ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’ın nükleer silah sahibi olmama konusunda anlaşmaya vardığını ve Hürmüz Boğazı’nın kontrolü hususunda ortak bir zemin oluştuğunu duyurmasıyla küresel piyasalarda petrol fiyatları haftanın ilk işlem gününde sert bir düşüş kaydetti.
Florida’daki Palm Beach Uluslararası Havalimanı’nda gazetecilere açıklamalarda bulunan Trump, “Artık nükleer silahları olmayacak, bunu kabul ediyorlar” ifadelerini kullanarak, Orta Doğu’daki gerilimin düşmesine yönelik kritik bir sinyal verdi.
Bu gelişmenin ardından uluslararası standart kabul edilen Brent petrolün varil fiyatı yüzde 11 oranında değer kaybederek 100 dolar seviyesine gerilerken, ABD Batı Teksas türü (WTI) ham petrol de yüzde 10’luk kayıpla varil başına 88 dolardan işlem gördü.

Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda, ABD ve İran arasındaki görüşmelerin “iyi ve verimli” geçtiğini belirterek, İran’ın enerji altyapısına yönelik planlanan askeri harekatların beş gün süreyle ertelenmesi talimatını verdiğini kaydetti.
ABD Başkanı ayrıca, dünya petrol üretiminin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği ve çatışmaların başlangıcından bu yana büyük ölçüde kapalı olan Hürmüz Boğazı’nın yeniden trafiğe açılmasına yönelik kalıcı bir anlaşmanın ipuçlarını verdi.
Boğazın güvenliğinin kullanıcı ülkeler tarafından sağlanması gerektiğini vurgulayan Trump, İran tehdidinin ortadan kalkmasıyla birlikte ABD’nin doğrudan bir müdahalesine gerek kalmayabileceğini, ancak talep edilmesi durumunda destek verebileceklerini ifade etti.
Hürmüz Boğazı ve stratejik rezerv hamleleri
Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklık nedeniyle günlük yaklaşık 20 milyon varillik petrol arzının risk altında olması, Washington yönetimini stratejik rezervleri kullanmaya itti. Houston’da düzenlenen CERAWeek enerji konferansında konuşan ABD Enerji Bakanı Chris Wright, stratejik petrol rezervlerinin piyasaya sürülmeye başlandığını doğruladı.
Wright, ABD’nin günlük 1 ile 1,5 milyon varil arasında, küresel konsorsiyumun ise toplamda 3 milyon varile yakın bir arzı piyasaya sağlayabileceğini belirtti. Cuma günü itibarıyla ABD ve Japonya’nın rezervlerini kullanıma açtığı, ancak konsorsiyumdaki diğer ülkelerin henüz bu hamleye katılmadığı bildirildi.

Öte yandan, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, krizin derinliğine dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu. Birol, Orta Doğu’daki çatışmaların başladığı tarihten bu yana dokuz ülkede en az 40 enerji varlığının ağır hasar gördüğünü açıkladı.
Avustralya’da düzenlenen bir konferansta konuşan Birol, IEA bünyesinde yeni rezerv kullanım seçeneklerinin tartışıldığını ancak bu tür adımların tek başına krizi tamamen çözmeye yetmeyeceğini vurguladı.
Trump’ın son açıklamalarından hemen önce Goldman Sachs analistleri, 2026 yılı için Brent petrol fiyat öngörülerini 77 dolardan 85 dolara, WTI öngörülerini ise 72 dolardan 79 dolara yükseltmişti.
Piyasa beklentileri ve arz güvenliği analizi
Piyasalarda yaşanan bu sert hareketlilik, bölgedeki jeopolitik risklerin petrol fiyatları üzerindeki doğrudan etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. Yatırımcılar, Trump’ın diplomatik çözüm vurgusunun sahadaki askeri hareketliliği ne ölçüde durduracağını yakından takip ediyor.
Goldman Sachs analisti Daan Struyven tarafından hazırlanan araştırma notunda, Hürmüz Boğazı’ndaki akışın nisan ayı başına kadar kısıtlı kalacağı varsayımıyla, piyasada kalıcı bir rahatlama sağlanana kadar oynaklığın devam edebileceği belirtildi.

Sonuç olarak, İran ile varılması muhtemel bir mutabakat, enerji maliyetleri üzerindeki baskıyı hafifletebilir; ancak altyapı hasarları ve arz zincirindeki kırılmalar nedeniyle piyasanın tam anlamıyla dengeye kavuşması zaman alabilir.
Gelecek dönemde, Hürmüz Boğazı’nın fiilen güvenli geçişe açılması ve İran’ın nükleer taahhütlerine ilişkin resmi onayların gelmesi, petrol fiyatlarındaki düşüş trendinin kalıcı olup olmayacağını belirleyen temel unsur olacak.







