Kıymetli metaller piyasasında son bir yılda benzeri az görülen bir yükseliş yaşanıyor. Özellikle gümüş fiyatları yüzde 200’ün üzerine çıkan artışıyla dikkat çekerken, bu hareketin arkasında hem yapısal arz sorunları hem de küresel belirsizliklerin derinleşmesi yer alıyor.
Piyasa katılımcıları, rafinasyon kapasitesinin artırılmasında süregelen sıkıntıların ve kalıcı arz açığının gümüşteki yükselişi desteklemeye devam ettiğini belirtiyor.
Arz sorunu gümüş fiyatlarını yukarı taşıyor
Reuters’ın aktardığına göre, Metals Focus’ta direktör olan Philip Newman, gümüşün altına olan yatırım talebini besleyen makro dinamiklerden büyük ölçüde faydalanmaya devam edebileceğini ifade ediyor. Newman’a göre, devam eden gümrük tarifesi endişeleri ve Londra piyasasında hâlâ sınırlı seyreden fiziki likidite, gümüş fiyatlarına ek destek sağlıyor.

Altın cephesinde ise yükseliş ivmesi hız kesmeden sürüyor. Spot altın yüzde 0,48 artışla ons başına 4.959,98 dolara yükselirken, gün içinde 4.967,03 dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü. Şubat vadeli ABD altın vadeli işlemleri de yüzde 0,98 artışla 4.961,20 dolara çıktı. Piyasalarda, 5.000 dolar seviyesinin psikolojik bir eşik olarak giderek daha fazla dillendirildiği görülüyor.
Bağımsız metaller trader’ı Tai Wong, altının mevcut konjonktürde yalnızca kısa vadeli bir fiyat hareketi sunmadığını, stratejik portföyler açısından vazgeçilmez bir araç haline geldiğini vurguluyor. Wong’a göre, ekonomik ve siyasi belirsizliklerin arttığı dönemlerde altının güvenli liman ve çeşitlendirme rolü daha da güçleniyor ve bu süreç geçici bir dalgalanmadan ziyade yapısal bir dönüşüme işaret ediyor.

Altın ve diğer kıymetli metallere yönelik yoğun talebin arkasında ise birden fazla küresel faktör bulunuyor. 2026’nın başından bu yana ABD ile NATO arasında Grönland merkezli yaşanan gerilim, ABD Merkez Bankası’nın bağımsızlığına ilişkin tartışmalar ve ticaret politikalarındaki belirsizlikler, yatırımcıların güvenli liman arayışını hızlandırdı. Buna ek olarak, merkez bankalarının devam eden altın alımları ve küresel ölçekte dolardan uzaklaşma eğilimi de fiyatları yukarı taşıyan temel unsurlar arasında yer alıyor.
Para politikası tarafında, Fed’in ocak ayı sonunda yapacağı toplantıda faizleri sabit tutması beklenirken, piyasa fiyatlamaları 2026’nın ikinci yarısında iki ek faiz indirimi ihtimalini canlı tutuyor. Getiri sağlamayan bir varlık olan altın, bu nedenle düşük faiz beklentilerinin güçlendiği ortamlarda daha cazip hale geliyor.

Diğer kıymetli metallerde de benzer bir tablo söz konusu. Spot platin yüzde 4,21 yükselerek ons başına 2.740,25 dolara çıkarken, HSBC, platinin yatırımcılar açısından altına kıyasla daha ucuz bir alternatif olarak öne çıktığını belirtiyor. Banka, 2026 yılında platinde üretim ve tüketim arasındaki açığın 1,2 milyon onsun üzerine çıkmasını bekliyor. Paladyum fiyatları da yüzde 4,79 artışla ons başına 2.012,11 dolara yükselerek geniş tabanlı metal rallisini teyit etti.







