Küresel piyasalar, Çarşamba günü açıklanacak Fed faiz kararını beklerken haftaya temkinli bir iyimserlikle başladı. Geçen haftanın son işlem gününde Wall Street genel olarak yükselişle kapanmasına rağmen, yatırımcıların kritik karar öncesi büyük pozisyonlar almaktan kaçındığı dikkat çekti.
S&P 500, yüzde 0,2’lik sınırlı bir artışla Ekim’deki tarihi zirvesinin hemen altında seyrederken, Nasdaq 100 haftayı yüzde 1 yükselişle tamamladı. Küçük ölçekli şirketleri temsil eden Russell 2000 ise perşembe günkü rekor kapanışın ardından geri çekilme yaşadı.

Tahvil piyasasında daha sert bir görünüm vardı. ABD 10 yıllık tahvil getirisi cuma günü dört baz puan artışla yüzde 4,14’e yükselerek Haziran’dan bu yana en zayıf haftalık performansı kaydetti. Fed’in tercih ettiği enflasyon göstergesi olan çekirdek PCE’nin gecikmeli yayımlanan Eylül verileri, piyasaların Aralık toplantısında 25 baz puanlık bir faiz indirimi beklentisini büyük ölçüde değiştirmedi. Swap piyasalarında 2026’ya kadar kademeli gevşeme fiyatlaması sürerken, BMO’dan Ian Lyngen, verilerin bir indirimi desteklediğini ancak Fed’in uzun vadeli indirim hızını artırması için bir aciliyet sinyali vermediğini belirtti. BlackRock Global Sabit Getiri CIO’su Rick Rieder ise bu hafta yapılacak toplantıda FOMC üyeleri arasında görüş ayrılıklarının görünür olabileceğine dikkat çekti.
Fed kararı öncesi Asya borsaları ne durumda?
Yeni haftanın ilk işlem gününde ABD vadeli endeksleri hafif artıda seyrederken, Asya piyasaları da pozitif bir açılış yaptı. MSCI Asya Pasifik Endeksi yüzde 0,2 yükselirken, teknoloji hisseleri endekse en güçlü katkıyı sağladı. Japonya’da beklenenden zayıf gelen GSYH verisi ve Çin ile artan jeopolitik gerilime rağmen Nikkei 225 yüzde 0,12 yükselmeyi başarırken, Çin’de CSI 300 yüzde 1 prim yaptı. Her iki ülkede savunma sanayi bağlantılı şirketlerde göze çarpan alımlar görüldü. Çin borsasındaki güçlenmede, kasım ayında ihracatın dolar bazında yüzde 5,9 artarak beklentileri aşması da etkili oldu.

Emtia cephesinde ise altın ve gümüş odakta. Çin Merkez Bankası’nın kasım ayında 13’üncü kez üst üste altın rezervini artırması, değerli metallerde yukarı yönlü hareketi destekledi. Gümüş fiyatları rekor seviyeye yakın seyrederken, altın da güvenli liman talebiyle yükselişini sürdürdü. Enerji tarafında Hindistan’ın Rusya’dan petrol alımlarına ilişkin veriler ve Ukrayna-Rusya hattındaki gerilim izlenirken, petrol fiyatları sınırlı bir bantta yatay seyretti. Bloomberg Dolar Endeksi ise geçen hafta yaşadığı yüzde 0,5’lik düşüşün ardından yeni haftaya zayıf bir görünümle başladı.
Piyasalarda tüm gözler, Fed’in Çarşamba günü açıklayacağı karar ve Powell’ın vereceği yönlendirmelere çevrilmiş durumda. Kararın tonu, yılın son haftalarına girilirken küresel risk iştahının yönünü belirleyecek temel unsur olarak görülüyor.







