Orta Doğu’da diplomatik çözüm arayışları sürerken askeri gerilimin yeniden tırmanmasıyla küresel piyasalarda dalgalı bir seyir izleniyor ve petrol fiyatları yükseldi.
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile İran arasında bir barış anlaşmasına varılacağına yönelik yatırımcı iyimserliği, Washington’ın bölgedeki yeni askeri operasyonlarıyla sınırlandı. Katar’ın başkenti Doha’da kritik müzakereler devam ederken, Brent petrolünün varil fiyatı Asya seansının ilk işlemlerinde yüzde 1’in üzerinde değer kazanarak 97,32 dolara ulaştı.
Petrol yükseliyor
ABD Batı Teksas türü (WTI) ham petrolü ise pazartesi günkü son işlem seviyesine göre hafif bir artış kaydetse de, Anma Günü tatili nedeniyle resmi kapanışın yapılmadığı piyasada cuma günkü kapanışa oranla yüzde 5,5 aşağıda seyrediyor.

Bir yandan petrol yükselirken, öte yandan Asya-Pasifik piyasalarında Japonya dışındaki hisse senetlerini kapsayan en geniş endeks olan MSCI yüzde 0,8 kazanç sağlarken, Tokyo borsasının göstergesi Nikkei endeksi yüzde 0,2 değer kaybetti.
ABD vadeli piyasalarında ise alıcılı bir seyir gözleniyor; teknoloji yoğunluklu Nasdaq vadeli işlemleri yüzde 0,9, S&P 500 vadeli kontratları ise yüzde 0,68 artış gösterdi. Avrupa tarafında ise görünüm daha zayıf kaldı. Vadeli işlemlerde EUROSTOXX 50 endeksi yüzde 0,36, Frankfurt DAX endeksi yüzde 0,43 gerilerken, Londra FTSE endeksi yüzde 0,4 artıda seyrediyor.
Analistler, küresel ekonomideki mevcut stok eritme döneminin sonuna gelindiğini ve savaşın uzamasının büyüme üzerinde daha belirgin baskılar yaratabileceğini değerlendiriyor.
Diplomatik temaslar sürerken askeri operasyonlar hız kazandı
Müzakere sürecine yakın kaynaklardan edinilen bilgilere göre, İran’ın başmüzakerecisi ve dışişleri bakanı, ABD ile üç aydır devam eden savaşı sonlandıracak olası bir anlaşmayı ele almak üzere Doha’da Katar Başbakanı ile bir araya geldi. Japonya’nın yüksek tirajlı ekonomi gazetesi Nikkei, tarafların çatışmalara son verilmesini takiben yaklaşık 30 gün içinde Hürmüz Boğazı’nın yeniden güvenli seyrüsefere açılmasını öngören bir planı masaya yatırdıklarını aktardı. Ancak diplomatik kanallar çalışırken sahada askeri hareketlilik durmadı.

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), pazartesi günü İran’ın güneyinde, aralarında mayın döşeme teşebbüsünde bulunan botların ve füze fırlatma rampalarının da yer aldığı bazı hedeflere yönelik savunma amaçlı hava harekatları düzenlendiğini açıkladı. Bu askeri hamle, tarafların hafta sonu verdikleri iyimser mesajların ardından piyasalardaki hızlı uzlaşı beklentisini zayıflattı.
Döviz piyasalarında ise tırmanan jeopolitik risklerin etkisiyle güvenli liman talebi yeniden canlandı ve ABD doları salı günü diğer önemli para birimleri karşısında duruldu. Dolar endeksi, geçen hafta test ettiği altı haftanın zirve seviyesinin bir miktar altında kalmayı sürdürse de gücünü korudu.
Euro/dolar paritesi yüzde 0,06 kayıpla 1,1636 seviyesine çekilirken, sterlin/dolar paritesi 1,3498’e geriledi. Dolar/yen paritesi ise 158,95 seviyesinde yatay bir seyir izliyor. Tahvil piyasalarında, yüksek enerji fiyatlarının enflasyonist baskıları yeniden tetikleyebileceği ve hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülke merkez bankalarını faiz artışına zorlayabileceği endişesiyle geçen hafta yaşanan sert satış dalgasının ardından sakinleşme gözleniyor.

ABD 2 yıllık tahvil getirisi yüzde 4,0612 ile sınırlı bir değişim gösterirken, 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,5024 seviyesine indi. Öte yandan, emtia piyasasında ons altın fiyatı yüzde 0,5 değer kaybederek 4.545,90 dolardan işlem görüyor.
Jeopolitik risklerin gölgesinde küresel enflasyon ve piyasa beklentileri
Küresel piyasalar, jeopolitik risklerin azalması durumunda tahvil getirilerinde dönemsel geri çekilmeler yaşanabileceğini öngörürken, enflasyon ve mali risklerin çok daha kalıcı olacağını tahmin ediyor. Uluslararası finans kuruluşlarının stratejistleri, ham madde tedarik zincirindeki aksamaların çözülmesinin aylar alabileceğini ve hükümetlerin uygulamak zorunda kalacağı mali destek paketlerinin egemen bilanço yapılarını bozacağını vurguluyor.
Yüksek borçlanma maliyetlerinin geçerli olduğu bir konjonktürde artan finansman ihtiyacının, piyasalar üzerinde orta vadeli bir baskı unsuru olarak kalmaya devam etmesi bekleniyor. Petrol fiyatları yükseldi yönündeki eğilimin kalıcı olup olmayacağı, Doha’dan gelecek resmi açıklamalar ile Hürmüz Boğazı’nın ticari gemi trafiğine ne zaman açılacağına bağlı olarak şekillenecek. Yatırımcılar, arz yönlü şokların merkez bankalarının para politikası sıkılaşma döngülerini uzatabileceği ihtimalini fiyatlamayı sürdürüyor.







