Morgan Stanley’in önde gelen stratejistlerinden Michael Wilson’a göre, S&P 500 endeksi, iyileşen şirket kârlılıkları ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) beklenen faiz indirimlerinin desteğiyle yılın ikinci yarısında da yükselişini sürdürecek.
Wilson, yayımladığı notta, “Hisse senedi piyasaları, Nisan ayında gördüğü dip seviyeden bu yana dirençli bir seyir izledi ve bu yükseliş, sanılandan daha temel faktörlere dayanıyor,” ifadelerini kullandı.
Morgan Stanley’e göre yükselişin üç ana sebebi

Morgan Stanley, piyasalardaki bu iyimserliğin üç temel nedeni olduğunu düşünüyor. İlk olarak, şirket kârlılıklarına yönelik revizyonların kapsamı önemli ölçüde iyileşti. Nisan ayındaki %-25’lik düşük seviyeden %-5’e yükselen bu oran, S&P 500‘deki hisse senedi değer artışları için “temel bir gerekçe” sunuyor.
Wilson, benzer tarihsel dönüşlerin güçlü getiriler sağladığını ve bu durumun hisse başına kâr (EPS) rakamlarında pozitif sürprizlere yol açtığını belirtti.
İkinci olarak, piyasa giderek daha fazla parasal genişlemeyi fiyatlamaya başladı. Morgan Stanley ekonomistleri, 2026 yılında yedi faiz indirimi öngörüyor. Wilson, “Hisse senetleri, Fed’in beklenen bu politika değişikliğinin önüne geçerek fiyatlama yapacak,” dedi. Bu durumun yılın ikinci yarısında faiz oranları ve değerlemeler için itici bir güç olacağı düşünülüyor.
Üçüncü neden ise geniş kapsamlı politika ve jeopolitik risklerin azalması. Ham petrol fiyatlarının 19 Haziran’dan bu yana %14 düşmesi resesyon riskini azaltırken, “Büyük, Güzel Yasa” olarak bilinen tasarıdan 899. Bölüm’ün çıkarılması da yabancı yatırımlar önündeki potansiyel bir engeli kaldırdı.
S&P 500 için orta ve uzun vadeli beklentiler

Stratejist Michael Wilson, üçüncü çeyrekte piyasada kısa vadeli bir konsolidasyon yaşanmasının mümkün olduğunu belirtse de 6-12 aylık dönem için iyimserliğini koruduğunu vurguladı.
Wilson, “Hisse başına kârın olumlu etkilerinin artması ve piyasanın Fed’in faiz indirimlerine odaklanması nedeniyle pozitif kalmaya devam ediyoruz,” dedi.
Morgan Stanley, faiz oranı riskinin “şimdilik azaldığı” için hisse senetlerinin iyi konumlandığını ve bu durumun S&P 500 endeksinde liderliğin daha geniş bir tabana yayılması için elverişli bir ortam yarattığını düşünüyor.








