Küresel enerji piyasalarında petrol fiyatları, ABD’nin seçilmiş başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray’a dönüş hazırlıkları kapsamında İran’a yönelik yaptırımları sıkılaştıracağı beklentisi ve Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin etkisiyle haftayı yükselişle sürdürüyor.
Cuma günü yapılan işlemlerde Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,6 artışla 73 doların üzerine çıkarken, ABD Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varili 69 dolardan alıcı buldu.
Piyasa analistleri, Trump yönetiminin “maksimum baskı” politikasını yeniden devreye alarak Tahran’ın günlük yaklaşık 1,5 milyon varillik petrol ihracatını hedef alabileceğini, bu durumun küresel arz dengelerini kısa vadede daraltabileceğini ifade ediyor.

Petrol fiyatları ve yaptırım beklentileri piyasayı şekillendiriyor
Yatırımcılar, Trump’ın göreve başlamasının ardından enerji arzı üzerinde oluşabilecek baskıları yakından takip ediyor. Özellikle İran’ın Çin’e yönelik ham petrol sevkiyatına getirilebilecek kısıtlamalar, piyasada “arz yönlü şok” riskini gündemde tutuyor.
Yatırım bankası RBC Capital Markets stratejistleri, Trump’ın dış politika ekibindeki isimlerin İran’a karşı sert bir tutum sergileme eğiliminde olduklarını, bunun da enerji piyasasında risk primini artıran temel unsur olduğunu vurguladı.

Öte yandan, ABD dolarının küresel para birimleri karşısında değer kazanması ve Çin’den gelen talebin zayıf seyretmesi, petrol fiyatlarındaki yukarı yönlü ivmeyi kısmen sınırlandıran unsurlar arasında yer alıyor.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) raporlarına göre, 2025 yılında küresel arzın talepten daha hızlı büyümesi beklenirken, OPEC+ grubunun üretim kesintilerini sürdürüp sürdürmeyeceği konusu belirsizliğini koruyor.
Enerji piyasasında arz dengesi ve jeopolitik risklerin geleceği
Orta Doğu’daki istikrarsızlık ve Ukrayna-Rusya savaşının seyri, fiyatlar üzerindeki volatiliteyi besleyen en büyük etkenler olarak öne çıkıyor. Enerji uzmanları, Trump’ın “kaz ve üret” söylemiyle ABD içindeki üretimi artırma niyetine karşın, altyapı ve yatırım süreçlerinin zaman alacağı görüşünde birleşiyor. Bu durum, piyasanın kısa vadede jeopolitik gelişmelere karşı daha duyarlı kalmasına neden oluyor.
Finansal kurumlar, Brent petrol fiyatlarının önümüzdeki dönemde 70-80 dolar bandında kalacağını öngörürken, İran’a yönelik fiziki bir kısıtlamanın bu seviyeleri hızla yukarı taşıyabileceğini kaydediyor.

Fiyatlar üzerindeki bu baskı, küresel enflasyonla mücadele eden merkez bankaları için de kritik bir değişken olmaya devam edecek. Özellikle Dow Jones endeksi bünyesindeki enerji şirketlerinin hisselerinde gözlenen hareketlilik, piyasanın bu siyasi dönüşüme nasıl uyum sağladığının bir göstergesi olarak kabul ediliyor.
Sonuç olarak, Washington’ın yeni dönemdeki enerji diplomasisi, hem küresel büyüme rakamlarını hem de tüketici fiyat endekslerini doğrudan etkileyecek en önemli faktör olarak değerlendiriliyor.







