Borsa İstanbul‘da BIST 100 endeksi, haftanın işlem gününü önceki kapanışa göre 67,18 puan azalarak 13.521,96 puan seviyesinden tamamladı. Gün genelinde satıcılı bir seyrin hakim olduğu Borsa İstanbul’da, toplam işlem hacmi 166 milyar lira olarak gerçekleşti. Yatırımcıların genel bir satış eğilimi gösterdiği piyasada, endeksin günlük değer kaybı yüzde 0,49 olarak kayıtlara geçti.
Hisse bazlı hareketlerin ve sektörel ayrışmaların öne çıktığı günde, bankacılık ve holding endekslerindeki performanslar piyasanın genel yönü üzerinde belirleyici oldu.
BIST 100’de bankacılık endeksi günü yüzde 0,41 oranında bir gerilemeyle kapatırken, holding endeksindeki kayıp yüzde 1,56 seviyesine ulaştı. Sektörel bazda incelendiğinde, yatırımcısına en çok kaybettiren alanlar holding ve yatırım ortaklığı segmentleri olurken; ulaştırma sektörü yüzde 1,24’lük yükselişiyle pozitif ayrışarak günün en çok kazandıranı oldu.

Küresel piyasalarda teknoloji hisseleri ve büyüme verileri takip ediliyor
Dünya genelindeki finansal piyasalarda, özellikle teknoloji şirketlerinin ulaştığı yüksek piyasa değerlemelerinin ne derece sürdürülebilir olduğu tartışılmaya devam ediyor. Amerika Birleşik Devletleri’nden gelen son ekonomik veriler, dünyanın en büyük ekonomisinde beklenenden daha belirgin bir yavaşlama yaşandığına işaret ediyor.
Bu durum, küresel ölçekte risk iştahını dengelerken, ABD piyasalarında verilerin durgunluk sinyali vermesine rağmen nispeten pozitif bir tablonun korunduğu gözleniyor.
Yurt içi piyasalarda ise BIST 100 endeksi, küresel pozitif beklentilere rağmen yerel dinamikler ve genele yayılan satış baskısı nedeniyle negatif bir ayrışma sergiledi. Analistler, teknoloji sektöründeki çarpanların sorgulanmasının ve makroekonomik verilerin küresel likidite üzerindeki etkilerinin önümüzdeki dönemde de volatiliteyi artırabileceğini kaydediyor.

Borsadaki işlem hacminin 160 milyar liranın üzerinde seyretmesi, piyasadaki likidite akışının sürdüğünü ancak yön tayininde belirsizliğin korunduğunu ifade ediyor.
BIST 100’de kritik seyir ve beklentiler
Borsa İstanbul’un ulaştığı mevcut seviyeler, hem yerli yatırımcının risk algısı hem de yabancı fon girişleri açısından kritik bir eşiği temsil ediyor. Ekonomik aktivitedeki yavaşlama sinyalleri ve şirket kârlılıklarına dair öngörüler, endeksin kısa vadeli rotasını belirlemede temel unsur olarak öne çıkıyor.
Piyasa uzmanları, özellikle enflasyonla mücadele kapsamında atılan adımların ve para politikasındaki sıkı duruşun sermaye piyasaları üzerindeki baskısının bir süre daha hissedilebileceğini değerlendirmesinde bulunuyor.

Gelecek dönemde, küresel merkez bankalarının faiz patikasına dair vereceği mesajlar ile yurt içindeki yapısal reform takvimi yakından izlenecek.
Mevcut teknik seviyelerin korunması durumunda ulaştırma gibi dirençli sektörlerin endeksi destekleyebileceği, ancak sanayi ve holding gruplarında yaşanabilecek kâr realizasyonlarının aşağı yönlü riskleri canlı tutabileceği öngörülüyor. Yatırımcıların, küresel veri setleri ve şirket finansal tablolarını odağa alarak temkinli duruşlarını sürdürmeleri bekleniyor.







