ABD Başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray’daki ikinci döneminin ilk yılında, gösterge endeks S&P 500 yüzde 16 oranında değer kazandı.
Piyasalar tarifeler ve jeopolitik gerilimlerle dolu volatil bir yılı geride bırakırken, elde edilen getiri tarihsel ortalamaların üzerinde gerçekleşse de Trump’ın 2017’deki ilk dönem performansının gerisinde kaldı.
Dow Jones Market Data verilerine göre, Trump’ın 20 Ocak 2025’te göreve başlamasından bu yana S&P 500 endeksinde yaşanan yüzde 16’lık artış, 1929’dan bu yana başkanların ilk yılları için hesaplanan yüzde 9’luk medyan getirinin üzerinde.
Ancak bu oran, Joe Biden’ın ilk yılında kaydedilen yüzde 16,4’lük ve Trump’ın 2017’deki ilk döneminde görülen yüzde 23,7’lik rallinin altında bir performansa işaret ediyor. Barack Obama döneminde ise piyasalar, ilk yıl bazında daha yüksek getirilere sahne olmuştu.
Tarifeler ve ‘Dipten Alım’ stratejisi

Geçtiğimiz yıl Wall Street için rekor seviyeler ile ani geri çekilmelerin bir arada yaşandığı hareketli bir dönem oldu. Analistler, Trump’ın 2 Nisan’da duyurduğu “kurtuluş günü” (liberation day) tarifeleri sonrası piyasada oluşan her satış dalgasının, yatırımcılar tarafından yeni bir alım fırsatı olarak değerlendirildiğine dikkat çekiyor.
Piyasa uzmanları bu durumu, yönetimin radikal politika değişikliklerinin her zaman kalıcı bir piyasa hasarına yol açmadığı şeklinde yorumluyor. Wealthspire Advisors Baş Piyasa Stratejisti Chris Maxey, geçtiğimiz yılı “yangın hortumundan su içmeye” benzeterek, haber akışının yoğunluğuna rağmen sabırlı kalan yatırımcıların kazançlı çıktığını belirtti.
S&P 500 rekorları ve ekonomik veriler

S&P 500 endeksinin 42 kez tüm zamanların en yüksek kapanışını gerçekleştirdiği bu süreçte, ABD ekonomisi de beklentilerin üzerinde bir büyüme sergiledi. 2025’in ilk çeyreğinde daralan Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH), takip eden çeyreklik dönemlerde toparlanarak yıllık bazda yüzde 2,5 üzerinde bir büyüme patikasına girdi.
İşgücü piyasasında ise soğuma emareleri görülmekle birlikte istikrar korunuyor. Aralık ayında işsizlik oranı yüzde 4,4 ile son iki yılın en düşük seviyesinde gerçekleşti. Enflasyon cephesinde ise yıllık oran yüzde 2,7’ye gerileyerek Fed’in yüzde 2 hedefinin üzerinde kalmaya devam etse de zirve noktalarından uzaklaştı.
2026 beklentileri ve ara seçim riski

Yatırımcıların odak noktasında şimdi 2026 ara seçimleri bulunuyor. Tarihsel veriler, başkanlık döneminin ikinci yılına denk gelen ara seçim yıllarının borsalar için en zayıf dönemler olduğunu gösteriyor. Ned Davis Research verilerine göre, 1948’den bu yana S&P 500, ara seçim yıllarında ortalama sadece yüzde 4,6 getiri sağladı.
Yeni yılın ilk haftalarında Venezuela operasyonu, Grönland gerilimi ve Fed Başkanı Jerome Powell’a yönelik soruşturma haberleri piyasalarda baskı oluşturdu. Analistler, jeopolitik risklerin ve yaklaşan seçim belirsizliğinin, 2026 yılında volatilitenin artmasına neden olabileceği uyarısında bulunuyor. ABD borsaları, Martin Luther King Jr. Günü nedeniyle Pazartesi günü (bugün) işleme kapalı olacak.







