Micron hisseleri, küresel piyasalarda artan jeopolitik riskler ve kâr satışlarının etkisiyle Pazartesi günü %10 oranında değer kaybederek teknoloji sektöründeki satış baskısını derinleştirdi.
Bellek çipi üreticisi Micron, 18 Mart’ta açıkladığı güçlü finansal sonuçların ardından başlayan düşüş eğilimini sürdürürken, hisselerdeki toplam kayıp son dönemde %30’a ulaştı.
Cuma günü altı günlük düşüş serisine kısa bir ara veren şirket payları, yeni haftanın ilk işlem gününde gelen sert satışlarla yıl başından bu yana elde ettiği kazançların önemli bir kısmını geri verdi.

Küresel piyasalarda tansiyonun yükselmesi, teknoloji hisseleri üzerinde belirgin bir baskı oluşturuyor. İran’da devam eden savaşın beşinci haftasına girmesi ve ABD Başkanı Donald Trump’ın enerji tesislerine yönelik açıklamalarıyla petrol fiyatlarının tırmanışa geçmesi, yatırımcıların risk iştahını azalttı.
Micron tek kaybeden değil
Bu süreçte sadece Micron hisseleri değil, sektörün diğer önemli oyuncuları da kayıplar yaşadı. Bulut bilişim odaklı “neocloud” şirketlerinden CoreWeave ve Nebius yaklaşık %8 değer kaybederken; bellek üreticileri SanDisk %7, Western Digital ise %9 oranında geriledi.

Yapay zeka çiplerine yönelik “doyurulamaz” talebin etkisiyle ikinci çeyrekte güçlü finansal veriler açıklayan Micron, arz tarafındaki darboğazla mücadele ediyor.
Nvidia gibi devlere yüksek performanslı yapay zeka çipi tedarik eden Micron, SK Hynix ve Samsung ile birlikte pazarın en büyük üç oyuncusundan biri konumunda bulunuyor. Ancak talepteki olağanüstü artış, üretim kapasitesinin yetersiz kalmasına ve piyasada ciddi bir çip kıtlığına yol açmış durumda.
Micron CEO’su Sanjay Mehrotra, konuya ilişkin değerlendirmesinde, ana müşterilerinin arz sıkıntısı nedeniyle taleplerinin ancak yarısını veya üçte ikisini karşılayabildiklerini ifade etti.
Sektörel görünüm ve yatırımcı beklentileri
Micron hisseleri, son bir yıllık periyotta %270 gibi yüksek bir artış performansı sergilese de, 2026 yılının başından itibaren bu kazançların büyük bölümünü yitirdi.
Son satış dalgasının ardından hisselerin yıl başından bu yana getirisi %2 seviyesine kadar geriledi. Analistler, teknoloji sektöründeki bu oynaklığın temelinde hem makroekonomik belirsizliklerin hem de üretim kapasitesindeki kısıtlamaların yattığını kaydediyor.

Yapay zeka devrimiyle artan talebin kalıcı olması beklenirken, jeopolitik risklerin enerji maliyetlerini artırması ve tedarik zincirlerini zorlaması, kısa vadede piyasa üzerindeki volatiliteyi koruyabilir. Gelecek dönemde, özellikle yarı iletken sektöründeki arz-talep dengesinin ne zaman kurulacağı ve Orta Doğu’daki gelişmelerin küresel ticaret yolları üzerindeki etkisi, yatırımcıların odağındaki temel unsurlar olmayı sürdürecek.







