetti. Çarşamba günkü alım dalgası, yılın ilk çeyreğini kazançla kapatan piyasaların yukarı yönlü ivmesine geri dönme isteğini gösteriyor.
Diplomatik mesajlar Dow Jones’u pozitif etki liyor
Washington ve Tahran yönetimlerinden peş peşe gelen ılımlı açıklamalar, yatırımcıların jeopolitik risk fiyatlamalarını temelden değiştiriyor. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, devlet medyasına verdiği demeçte, belirli şartların sağlanması halinde gerilimi düşürmeye açık olduklarını ve savaşı bitirmek için gerekli iradeye sahip olduklarını açıkladı. Söz konusu açıklama, piyasalarda diplomatik bir çıkış yolunun açıldığı şeklinde yorumlanıyor.

Beyaz Saray cephesinde ise Başkan Donald Trump, ABD’nin savaştaki konumuna dair kritik bir vizyon değişikliğine işaret etti. Trump, küresel petrol ticaretinin can damarı konumundaki Hürmüz Boğazı kapalı kalsa dahi savaşı bitirmeyi masada tuttuklarını belirtti. Savaşın çok daha uzun sürmeyeceğini vurgulayan ABD Başkanı, Amerikan ordusunun iki veya üç hafta içinde bölgeden çekilebileceğini ifade etti. Gelişmelerin ardından Trump’ın çarşamba akşamı ulusa sesleniş konuşması yaparak savaşın gidişatına dair güncel bilgileri kamuoyuyla paylaşması bekleniyor.
Yatırımcılar, verilecek mesajların Dow Jones endeksi başta olmak üzere tüm pay piyasalarının kısa vadeli yönünü belirleyeceğini değerlendirmesinde bulundu. Sanayi şirketlerinin ağırlıkta olduğu Dow Jones endeksi, çatışmaların sona ermesiyle birlikte küresel tedarik zincirlerinin hızla normale döneceği beklentisini fiyatlıyor. Lojistik ve taşımacılık maliyetlerindeki olası bir düşüş, dev şirketlerin kar marjlarını doğrudan destekleyen bir unsur olarak öne çıkıyor.
Risk primlerindeki sert gerileme, kurumsal fonların gelişmekte olan piyasalara ve döngüsel hisse senetlerine yönelik ilgisini artırıyor. Piyasalar, iki ülkenin karşılıklı taleplerine rağmen masaya oturma niyetini makroekonomik istikrar adına son derece değerli görüyor. Yatırım danışmanları, jeopolitik krizin çözüme kavuşmasının piyasalardaki volatiliteyi kalıcı olarak düşüreceğini kaydetti. Sermaye piyasalarına giren taze likidite, işlem hacimlerini yukarı taşıyarak iyimser havayı perçinliyor.

Şirket bilançolarında savaşın yarattığı tahribatın beklenenden daha hafif kalması, analistlerin hisse senedi hedef fiyatlarını yukarı yönlü revize etmesine olanak tanıyor. Güçlenen risk iştahı, döviz kurlarındaki dalgalanmaları sınırlayarak uluslararası ticaret yapan endeks bileşenlerinin finansal planlama süreçlerini kolaylaştırıyor.
Petrol fiyatları düşerken Dow makro verilerle destekleniyor
Savaşın sona ereceğine dair beklentiler, hisse senetlerini desteklerken enerji piyasalarında sert satış baskısı yaratıyor. Vadeli petrol kontratları, çarşamba günkü işlemlerde belirgin bir düşüş ivmesi yakaladı. Küresel gösterge Brent ham petrolü, gün içindeki derin kayıpların ardından yüzde 1,2 oranının üzerinde değer kaybederek varil başına 103 dolar seviyesine geriledi.
Benzer şekilde, ABD ham petrolü vadeli işlemleri psikolojik sınır olan 100 doların altını test ettikten sonra toparlanarak ilgili seviyenin hemen üzerinde dengelendi. Enerji maliyetlerindeki geri çekilme, üretim ve taşımacılık odaklı Dow Jones endeksi şirketleri için ciddi bir maliyet avantajı sağlıyor. Yüksek petrol fiyatlarının tetiklediği enflasyonist endişelerin hafiflemesi, merkez bankalarının sıkı para politikası adımlarını esnetebileceği yönündeki beklentileri güçlendiriyor.
Diğer taraftan, ABD ekonomisine dair açıklanan son makroekonomik veriler pay piyasalarındaki ralliye ekstra ivme kazandırıyor. Özel sektör istihdam verilerini ölçen ADP raporu, mart ayında şirketlerin beklentileri aşarak 62 bin yeni iş gücü yarattığını ortaya koydu.

Eşzamanlı açıklanan perakende satış verileri de aylık bazda yüzde 0,6 oranında artış göstererek tüketici talebinin gücünü koruduğunu kanıtlıyor. İstihdam piyasasındaki dirençli duruş ve canlı perakende satışları, enflasyonun dizginlendiği bir senaryoda ekonominin resesyona girmeden büyümeye devam edeceğini gösteriyor.
Pozitif veri akışı, durgunluk endişelerini tamamen ortadan kaldırarak Dow Jones endeksi yatırımcılarına büyük bir güven aşılıyor. Gözler şimdi Tedarik Yönetim Enstitüsü tarafından açıklanacak olan imalat sanayi aktivite verilerine çevrildi. İmalat sektöründeki büyüme sinyalleri, ağır sanayi hisselerinin ağırlıkta olduğu endeksin performansını doğrudan yukarı taşıma potansiyeline sahip.
Yatırımcılar, düşen enerji fiyatları ile güçlü ekonomik aktivitenin yarattığı ideal ortamı riskli varlıklar lehine değerlendiriyor. Tahvil faizlerindeki yatay seyir, hisse senetlerinin cazibesini korumasına yardımcı oluyor. Uzmanlar, verilerin sağlam gelmeye devam etmesi halinde piyasalardaki yükseliş trendinin orta vadede kalıcılık sağlayacağını ifade etti.







