ABD’de yüksek mahkemenin Halkbank’ın “davayı düşürme” talebini reddettiği davanın çözümü için Türkiye tarafından “uzlaşma” teklifi yapıldığı ileri sürüldü. Reuters’a bilgi veren iki kaynağa göre Türkiye, geçen ay Beyaz Saray’daki kritik görüşmeler sırasında, Halkbank‘a yönelik ABD’deki davanın yaklaşık 100 milyon dolar karşılığında çözülmesi için bir uzlaşma teklifinde bulundu.
Habere göre, Türk yetkililer öneriyi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında yapılan toplantıda dile getirdi. Teklifin, bankanın davada suçunu kabul etmemesi yönünde ek koşullar içerdiği belirtildi.

Halkbank (HALKB.IS), ABD’nin İran’ın nükleer programına yönelik ekonomik yaptırımlarını delmeye yardımcı olduğu iddiasıyla ABD’de dolandırıcılık, kara para aklama ve komplo suçlamalarıyla yargılanıyor. Banka, hakkındaki tüm suçlamaları reddediyor. Reuters’ın ulaşmaya çalıştığı Cumhurbaşkanlığı Ofisi uzlaşma görüşmeleri hakkında yorum yapmayı reddetti. Beyaz Saray ise yorum talebine yanıt vermedi. Türkiye’nin aktif büyüklük bakımından dördüncü büyük bankası olan Halkbank ise bir açıklama yapmadı..
Halkbank davası ve ilişkilerin normalleşme çabaları

Habere göre söz konusu uzlaşma girişimi, Türkiye’nin Washington ile ilişkilerini onarma çabalarına destek sağlayabilir. İki NATO müttefiki arasındaki ilişkiler, Türkiye’nin 2019 yılında Rusya’dan S-400 füze sistemleri alma kararıyla gerilmişti. ABD, bu karara karşılık olarak Türkiye’yi F-35 savaş uçağı programından çıkarmış ve Türkiye’nin en üst düzey savunma tedarik kurumlarına yaptırımlar uygulamıştı. Halkbank aleyhindeki dava da aynı yıl açılmıştı.
İki ülke arasındaki ilişkiler, kısmen iki liderin son görüşmesindeki kişisel dostane bağları sayesinde kısmen yumuşama belirtileri göstermeye başladı. Ancak Beyaz Saray ziyareti, Türkiye’nin umduğu gibi Trump’ın ABD yaptırımlarını aşan F-35 alımına hemen onay vermesini sağlamadı.
Reuters’ın haberi göre geçen ay Beyaz Saray’daki olası Halkbank anlaşması görüşmelerinde tam olarak hangi özel koşulların ele alındığını belli değil. Türkiye’nin teklifine ABD tarafının ne yanıt verdiği veya Trump ile Erdoğan arasındaki toplantıdan sonra üst düzey bürokratlar ve/veya bakanları arasında görüşmelerin devam edip etmediği de netleşmedi.
Yüksek mahkeme kararı ve çözüm arayışları

ABD Yüksek Mahkemesi, Pazartesi günü Halkbank’ın son temyiz başvurusunu reddetmişti. Mahkeme bu karar ile, ceza davasının devam etmesi yönündeki alt mahkeme hükmünü onaylamış oldu. Yüksek mahkemenin kararı Halkbank hisselerinin Borsa İstanbul’daki ilk işlem gününde %10 değer kaybetmesine yol açmıştı.
Halkbank ise yüksek mahkeme kararının ardından yayımladığı açıklamada, “ABD ve Türkiye arasındaki mutabakat çerçevesinde uzlaşma için yasal bir zemin bulma girişimleri de olumlu yönde devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Altı yıl sonra ilk kez Beyaz Saray’da düzenlenen kabul törenine katılan Erdoğan, Trump’ın yanında otururken gazetecilere, Halkbank konusunu da diğer konularla birlikte görüşeceklerini belirtmişti. Erdoğan daha önce bu suçlamaları “hukuka aykırı” ve “çirkin” olarak nitelendirmişti.
Washington merkezli Orta Doğu Enstitüsü Türkiye Programı Direktörü Gönul Tol, mahkeme kararının “Ankara ile Washington arasında bir anlaşmaya varılamayacağı anlamına gelmeyeceğini” vurguladı.
Tol, mahkemelerin bu tür dış politika ile ilgili davalarda karar verme hakkını yönetime bırakabileceğini dile getirdi.
Banka’nın İran yaptırımlarından kaçındığı iddiası

ABD’de devam eden davayla ilgili savcılar, Halkbank’ın İran’ın ABD yaptırımlarından kaçınmasına yardımcı olmak için İran, Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki para hizmeti sağlayıcılarını ve paravan şirketleri kullandığını iddia ediyor. Savcılara göre Halkbank, İran’ın çıkarlarına hizmet etmek amacıyla gizlice 20 milyar dolarlık kısıtlı fon transferi gerçekleştirdi, petrol gelirlerini altın ve nakde çevirdi ve bu transferleri meşrulaştırmak için sahte gıda sevkiyatı belgeleri düzenledi.
Halkbank, Yüksek Mahkeme’ye yaptığı temyiz başvurusunda, Türk devletine ait bir kuruluş olarak başka bir ülkenin mahkemelerinde yasal süreçlerden muaf olması gerektiğini savunmuştu.
Bazı analistler, uzlaşmanın Beyaz Saray’da gündeme getirilen 100 milyon dolardan daha yüksek bir meblağda olabileceğini tahmin ediyor. Örneğin, 2009 ile 2015 yılları arasında HSBC, BNP Paribas, Standard Chartered ve Credit Suisse gibi sekiz Avrupa bankası, çeşitli ABD yaptırım programlarını ihlal etmekten 14 milyar doların üzerinde ceza ödemişti.
Yalnızca Fransa’nın BNP Paribas bankası, Sudan, Küba ve İran’a yönelik ABD yaptırımlarını ihlal ettiği suçlamalarını çözmek için yaklaşık 9 milyar dolar ödemeyi kabul etmiş ve suçunu kabul etmişti.







