Dolar uzun yıllardır dünyanın ortak para birimi olma özelliğine sahip. Ancak bu durum son yıllarda değişiyor gibi görünüyor.
Amerikan şirketlerinin logosuyla dolu eserler bize şunu hatırlatıyor: Egemenlik güçlü olabilir, ancak kalıcı değildir. Son 60 yıldır dünyanın rezerv para birimi olan dollar da, benzer bir tarihsel meydan okumayla karşı karşıya kalabilir.

İlk bakışta bu düşünce akıl dışı gibi görünüyor. Brookings Enstitüsü verilerine göre, küresel ticaret faturalarının yaklaşık yarısı ve küresel borçların üçte ikisi dollar cinsinden düzenleniyor.
Dolar son 20 yılda zayıfladı
Ancak, küresel rezervler içindeki payı —yani yabancı merkez bankalarının tuttuğu dolar ve diğer para birimlerinin oranı— son 20 yılda keskin biçimde düştü. Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) geçen yıl yayımladığı verilere göre bu oran, 2000 yılında (euronun doğumundan hemen sonra) yaklaşık %72 iken, günümüzde %56’ya geriledi.
IMF ayrıca şunu da belirtti: Dollar, rezerv para birimi olarak ağırlığını kaybederken, onun yerine geçecek euro, yen ya da sterlin gibi bir alternatif de henüz ortaya çıkmadı. Avrupa Merkez Bankası Başkanı ve eski IMF direktörü Christine Lagarde’a göre bu durum değişebilir.
Pazartesi günü Berlin’de yaptığı bir konuşmada Lagarde, “Uluslararası para sisteminin tarihinde, sarsılmaz görünen temellerin değişmeye başladığı anlar olur” dedi. ABD’nin ticaret, vergi, göç ve dış politikasındaki değişimlere üstü kapalı bir gönderme yaparak, sistemin temel taşı olan ABD dollarının rolü hakkında “belirsizliğin arttığını” ifade etti.
Doların tahtının sallandığını gösteren veriler
Bu görüşü destekleyecek bazı göstergeler var. Dollaren büyük para birimlerine karşı değerini izleyen ABD Dollar Endeksi, son üç yılda yaklaşık %11 düştü. Aynı dönemde, iç bütçe açıkları patladı ve toplam borç seviyesi arttı.
Bu arada, altın ve Bitcoin gibi alternatif varlıklar ise yükselişe geçti. Aynı dönemde fiyatları sırasıyla %80 ve %453 oranında arttı.

Euro’nun yükselişi bu kadar keskin olmasa da dikkat çekici. Avrupa Birliği’ndeki 27 ülkenin 20’si tarafından kullanılan ortak para birimi, 2022’den bu yana dollara karşı yaklaşık %19 değer kazandı ve sadece bu yıl %9,5 arttı.
Her ne kadar dolar karşısında hâlâ uzun bir yolu olsa da, euro ilerliyor. Şu anda küresel rezervlerin yalnızca %20’sini oluşturuyor, küresel ticaret faturalarının yaklaşık %30’unda kullanılıyor ve küresel borcun beşte biri euro cinsinden düzenleniyor.
Lagarde, bu yükselişin, AB yetkililerinin finansal sistemleri entegre etmesi, sermaye piyasalarını derinleştirmesi ve bölge içi ekonomileri reformdan geçirmesiyle hızlanabileceğini söyledi. Buna “küresel euro anı” adını verdi.
Dolarda ani çöküş yaşanabilir mi?
Doların ani bir çöküş yaşaması muhtemel değil. Ancak kötü kararlarla zayıflayabilir.
ABD doları kullanan ticaret ortaklarını tarifelerle tehdit ederken, borçlanma ve harcamada disiplinsiz davranarak doların değerini koruyamıyor ve bütçe açıklarını finanse eden yabancı kreditörleri yabancılaştırıyor.
Mevcut eğilimler devam ederse, Fransa eski Cumhurbaşkanı Valéry Giscard d’Estaing’in bir zamanlar dolar için kullandığı “aşırı ayrıcalıklı” unvanı sonsuza dek elinde tutması da pek olası görünmüyor.







