Amerikalı çalışanlar için 2025 yılı, rakamların ötesinde bir belirsizlik fırtınasıyla sona erdi. Ekonomik veriler, her ne kadar yılın son ayında ufak bir nefes aldırmış gibi görünse de, bütüne bakıldığında durumun vahameti ortaya çıkıyor. Acaba ABD istihdam piyasası içine girdiği daralma sarmalından yakın zamanda kurtulabilecek mi?
Yılın son günlerinde paylaşılan rakamlar, ekonominin lokomotifi olan iş gücü cephesinde ciddi sarsıntılar yaşandığını kanıtlıyor. Challenger, Gray & Christmas firması tarafından hazırlanan rapor, Aralık ayı işten çıkarma planlarının 2024’ten bu yana en düşük seviyeye inmesini “olumlu bir işaret” olarak nitelendirdi. Yine de, sevinmek için henüz çok erken olduğu görülüyor.
Söz konusu raporun detaylarına bakıldığında, 2025 yılı geneli için duyurulan işten çıkarma niyetlerinin 2020’den bu yana en yüksek seviyeye tırmandığı anlaşıldı. İşverenlerin geçtiğimiz yıl boyunca 1,2 milyon kişiyi kapsayan işten çıkarma kararı alması, bir önceki yıla göre yüzde 58’lik devasa bir artışa işaret ediyor. Planlanan işe alımların ise yüzde 34 azalarak 2010’dan bu yana en düşük seviyeye inmesi, ABD istihdam piyasası için tehlike çanlarının çaldığını gösteriyor.
İstihdam dünyasında sarsıcı daralma yaşanıyor

Yaşanan bu kayıpların merkezinde, teknoloji ve iş hizmetleri sektörleri ile birlikte hükümet bünyesindeki kesintiler yer aldı. DOGE kaynaklı düzenlemelerin federal personeli işsiz bırakması, kamu sektöründeki verileri tarihin en kötü dördüncü çeyrek performanslarından birine taşıdı. Planlanan 259 binlik işten çıkarma rakamı, 2008 küresel krizinden bu yana kaydedilen en karamsar yıl sonu verisi olarak kayıtlara geçti.
Çalışanlar için her yeni duyuru, geçim derdinin daha da büyümesi anlamına geliyor. Güncel hükümet istatistikleri, Kasım ayında iş ilanlarının sayısının düştüğünü, işe alım oranının ise yüzde 3,2 gibi zayıf bir seviyede kaldığını ortaya koydu. Mevcut her boş pozisyon için 1,1 işsiz kişinin bulunması, ABD istihdam piyasası genelinde 2021 başından bu yana ulaşılan en yüksek rekabet oranını simgeliyor.
New York Fed tarafından yayımlanan tüketici beklentileri anketi, halkın geleceğe dair duyduğu derin kaygıyı yansıttı. Ankete katılan Amerikalılar, işsiz kalmaları durumunda yeni bir iş bulma ihtimallerinin 2013 yılından bu yana en kötü noktada olduğunu belirtti. Özellikle yıllık geliri 100 bin doların altında olan hanelerin, ABD istihdam piyasası içindeki konumlarından büyük endişe duydukları anlaşıldı.
Tüketicilerin enflasyon ve işsizlik kaygısı artıyor

Haneler sadece işlerini kaybetmekten değil, aynı zamanda artan hayat pahalılığından da şikayet ediyor. Kısa vadeli enflasyon tahminlerinin yüzde 3,2’den yüzde 3,4’e revize edilmesi, fiyat baskılarının hissedilmeye devam edeceğini kanıtlıyor. Trump yönetiminin gümrük vergilerini artırmasıyla birlikte maliyetlerin yükseleceği bir döneme girilmesi, ABD istihdam piyasası üzerindeki baskıyı daha da ağırlaştırıyor.
Federal Rezerv yetkilileri, geçtiğimiz ay referans faiz oranını çeyrek puan düşürerek yüzde 3,50-3,75 aralığına çekme kararı aldı. Alınan karar, enflasyonla mücadele ederken ABD istihdam piyasası risklerini de dengeleme amacını taşıyor. Merkez bankası, işsizlik oranının Kasım ayındaki yüzde 4,6 seviyesinden hafifçe gerilemesini beklese de halkın güveni henüz tazelenmiş değil.

Philadelphia Fed Başkanı Anna Paulson, ekonominin belirlenen hedefleri karşılaması durumunda yılın ilerleyen dönemlerinde faizlerde bazı ılımlı ayarlamalar yapılabileceğini ifade etti. Ancak New York Federal Rezerv anketi, krediye erişimin zorlaştığını ve borç ödeyememe ihtimalinin pandemi dönemindeki zirve seviyelere ulaştığını gösteriyor. Hanelerin finansal durumlarına dair iyimserlikleri, artan harcama ve kazanç endişeleriyle gölgeleniyor.
Dış ticaret açığında tarihi daralma gözlemlendi

Ülkenin dış ticaret verileri ise Ekim ayında sarsıcı bir değişim yaşayarak 2009 ortasından bu yana en düşük açığa geriledi. Ticaret açığının yüzde 39 oranında daralarak 29,4 milyar dolara düşmesi, ithalatın keskin bir şekilde azalmasından kaynaklandı. Trump tarafından yürütülen gümrük vergisi politikaları, ABD istihdam piyasası ve iç talep dengelerini değiştirerek ithalatı 331 milyar dolar seviyesine indirdi.
İthalat rakamlarındaki düşüş, sanayi malzemeleri ve ilaç preparatları gibi pek çok kategoride kendisini net bir şekilde hissettirdi. Diğer taraftan, ihracat rakamları Ekim ayında 302 milyar dolarla tüm zamanların rekorunu kırarak ekonomik büyümeye önemli bir katkı sundu. Parasal olmayan altın ve değerli metallerin satışı, ticaret dengesinin ABD istihdam piyasası üzerindeki yükünü hafifleten unsurlar arasında yer aldı.
Atlanta Fed, dördüncü çeyrekte gayri safi yurtiçi hasılanın yıllık bazda yüzde 2,7 oranında büyüyeceğini öngörüyor. Üçüncü çeyrekteki yüzde 4,3’lük büyümenin ardından gelen bu yavaşlama, iş dünyasındaki genel durgunluğu yansıtıyor. Gelecek dönemde, ABD istihdam piyasası içerisindeki dengesizliklerin ve korumacı ticaret kararlarının küresel piyasalar için en kritik başlıklar olmaya devam edeceği anlaşılıyor.







