İran yönetimi, bölgedeki askeri gerilimin tırmanması üzerine dünyanın en stratejik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği ve küresel petrol fiyatlarının varil başına 200 dolara yükselebileceği uyarısında bulundu.
İran yarı resmi Fars haber ajansının aktardığı bilgilere göre, bir askeri sözcü yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail’in bölgedeki çıkarlarına hizmet edecek şekilde boğazdan “tek bir litre” bile petrol geçişine izin verilmeyeceğini kaydetti.
Bölgesel güvenliğin istikrarsızlaşmasının doğrudan enerji piyasalarına yansıyacağını vurgulayan yetkili, petrol fiyatlarında yaşanabilecek sert yükselişe karşı uluslararası kamuoyunun hazırlıklı olması gerektiğini ifade etti. Bu açıklama, küresel enerji arz güvenliğine yönelik risklerin arttığı bir dönemde piyasalarda volatilite beklentisini güçlendirdi.

Bölgedeki füze saldırıları ve tırmanan askeri gerilim
Enerji koridorlarına yönelik bu tehditlerin arka planında, bölgedeki askeri hareketliliğin son dönemde görülmemiş bir seviyeye ulaşması yatıyor. Edinilen verilere göre İran, ABD ve İsrail’in operasyonlarına misilleme olarak 28 Şubat tarihinden bu yana yedi Arap ülkesinde bulunan ABD üslerine ve çeşitli stratejik noktalara yönelik kapsamlı bir saldırı dalgası başlattı. Bu süre zarfında söz konusu hedeflere en az 839 füze saldırısı düzenlendiği bildirildi.

Karşılıklı hamlelerle devam eden bu süreçte, Körfez ülkelerindeki pek çok kritik altyapı tesisi hedef alındı. Güvenlik kaynakları, saldırıların yoğunluğunun ve menzilinin bölgedeki enerji üretim tesislerini de risk altına soktuğunu belirtiyor.
İranlı askeri yetkililer, operasyonların seyrinin ABD ve müttefiklerinin tutumuna bağlı olarak değişeceğini dile getirirken, Hürmüz Boğazı kartının her an masada olduğunu hatırlatıyor.
Petrol ticareti ağır hasar aldı
Hürmüz Boğazı, küresel petrol ticaretinin yaklaşık üçte birinin deniz yoluyla taşındığı, dünyanın en hayati enerji arteri olarak kabul ediliyor. Bu dar su yolunda yaşanacak olası bir tıkanıklık, sadece bölgesel değil, küresel ekonomiyi de bir resesyon riskiyle karşı karşıya bırakma potansiyeli taşıyor.

Analistler, petrol fiyatlarının 200 dolar seviyesine ulaşması senaryosunun, özellikle enerji ithalatçısı gelişmekte olan ülkelerde enflasyonist baskıyı artıracağını ve sanayi üretimini durma noktasına getirebileceğini değerlendiriyor.
Piyasa uzmanları, mevcut tablonun arz güvenliği açısından son yılların en kritik aşamasına işaret ettiğini vurguluyor. Gelecek dönemde gerilimin düşürülmesine yönelik diplomatik bir çaba sergilenmemesi durumunda, Dow Jones endeksi başta olmak üzere küresel borsalarda enerji maliyetleri kaynaklı sert satışların görülmesi muhtemel görünüyor. Yatırımcılar ve enerji devleri, bölgedeki askeri hamlelerin yanı sıra özellikle Hürmüz Boğazı’nın seyrüsefer güvenliğine dair gelecek resmi açıklamaları yakından takip ediyor.







