BİST 100 Endeksi uzun zamandır yatırımcısının yüzünü güldürmüyor. Ancak Türkiye sermaye piyasaları, son üç yıldır tarihsel bir “halka arz furyasına” tanıklık ediyor. Milyonlarca yeni yatırımcının borsaya akın ettiği, talep toplama rekorlarının kırıldığı bu dönemde, madalyonun öteki yüzü oldukça düşündürücü bir tablo sunuyor. İstanbul Sanayi Odası (İSO) 500 ve Fortune 500 Türkiye listeleri, ülke ekonomisinin gerçek devlerinin sermaye piyasalarından hala köşe bucak kaçtığını, buna karşılık borsanın finansal yapısı tartışmalı, ölçeği küçük şirketlerin “can simidi” haline geldiğini kanıtlıyor.
İSO 500‘deki Devler Neden “Gölgede” Kalmayı Tercih Ediyor?
Son açıklanan listelere göre Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşu (İSO 500) içinde halka açık olanların sayısı sadece 88. Bu rakam sanayi devlerinin yüzde 82’sinin hala kapalı kapılar ardında yönetildiği anlamına geliyor. Benzer bir durum Fortune 500 Türkiye listesinde de görülüyor; en büyük 500 şirketin sadece 149’u borsada işlem görüyor. Bununla birlikte İSO 500’de yer alan halka açık sanayi devlerinin neredeyse tamamı (Tüpraş, Ford, Arçelik, Erdemir vb.) aynı zamanda Fortune 500 listesinde de yer alıyor. Aradaki 61 şirketlik fark, temel olarak sanayi dışı sektörlerdeki (hizmet, ticaret, ulaştırma) halka açık devlerden kaynaklanıyor.

Ekonominin lokomotifi olan bu devler neden halka açılmıyor?
Bunun temelinde, Türkiye’deki büyük sermaye gruplarının “aile şirketi” genetiği yatıyor. Kurumsallaşma sancıları çeken pek çok dev kuruluş, halka açılmayı bir finansman yöntemi değil, bir “kontrol kaybı” ve “hesap verme zorunluluğu” olarak görüyor. Şeffaflık kriterleri, bağımsız denetim zorunlulukları ve kârın küçük ortaklarla paylaşılması düşüncesi, ciro devlerini borsadan uzak tutuyor. Ayrıca, Star Rafineri, Toyota veya Hyundai gibi listedeki pek çok dev, yabancı sermayeli veya stratejik ortaklı yapılar olduğu için finansman ihtiyaçlarını küresel merkezlerinden veya uygun maliyetli dış kredilerle çözmeyi tercih ediyor. Borsa İstanbul, bu devler için bir büyüme platformu olmaktan ziyade, karmaşık bir bürokratik yük olarak algılanıyor.
Düşük Cirolu Şirketler Borsada Ne Arıyor?
Büyüklerin boş bıraktığı alanı ise son yıllarda ciroları ve aktif büyüklükleri sanayi devlerine kıyasla oldukça mütevazı kalan şirketler dolduruyor. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) her ne kadar 2024 ve 2025 yılları için halka arz eşiklerini yükseltmiş olsa da (2024 için 1,2 milyar TL net satış şartı gibi), geçmiş dönemlerde yıllık cirosu oldukça düşük pek çok şirketin borsaya kote edildiği görüldü. .
Bu durum, piyasada “finansman can simidi” olarak adlandırılan bir eğilimi tetikliyor. Büyük şirketlerin banka kredilerine ulaşmakta zorlanmadığı bir iklimde, mali yapısı zayıf, özkaynakları erimiş küçük ölçekli firmalar, halka arzı bir “çıkış stratejisi” veya borç ödeme yöntemi olarak kullanıyor. Uzmanlar, borsanın asıl amacının “büyümek ve yeni yatırımlara yönelmek isteyen şirketlere kaynak sağlamak” olması gerektiğini vurgularken, mevcut tablonun “zayıf mali yapıları halka fonlatma” riskini taşıdığı konusunda uyarıyor.

“Borsa Bir Oyun Alanı Değil, Sermaye Piyasasıdır
Halka arz furyasında küçük yatırımcının “tavan serisi” iştahıyla girdiği pek çok hisse ise bugün arz fiyatının altında seyrediyor. Örneğin 2024 yılı içinde halka arz edilen Koton, Lila Kağıt ve Seğmen Gıda gibi bilinen markalar bile arz sonrası dönemde yatırımcısına ciddi değer kayıpları yaşattı. Koton’un arz fiyatına göre yaklaşık %32, Seğmen Gıda’nın ise %25 değer kaybetmiş olması, sadece şirketin büyüklüğünün değil, halka arz zamanlamasının ve fiyatlandırmasının da sorgulanmasına neden oluyor.
Borsa İstanbul, şirket sayısı bakımından Malezya ve Brezilya gibi ülkelerle yarışsa da, piyasa değeri ve derinlik açısından bu ülkelerin çok gerisinde kalıyor. Çünkü piyasadaki şirket sayısı “nicelik” olarak artsa da, halka açılanların “niteliği” piyasa derinliğini artırmaya yetmiyor. Gerçek sanayi devlerinin %80’inden fazlasının dışarıda kaldığı bir borsa, spekülatif hareketlere açık, sığ bir pazar olma riskini taşıyor.
Fortune 500 listesindeki şirketler BİST’e çağrılmalı
Türkiye sermaye piyasalarının geleceği, “daha fazla şirketin” değil, “daha doğru şirketlerin” halka açılmasına bağlı. Halka arzın, şirket sahipleri için bir “hisse boşaltma” veya “banka borcu kapatma” aracı olarak görülmesi, uzun vadede yatırımcı güvenini zedelemektedir. İSO 500 ve Fortune 500 listelerindeki devlerin kurumsal yönetim standartlarına uyum sağlayarak borsaya çekilmesi, piyasanın sağlığı açısından hayati önem taşımakta.
Büyük devler borsadan kaçarken, özellikle 2024 öncesi dönemde yıllık ciroları 10-15 milyon dolar seviyesini geçmeyen, özkaynakları erimiş şirketlerin “halka arz” adı altında yatırımcıdan borç talep etmesi piyasayı bir saadet zinciri riskine sürüklemekte. Piyasaya giren yüzlerce küçük şirketin asıl amacı yatırımla büyümek değil, banka borçlarını kapatmak olurken analistlere göre Türkiye ekonomisinin gerçek sahiplerinin dışarıda kaldığı, niteliksiz ve küçük ölçekli şirketlerin ise borsayı bir “çıkış kapısı” veya “kredi alternatifi” olarak gördüğü bir sistem sürdürülebilir değildir. Halka arz furyası, yatırımcıların tavan serisi rüyasıyla değil; Tüpraş, Ford ve Arçelik gibi gerçek devlerin yanına Toyota, TUSAŞ veya OPET gibi isimlerin eklenmesiyle başarıya ulaşacaktır. Aksi takdirde Borsa İstanbul, sanayinin amiral gemilerinin bulunduğu bir “Liman” değil, finansal dar boğazdan kaçanların sığındığı bir “Koy” olarak kalacaktır.
Eğer Borsa İstanbul, sadece cirosu küçük veya mali yapısı sıkışmış şirketlerin başvurduğu bir “alternatif kredi kapısı” olarak kalmaya devam ederse, son yıllarda borsaya giren milyonlarca küçük yatırımcının sermaye piyasalarına olan inancı kalıcı olarak sarsılabilir. Halka arz furyası, bir başarı hikayesinden ziyade, “devlerin kaçtığı, küçüklerin ise son sığınak olarak gördüğü” bir kaçış öyküsüne dönüşmemeli.
BORSADA İŞLEM GÖREN HEM ISO 500 HEM DE FORTUNE 500 LİSTESİNDEKİ BULUNAN ŞİRKETLER
| Şirket Adı | BİST Kodu | İSO 500 Halka Açık | Fortune 500 Halka Açık |
| TÜPRAŞ | TUPRS | Evet | Evet |
| Türk Hava Yolları | THYAO | Evet | |
| Ford Otomotiv | FROTO | Evet | Evet |
| BİM Birleşik Mağazalar | BIMAS | Sanayi Dışı | Evet |
| Arçelik | ARCLK | Evet | Evet |
| Ereğli Demir Çelik | EREGL | Evet | Evet |
| Turkcell | TCELL | Sanayi Dışı | Evet |
| Aselsan | ASELS | Evet | Evet |
| Türk Telekom | TTKOM | Sanayi Dışı | Evet |
| Migros Ticaret | MGROS | Sanayi Dışı | Evet |
| Tofaş Türk Otomobil Fab. | TOASO | Evet | Evet |
| Petkim | PETKM | Evet | Evet |
| Türk Traktör | TTRAK | Evet | Evet |
| Anadolu Efes | AEFES | Evet | |
| Sasa Polyester | SASA | Evet | Evet |
| Kardemir (D) | KRDMD | Evet | Evet |
| İskenderun Demir Çelik | ISDMR | Evet | Evet |
| Coca-Cola İçecek | CCOLA | Evet | Evet |
| Pegasus Hava Taşımacılığı | PGSUS | Sanayi Dışı | Evet |
| Enerjisa Enerji | ENJSA | Sanayi Dışı | Evet |
| Oba Makarnacılık | OBAMS | Evet | Evet |
| Otokar | OTOKAR | Evet | Evet |
| Goodyear | GOODY | Evet | Evet |
| Ülker Bisküvi | ULKER | Evet | Evet |
| Borusan Birleşik Boru | BRSAN | Evet | Evet |







