Petrol fiyatları, Hürmüz Boğazı’nda seyreden gemilere yönelik düzenlenen yeni saldırıların arz güvenliğine dair endişeleri derinleştirmesiyle Çarşamba günü yaklaşık %4 oranında değer kazandı.
Küresel gösterge Brent petrolün varil fiyatı 3,40 dolar (yüzde 3,9) artışla 91,20 dolara yükselirken, ABD Batı Teksas türü (WTI) ham petrolü de benzer bir oranla 3,25 dolar değer kazanarak 86,70 dolardan işlem gördü.
Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) fiyatlardaki yükselişi dizginlemek amacıyla duyurduğu tarihi ham petrol rezervi kullanımı önerisi, piyasadaki tedarik kaygılarını yatıştırmakta yetersiz kaldı.
IEA, ABD-İsrail ile İran arasındaki gerilimin başlamasından bu yana %25 oranında artan enerji maliyetlerini düşürmek için 400 milyon varillik bir rezerv boşaltımı tavsiyesinde bulundu. Bu hamle, ajans tarihinin en büyük müdahalesi olma özelliğini taşıyor.

Söz konusu miktar, 2022 yılında Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrası kullanıma sunulan 182 milyon varillik rezervin iki katından fazlasına tekabül etse de, analistler Orta Doğu’daki uzun süreli bir çatışmadan kaynaklanacak kayıpları telafi etmek için bu adımın kısıtlı kalacağını değerlendiriyor.
Macquarie analistleri tarafından hazırlanan raporda, önerilen rezerv miktarının küresel günlük üretimin yaklaşık dört gününe, Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol hacminin ise sadece 16 gününe eşit olduğu vurgulandı.
Hürmüz Boğazı krizi petrolde baskı yarattı
Deniz güvenliği firmalarından alınan bilgilere göre, Çarşamba günü Hürmüz Boğazı’nda üç geminin daha füzelerin hedefi olması, bölgedeki çatışmaların başlangıcından bu yana isabet alan gemi sayısını en az 14’e çıkardı.
Dünyanın arzının yaklaşık beşte birinin geçiş noktası olan bu dar su yolundaki nakliye faaliyetleri, 28 Şubat’ta başlayan askeri operasyonlardan bu yana durma noktasına geldi. Bu durum, küresel petrol fiyatlarını 2022’den beri görülmemiş seviyelere taşıdı.

ABD yönetimi ihtiyaç halinde tankerlere eşlik etmeye hazır olduğunu belirtse de, donanma kaynakları riskin mevcut aşamada çok yüksek olması nedeniyle sektörden gelen askeri refakat taleplerinin henüz karşılanamadığını ifade ediyor.
Piyasalardaki arz yönlü baskılar sadece sevkiyat hatlarıyla sınırlı kalmıyor. Abu Dabi’nin ulusal enerji şirketi ADNOC’a ait Ruwais rafinerisinin, bir insansız hava aracı saldırısı sonrası çıkan yangın nedeniyle faaliyetlerini durdurduğu bildirildi.
Dünyanın en büyük petrol ihracatçısı Suudi Arabistan ise Hürmüz Boğazı’ndaki akış kaybını telafi etmek için Kızıldeniz üzerinden sevkiyatlarını artırmaya çalışıyor. Ancak nakliye verileri, Yanbu limanı üzerinden yapılan bu sevkiyatların mevcut açığı kapatmakta oldukça yetersiz kaldığını gösteriyor.

Komşu üreticiler Irak, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin üretimlerinde yaşanan aksamalar, küresel piyasadaki daralmayı daha da belirginleştiriyor.
Enerji piyasasında belirsizlik ve fiyat beklentileri
Enerji danışmanlık şirketi Wood Mackenzie, süregelen çatışmaların Körfez bölgesinden piyasaya sunulan petrol ve türev ürün miktarını günlük 15 milyon varil civarında azalttığını raporladı.
Analizler, bu durumun devam etmesi halinde ham petrol fiyatlarının varil başına 150 dolar seviyesine kadar çıkabileceğine işaret ediyor. Morgan Stanley tarafından yayımlanan değerlendirmede, bölgedeki gerilimde hızlı bir çözüm sağlansa dahi enerji piyasalarındaki bozulmanın etkilerinin haftalarca süreceği kaydedildi.
ABD hükümetinin stok verilerinde ham petrol rezervlerinin beklentilerin üzerinde arttığı görülse de, jet yakıtı ve dizel gibi distile ürün stoklarındaki sert düşüş fiyatlardaki yukarı yönlü ivmeyi desteklemeye devam ediyor.
Piyasa uzmanları, jeopolitik risklerin kısa vadede fiyatlar üzerinde belirleyici olmaya devam edeceği görüşünde birleşiyor. Yatırımcılar, IEA’nın önerdiği rezerv kullanım takvimine ilişkin gelecek resmi açıklamaları ve bölgedeki askeri hareketliliğin sevkiyat rotaları üzerindeki etkisini yakından takip ediyor. Mevcut tabloda, arz güvenliğine dair somut bir iyileşme sağlanana kadar petrol fiyatlarındaki volatil seyretmesi ve yüksek seviyelerini koruması bekleniyor.







