ABD Merkez Bankası (Fed) Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) faizleri sabit tutma kararı ve ardından petrol fiyatlarında yaşanan yükselişin enflasyon görünümünü belirsizleştirmesi, ABD borsalarında (S&P 500, Nasdaq, Dow Jones) 2024 yılından bu yana görülen en keskin günlük kayıplardan birine yol açtı.
Dow Jones endeksi 769 puan gerileyerek yüzde 1,6 oranında değer kaybetti ve Kasım ayından bu yana en düşük seviyesine indi. Dow Jones gibi S&P 500 endeksi de yüzde 1,4, Nasdaq Bileşik endeksi ise yüzde 1,5 oranında düşüş kaydederek, 18 Aralık 2024’ten bu yana en zayıf FOMC karar günü performansını sergiledi.
Dow Jones’ta satış baskısı arttı
Fed’in politika faizini değiştirmeme kararı piyasalar tarafından öngörülen bir hamle olsa da, Fed Başkanı Jerome Powell’ın ekonomik öngörülere dair ihtiyatlı mesajları Dow Jones’ta satış baskısını derinleştirdi.
Powell, bankanın 2026 yılı için medyan tahmini olan tek faiz indirimi konusundaki belirsizliğe dikkat çekerek, mevcut tahminlerin her zamankinden daha yüksek düzeyde belirsizlik içerdiğini ve ihtiyatla karşılanması gerektiğini vurguladı.

Bu açıklamaların ardından Dow Jones düşüşle kapanırken, tahvil piyasalarında da hareketlilik gözlendi; 2 yıllık ABD hazine tahvili getirisi yüzde 3,74’e, 10 yıllık tahvil getirisi ise yüzde 4,26’ya yükseldi.
Petrol fiyatlarındaki artış ve faiz politikası üzerindeki etkileri
Küresel enerji piyasalarında Brent ham petrolü vadeli işlemlerinin yüzde 3,8 artışla 107,38 dolara fırlaması, enflasyonla mücadele sürecine dair endişeleri tetikledi.
Powell, enerji fiyatlarındaki artışın ekonomi ve enflasyon üzerindeki olası etkilerini değerlendirmek için henüz erken olduğunu ifade ederken, piyasa uzmanları bu durumun faiz indirim sürecini sekteye uğratabileceği görüşünde birleşiyor.
Morgan Stanley Wealth Management Baş Ekonomi Stratejisti Ellen Zentner, enerji fiyatlarındaki şokların genellikle büyümede belirgin bir yavaşlamaya neden olduğunu, bu durumun ilerleyen dönemde beklenenden daha fazla politika gevşemesine alan açabileceğini ancak mevcut tabloda Powell’ın temkinli duruşunun makul olduğunu kaydetti.

Powell’ın basın toplantısının ardından yatırımcıların faiz beklentilerinde de önemli değişimler yaşandı. CME FedWatch verilerine göre, faiz oranlarının Aralık ayına kadar değişmeden kalma olasılığı bir gün önceki yüzde 30,5 seviyesinden yüzde 46,8’e yükseldi.
Ayrıca, 2026 yılı içinde bir faiz artışı olasılığı daha önce sıfır olarak fiyatlanırken, son gelişmelerle birlikte yüzde 1,4 seviyesine tırmandı.
Fed kararı ışığında küresel piyasaların gelecek beklentisi
Piyasaların odağında yer alan temel unsur, Fed’in enflasyon hedefine ulaşırken ekonomik büyümeyi ne ölçüde koruyabileceği sorusu olmaya devam ediyor.
Petrol fiyatlarındaki volatilite, arz yönlü şokların maliyet enflasyonunu diri tutma riskini artırırken, bu durum Fed’in manevra alanını daraltıyor. Powell’ın “tahminlere ihtiyatla yaklaşılmalı” uyarısı, bankanın veri odaklı kalmaya devam edeceğinin ve önceden belirlenmiş bir rota üzerinde ilerlemeyeceğinin en net işareti olarak kabul ediliyor.

Gelecek dönemde, özellikle enerji maliyetlerinin tüketici fiyat endeksine yansıması ve iş gücü piyasasındaki soğuma sinyalleri, Fed’in 2026 rotasını belirleyecek ana parametreler olacak. Yatırımcılar, jeopolitik risklerin petrol arzı üzerindeki baskısını yakından izlerken, Fed’in şahin duruşunu koruma ihtimalinin hisse senedi piyasaları üzerinde bir süre daha baskı oluşturması bekleniyor. Sonuç olarak piyasa, kısa vadeli bir rahatlamadan ziyade, ekonomik verilerin netleşeceği daha temkinli bir süreci fiyatlamaya başlamış durumda.







