ABD Yüksek Mahkemesi, Başkan Donald Trump’ın yönetiminin en temel ekonomi politikalarından biri olan geniş kapsamlı gümrük vergisi uygulamasını geçersiz kılarak hükümetin ticaret hamlesine ağır bir darbe indirdi.
Cuma günü açıklanan kararda mahkeme, Trump’ın “ulusal acil durum” yetkilerini kullanarak ithal ürünlere getirdiği ek yükümlülüklerin yasal bir zemini olmadığına hükmetti.
Tax Foundation verilerine göre, önümüzdeki on yıl içinde yaklaşık 1,5 trilyon dolar gelir getirmesi beklenen bu vergiler, Trump’ın ikinci başkanlık döneminde uygulamaya koyduğu toplam gümrük vergilerinin yüzde 70’ini oluşturuyordu.
Gümrük vergisi kararı ve hukuki sürecin gelişimi
Başkan Trump, 2025 yılının Şubat ayında fentanil ve diğer yasa dışı uyuşturucuların sınırdan geçişini engelleyemedikleri gerekçesiyle Çin, Meksika ve Kanada’ya yönelik ilk gümrük vergisi paketini devreye sokmuştu.

Nisan ayında ise “Özgürlük Günü” olarak adlandırdığı bir duyuruyla, neredeyse tüm ülkelerden yapılan ithalata yüzde 10 oranında genel bir vergi ve ticaret kurallarını ihlal ettiği düşünülen ülkelere daha yüksek oranlı tarifeler getirildiğini açıklamıştı.
Trump yönetimi, aşırı doz uyuşturucu ölümlerini ve süreklilik arz eden dış ticaret açığını “ulusal acil durum” ilan ederek bu sert ticaret politikalarını gerekçelendirmişti. Ancak küçük işletmeler ve Demokratların yönetimindeki eyaletler, bu vergilerin Kongre onayı olmadan halka yüklenen ek bir vergi olduğunu savunarak konuyu hızla yargıya taşıdı.
Hukuki süreç boyunca üç farklı alt mahkeme, Trump’ın gümrük vergisi hamlesini kanunsuz bularak yürütmeyi durdurma yönünde eğilim gösterdi. Davaları inceleyen 15 yargıçtan 11’i, başkanın yetkilerini aştığı yönünde görüş bildirdi.

Yüksek Mahkeme ise Kasım ayında yapılan hızlandırılmış sözlü savunmalar sırasında bu düzenlemelere karşı şüpheci bir tutum sergilemişti. Hükümet kanadı, vergilerin temel amacının gelir elde etmek değil, dış ticareti düzenlemek olduğunu savunsa da mahkeme heyeti bu savunmayı anayasal yetki paylaşımı açısından yeterli bulmadı.
Trump’ı veto eden karar sonrası küresel piyasalar ve ticaretin geleceği üzerindeki etkiler
Yüksek Mahkeme’nin bu kararı, ABD’nin ticaret ortaklarıyla olan ilişkilerinde ve iç piyasa dinamiklerinde belirgin bir değişim dalgası yaratması beklenen kritik bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Kararın ardından Washington’daki hukukçular ve ekonomi analistleri, yürütme erkinin ekonomi üzerindeki denetimsiz gücünün sınırlandığına dikkat çekiyor. Vergi yükünün kalkmasıyla birlikte, özellikle ithal girdi maliyetleri nedeniyle baskı altında olan sektörlerde bir rahatlama beklentisi hakim.

Piyasa uzmanları, kararın ardından doların küresel bazda volatilitesinin artabileceğini ve ABD’nin ticaret ortaklarından gelebilecek olası misilleme hamlelerinin gündemden düşebileceğini öngörüyor.
Gelecek dönemde Trump yönetiminin, gümrük vergisi hedeflerine ulaşmak için Kongre ile daha yakın bir iş birliği içine girmesi veya farklı yasal boşlukları araması bekleniyor. Ancak mevcut karar, başkanın ticaret politikalarında tek taraflı hareket etme alanını ciddi şekilde daraltmış durumda.
Yatırımcılar ve uluslararası ticaret kuruluşları, bu hukuki zaferin tedarik zinciri maliyetlerini düşüreceği ve enflasyon artış hızı üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluşturacağı beklentisiyle süreci yakından takip ediyor. Karar, aynı zamanda ABD iç siyasetinde yasama ve yürütme arasındaki güç dengesinin ekonomi politikaları üzerindeki belirleyici rolünü bir kez daha teyit etmiş oldu.






