HSBC Global Investment Research, Türkiye piyasalarına dair 2025 yılı 4. çeyrek finansal sonuç beklentilerini açıkladı. Rapora göre, bankacılık sektörü kârlılıkta zirveye oynarken, sanayi ve hizmet sektörlerinde reel kâr düşüşleri kapıda
Ekonomi dünyasının merakla beklediği 2025 yıl sonu bilanço dönemi öncesi HSBC, kapsamlı bir tahmin raporu yayımladı. Yayınlanan analiz, Türkiye’deki bankacılık sektörü ile reel sektör (banka dışı) arasında kârlılık makasının ciddi şekilde açılacağını öngörüyor.

Bankacılık Sektöründe Yüzde 40’lık Kâr Sıçraması
Rapora göre, Türkiye’nin dev bankaları 4. çeyrekte güçlü bir performans sergilemeye hazırlanıyor. Özel bankalar ve kamu bankalarını kapsayan analize göre bankacılık sektörü genelinde net kârın yıllık bazda %40 artarak 90,7 milyar TL‘ye ulaşması bekleniyor.
Akbank’ta yıllık %98, Vakıfbank’ta ise %72 gibi dikkat çekici net kâr artışları öngörülürken sektör genelinde net faiz gelirlerinde yıllık %107‘lik devasa bir büyüme tahmini, bankaların operasyonel gücünü koruduğunu gösteriyor.

Reel Sektörde “Enflasyon” ve “Döviz” Baskısı
Bankaların aksine reel sektör şirketleri için tablo o kadar iyimser değil. HSBC analistleri, banka dışı şirketleri iki ana grupta değerlendirdi:
Enflasyon Muhasebesi (IAS 29) Uygulayanlar: Arçelik, Anadolu Efes ve BIM gibi isimlerin dahil olduğu bu grupta toplam kârın reel olarak yıllık %21 düşmesi bekleniyor. Özellikle Arçelik ve Petkim gibi sanayi devlerinde net kâr marjlarının baskı altında kalacağı tahmin ediliyor.
Döviz Bazlı Şirketler (Non-IAS 29): Türk Hava Yolları, Pegasus ve Erdemir gibi fonksiyonel para birimi USD veya EUR olan şirketlerde, TL bazındaki toplam kârlarda yıllık %29‘luk bir gerileme öngörülüyor. Bu düşüşte artan maliyetlerin ve küresel konjonktürün etkili olduğu belirtiliyor.

Şirket Bazlı Dikkat Çeken Tahminler
Görsellerde yer alan tablolara göre bazı spesifik şirketlerin performansı ise şu şekilde:
Aselsan: Net kârda yıllık bazda hafif bir daralma (%-2) beklense de EBITDA tarafında %9‘luk bir büyüme öngörülüyor.
Tofaş: Gelir bazında yıllık %242‘lik bir artış tahminiyle dikkat çekiyor.
Hepsiburada: Gelirlerini yıllık %16 artırması beklenirken, EBITDA tarafında ciddi bir daralma öngörülüyor.

Diptekiler: En Düşük Performans Beklentileri
HSBC’nin raporuna göre bazı şirketlerde ise kârlılık ve gelir tarafında ciddi daralmalar öngörülüyor:
En Büyük Net Kâr Kaybı: Emlak Konut REIT (GYO), yıllık %-89’luk net kâr düşüşü tahminiyle listenin en zayıf performans gösterenlerinden biri. Pegasus da kârlılıkta %-88‘lik bir daralma beklentisiyle dikkat çekiyor.
Negatif Net Kâr (Zarar Tahminleri): Arçelik (-1,8 milyar TL) ve Erdemir (-2,8 milyar TL) gibi devlerin 4. çeyreği net kâr tarafında negatif (zarar) bölgede kapatması bekleniyor.
Gelir Kaybı: Is REIC (İş GYO) yıllık %-38 ve Anadolu Efes %-14 gelir daralmasıyla listenin alt sıralarında yer alıyor.
Havacılık Sektörü: Gelir Var, Kâr Baskı Altında
HSBC raporunda havacılık sektörü, gelir büyümesi açısından canlı görünse de net kâr tarafında 2025’in son çeyreğinin en çok zorlanan gruplarından biri olarak öne çıkıyor.
Net Kârda Sert Düşüş Beklentisi: Sektörün devlerinde net kâr rakamları yıllık bazda (y-o-y) kırmızı alarm veriyor. Pegasus‘un net kârında %-88, Turkish Airlines (THY) tarafında ise %-22‘lik bir daralma öngörülüyor. TAV Havalimanları‘nın ise bu çeyreği -348 milyon TL net zarar ile kapatması bekleniyor.
Gelirlerde Çift Haneli Büyüme: Kârlılıktaki düşüşe rağmen talep tarafı güçlü kalmaya devam ediyor. Pegasus ve TAV Havalimanları‘nın gelirlerini yıllık %43, Türk Hava Yolları‘nın ise %37 oranında artıracağı tahmin ediliyor. Bu durum, uçakların doluluk oranlarının ve yolcu sayısının arttığını ancak bu artışın maliyetlerin gerisinde kaldığını gösteriyor.
EBITDA Performansı: Operasyonel kârlılık (EBITDA) tarafında en dirençli duran şirket TAV Havalimanları (%73 artış beklentisi) olurken, onu %39 artış beklentisiyle THY izliyor. Bu, şirketlerin ana faaliyetlerinden hâlâ güçlü nakit üretebildiğine işaret ediyor.
HSBC Global Investment Research raopru 2025’in son çeyreğinin bankalar için bir “toparlanma ve güçlenme” dönemi olurken, reel sektör için “maliyet yönetimi ve enflasyon düzeltmesiyle mücadele” dönemi olacağını vurguluyor.







