Petrol fiyatları, ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin’in ABD’den enerji tedarik etme niyetinde olduğunu açıklamasının ardından %1’in üzerinde değer kazandı.
Küresel piyasalarda arz güvenliğine ilişkin endişeler, Hürmüz Boğazı çevresinde devam eden gemi el koyma olayları ve Orta Doğu’daki askeri hareketlilikle tırmanmaya devam ediyor.
Brent petrol vadeli işlemleri 1,17 dolar artışla varil başına 106,89 dolara yükselirken, ABD Batı Teksas tipi (WTI) ham petrolü 1,10 dolar değer kazanarak 102,27 dolardan işlem gördü.

Hürmüz Boğazı ve arz güvenliğinde kritik seviye
Piyasalardaki yukarı yönlü trendin ana itici gücü, jeopolitik risklerin arz kısıtlarıyla birleşmesi olarak değerlendiriliyor. İran Devrim Muhafızları, Çarşamba akşamından bu yana Hürmüz Boğazı’ndan 30 geminin geçtiğini duyursa da bu rakamın bölgedeki normal trafiğin hala çok altında olduğu kaydediliyor. Bölgede günlük ortalama 140 gemi geçişi yaşanırken, mevcut rakamlar deniz ticareti üzerindeki baskının sürdüğünü gösteriyor.

Haitong Futures analisti Yang An, piyasada fiyatları yukarı çeken temel faktörün hala “dar boğazdaki arz” olduğunu vurguladı. Yang, gemi geçişlerine dair haberlerin piyasadaki endişeleri bir miktar hafiflettiğini ancak arz kısıtlılığının yarattığı güçlü yükseliş trendini değiştirmeye yetmediğini ifade etti.
Öte yandan, Birleşik Arap Emirlikleri açıklarında İranlı personel tarafından bir gemiye el konulması ve Umman açıklarında bir kargo gemisinin batması, deniz taşımacılığı rotalarındaki volatiliteyi artırıyor.
Trump ve Şi görüşmesinde enerji başlığı
ABD Başkanı Donald Trump, Fox News’e verdiği mülakatta İran’a yönelik sabrının tükenmek üzere olduğunu belirterek Tahran yönetimine “Washington ile bir anlaşmaya varma” çağrısında bulundu. Trump’ın bu sert tonu, bölgedeki diplomatik çözüm umutlarını zayıflatırken enerji fiyatları üzerindeki primlerin kalıcı olmasına yol açıyor. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in Hürmüz Boğazı’nın açık tutulması gerektiği konusunda hemfikir oldukları bildirildi.

Pekin’de gerçekleşen iki günlük resmi ziyareti tamamlamaya hazırlanan iki liderin gündeminde, Çin’in ABD’den ham petrol alımını artırması yer alıyor.
ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, Bloomberg’e verdiği demeçte, Çin’in İran konusundaki tutumunun “pragmatik” olduğunu ve Hürmüz Boğazı’nın açık kalmasının Çin ekonomisi için hayati önem taşıdığını belirtti. Çin’in ABD enerji kaynaklarına yönelme ihtimali, piyasada yeni bir talep kanalı olarak fiyatlanıyor.
Küresel enerji piyasalarında riskler ve beklenti
Petrol fiyatları üzerindeki baskının kısa vadede dinmesi beklenmiyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ve OPEC, Orta Doğu’daki çatışmaların küresel arzda günlük yaklaşık 3,9 milyon varillik bir açığa yol açabileceği konusunda uyarılarda bulundu. Özellikle küresel petrol stoklarındaki hızlı düşüş, fiyatların 100 dolar bandının üzerinde kalıcı olmasına neden olan en güçlü temel gösterge olarak öne çıkıyor.

Piyasa uzmanları, ABD ve Çin arasındaki enerji iş birliği adımlarının somutlaşması durumunda küresel tedarik zincirlerinde bir rahatlama yaşanabileceğini değerlendiriyor. Ancak İran ile süregelen gerilimin tırmanması ve Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer güvenliğinin tam olarak tesis edilememesi, enerji maliyetleri üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturmaya devam edecektir. Gelecek haftalarda piyasa katılımcıları, Pekin’den gelecek resmi ticaret protokollerini ve Orta Doğu’daki deniz güvenliği operasyonlarını yakından takip edecek.







