ABD ile İran arasında hafta sonu gerçekleştirilen ateşkes görüşmelerinin başarısızlıkla sonuçlanması, küresel finans piyasalarında yeni bir satış dalgasını tetikledi. Wall Street’te Dow Jones ve S&P 500 endeks vadeli kontratları, Washington yönetiminin Hürmüz Boğazı’nda askeri bir abluka hazırlığına başladığı haberleriyle sert düşüş kaydetti.
S&P 500 vadeli işlemleri %1,2 oranında gerileyerek 6.773,75 puana inerken, teknoloji ağırlıklı Nasdaq 100 vadeli kontratları %1,4, Dow Jones vadeli işlemleri ise %1,1 değer kaybetti. Uzmanlara göre yatırımcılar, mart ayında enerji maliyetlerindeki artışın etkisiyle yükselen enflasyon verilerinin ardından, savaşın derinleşmesiyle bu eğilimin sürmesinden endişe ediyor.
ABD Başkanı Donald Trump, hafta sonu Pakistan’da yürütülen müzakerelerde anlaşma sağlanamaması üzerine, pazartesi sabahından itibaren Hürmüz Boğazı’nın bloke edilmesi talimatını verdi. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), ablukanın İran’a yönelik tüm deniz trafiğini hedef alacağını ve yerel saatle 10.00 itibarıyla yürürlüğe gireceğini duyurdu.

Müzakerelerde özellikle İran’ın nükleer faaliyetleri ve boğazın tamamen ücretsiz geçişe açılması konularında uzlaşı sağlanamadığı belirtildi. Diplomatik çözüm umutlarının tükenmesi, küresel petrol ve gaz piyasalarındaki arz kesintilerinin devam edeceği sinyalini verirken, Brent petrolün varil fiyatı yeniden 100 dolar sınırının üzerine fırladı.
Enerji odaklı enflasyon ve Fed beklentileri
Piyasa aktörleri, mart ayı tüketici fiyat endeksinde (TÜFE) görülen keskin artışın ardından, enerji fiyatlarındaki bu yeni sıçramanın enflasyonu daha da katılaştıracağından korkuyor. S&P 500 endeksindeki düşüşü besleyen temel unsurlardan biri olan enflasyonist baskı, ekonomik büyümenin yavaşlaması riskini beraberinde getirirken, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bu yıl faiz indirimine gitme ihtimalini de zayıflatıyor.

Enerji şoklarının ekonominin genelindeki mal ve hizmet fiyatlarına sirayet etmesi, merkez bankasının para politikasında sıkı duruşunu korumasına neden olabilir.
Cuma günü Wall Street endeksleri karışık bir kapanış yapmış, çip üreticisi TSMC’den gelen güçlü gelir verileri teknoloji hisselerini bir miktar desteklemişti. Ancak Orta Doğu’dan gelen son askeri harekat haberleri, mart ayında beklentilerin hafif altında kalan ancak yine de yüksek seyreden enflasyon verisinin yarattığı tedirginliği katladı.
Analistler, enerji maliyetlerindeki artışın sadece taşımacılık değil, üretim kanallarında da maliyetleri yukarı çekerek şirket karlılıklarını baskılayacağını öngörüyor.
S&P 500’de banka bilançoları ve birinci çeyrek kazanç sezonu
Öte yandan piyasalardaki bu gergin bekleyişin ortasında, hafta başında başlayacak olan birinci çeyrek bilanço sezonu yatırımcılar için bir diğer kritik odak noktası haline geldi. Özellikle S&P 500 endeksinde ağırlığı yüksek olan dev bankaların açıklayacağı finansal sonuçlar, ekonominin genel sağlığına ilişkin ipuçları verecek.
Goldman Sachs’ın pazartesi günü raporunu açıklaması beklenirken, salı günü JPMorgan Chase, Wells Fargo ve Citigroup gibi finans devleri kâr rakamlarını kamuoyuyla paylaşacak.

Banka bilançolarında özellikle tüketici harcama modelleri ve kredi faaliyetleri üzerindeki jeopolitik etkiler aranacak. Savaşın yarattığı belirsizlik ortamında şirketlerin yatırım iştahının ne yönde evrildiği, endeksin önümüzdeki dönemdeki performansı için belirleyici olacak.
Eğer bankalar, artan maliyetlere ve belirsizliğe rağmen kredi talebinin dirençli olduğunu raporlarsa, bu durum piyasalarda sınırlı bir toparlanma yaratabilir. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın ne kadar süreceği ve enerji fiyatlarındaki tırmanışın boyutu, finansal piyasaların en önemli risk parametresi olmaya devam ediyor.







