İran’ın, Körfez ülkeleri aracılığıyla ABD’den İsrail’e ateşkes için baskı yapılmasını istediği iddia edildi
Reuters’a konuşan kaynaklara göre İran, Körfez ülkeleri aracılığıyla ABD’ye kritik bir mesaj iletti. Tahran yönetiminin, nükleer müzakerelerde esneklik gösterme karşılığında Washington’dan, İsrail’e acil ateşkes için baskı yapmasını istediği bildirildi.
Körfez ülkeleri liderleri ve üst düzey diplomatların, çatışmanın kontrolden çıkmasından derin endişe duyduğu ve hafta sonu boyunca yoğun bir telefon diplomasisi yürüttüğü belirtildi.
Habere göre, Katar, Suudi Arabistan ve Ummann, hem Tahran hem de Washington ile temas kurarak, İsrail’e ateşkes için baskı yapılması ve nükleer müzakerelerin yeniden başlatılması yönünde çağrıda bulundu.
İran’ın ateşkes ve nükleer müzakere şartları

Tahran’ın, müzakerelere başlamak için net bir ön şartı olduğu vurgulandı. Bölgesel bir yetkili, Tahran’ın arabuluculara, “saldırı altındayken müzakere yapılmayacağını” ve İsrail saldırıları durduktan sonra ciddi görüşmelere başlanabileceğini açıkça ilettiğini söyledi.
Önerilen anlaşmanın detayları da ortaya çıktı. Ateşkesin sağlanması karşılığında Tahran’ın, nükleer zenginleştirmeyi bir yıl süreyle askıya almayı ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) müfettişlerine tam erişim sağlamayı kabul edebileceği belirtildi. Buna karşılık İran‘ın ise ABD’den barışçıl nükleer program hakkını tanımasını ve yaptırımları kaldırmasını beklediği kaydedildi.
Türkiye ve Rusya da devrede

Diplomatik çabalara Türkiye ve Rusya’nın da dahil edildiği öğrenildi. İki İranlı kaynak, Tahran’ın Türkiye’den de ABD Başkanı Donald Trump’a çağrıda bulunmasını istediğini aktardı. Aynı kaynaklar, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in hem Trump hem de İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile görüşmeyi kabul ettiğini, ancak Rusya’nın daha geniş bir rol üstlenip üstlenmeyeceğinin henüz netleşmediğini söyledi.
İran‘ın bu çok kanallı diplomasi ile çatışmanın daha fazla tırmanmasını önlemeyi hedeflediği belirtiliyor.
Yerel kaynaklardan biri, Tahran’ın ateşkes konusunda ciddi olduğunu, çünkü savaşın tüm bölgeye yayılabileceği ve bunun sonuçlarının on yıllarca sürebileceğinden endişe duyduğunu ifade etti.








