ABD ile İran arasındaki ateşkes görüşmelerinin sonuçsuz kalmasının ardından Başkan Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’na askeri abluka emri vermesi, New York borsasında haftanın ilk işlem gününde karışık bir seyir açılış yapılmasına neden oldu.
Pazar akşamından itibaren artan jeopolitik gerilim, küresel enerji arz güvenliğini tehdit ederken Dow Jones endeksi, bir yandan yükselen petrol fiyatlarının baskısı, diğer yandan ise güçlü gelen banka bilançolarının etkisiyle dalgalı bir performans sergiledi.
Trump’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçen tüm deniz trafiğini durdurma kararına İran kanadından “korsanlık” suçlaması ve Basra Körfezi’ndeki limanları hedef alma tehdidiyle karşılık verilmesi, Orta Doğu’daki tansiyonu en üst seviyeye çıkardı.
Küresel enerji akışına yönelik bu doğrudan tehdit, petrol fiyatlarını yeniden 100 doların üzerine taşıdı. Uluslararası gösterge Brent petrol %5 değer kazanırken, Batı Teksas türü (WTI) ham petrol vadeli işlemleri de %5’lik bir artışla varil başına 101 doları aştı.

Enerji piyasalarındaki bu sert yükseliş, enflasyon endişelerini körükleyerek tahvil faizlerini yukarı çekerken, borsa endekslerinde sektör bazlı ayrışmaları derinleştirdi. Yatırımcılar, enerji şokunun küresel büyüme üzerindeki olası maliyetlerini fiyatlamaya çalışırken, güvenli liman arayışı piyasa genelindeki oynaklığı beslemeye devam ediyor.
Dow Jones’ta banka bilançoları ve finansal sektördeki hareketlilik
Bilanço sezonunun başlamasıyla birlikte finans devlerinden gelen veriler, Dow Jones ve S&P 500 endeksleri için kritik bir katalizör işlevi görüyor. Haftanın ilk raporunu sunan Goldman Sachs (GS), güçlü kâr rakamları açıklamasına rağmen hisselerinde %2’lik bir gerileme yaşadı.
Bankacılık sektörü, genel ekonominin sağlığına dair önemli bir gösterge olarak kabul edilirken, piyasa aktörleri önümüzdeki günlerde açıklanacak olan Bank of America, Wells Fargo, Citigroup, JPMorgan Chase ve Morgan Stanley bilançolarına odaklanmış durumda. Jeopolitik risklerin gölgesinde kalan güçlü kâr rakamlarının, piyasa geneline yayılan bir yükseliş trendi yaratıp yaratamayacağı merak konusu.

Analistler, bankaların kredi faaliyetleri ve tüketici davranışlarına dair yapacağı yorumların, Orta Doğu’daki krizin ekonomik temel verilere ne ölçüde zarar verdiğini anlamak açısından hayati olduğunu vurguluyor.
Özellikle artan volatilite ve faiz oranlarındaki değişimlerin bankaların net faiz marjları üzerindeki etkisi, yatırımcıların radarında kalmaya devam edecek. Dow Jones bünyesindeki finans ağırlıklı hisselerin performansı, endeksin 47.000 puan seviyesindeki tutunma çabasını destekleyen ana unsurlardan biri olarak görülüyor.
Havacılık sektöründe çift yönlü baskı: Fırtına ve petrol
Havacılık sektörü hisseleri, haftaya hem operasyonel hem de finansal zorluklarla başladı. Hafta sonu ABD’nin merkez bölgelerini vuran şiddetli fırtınaların neden olduğu uçuş iptalleri ve gecikmeler, yükselen petrol fiyatlarıyla birleşince havayolu şirketlerinde %2’yi aşan değer kayıplarına yol açtı.
Delta Air Lines, United Airlines, Southwest ve American Airlines hisseleri öğle saatleri itibarıyla satıcılı bir seyir izledi. FlightAware verilerine göre, dünya genelinde 38 binden fazla uçuşta gecikme yaşanırken, yaklaşık 2 bin uçuş tamamen iptal edildi.

Kısa vadeli hava muhalefetinin ötesinde, Dow Jones ve diğer endeksler için asıl risk teşkil eden unsur, jet yakıtı maliyetlerinin ana bileşeni olan petrolün 100 doların üzerinde kalıcı olması. Havayolu şirketlerinin operasyonel maliyetlerini doğrudan artıran bu durum, kâr marjlarını baskılarken ek bagaj ücretleri gibi zamların da önünü açıyor.
Enerji maliyetlerindeki artışın tüketici harcama iştahını azaltması durumunda, ulaştırma ve turizm sektörlerindeki yavaşlamanın genel ekonomik büyümeyi sekteye uğratabileceği değerlendiriliyor. Piyasa, Hürmüz Boğazı’ndaki askeri ablukanın ne kadar süreceğini ve bu durumun küresel tedarik zinciri üzerindeki kalıcı etkilerini izlemeyi sürdürecek.







