ABD borsaları, Federal Rezerv (Fed) toplantısının ardından petrol fiyatlarının yeniden piyasa dinamiklerini belirlemesiyle negatif bir seyir izliyor. S&P 500 vadelileri, yatırımcıların varil başına 115 doları aşan ham petrol fiyatlarına odaklanmasıyla perşembe günü açılış öncesi işlemlerde yüzde 0,4 oranında değer kaybetti.
Nasdaq 100 vadelilerinde yüzde 0,5, Dow Jones endeksi vadelilerinde ise yüzde 0,3’lük geri çekilmeler kaydedilirken; piyasalardaki satış baskısı, Orta Doğu’daki enerji altyapısına yönelik saldırıların şiddetlenmesiyle derinleşiyor.
Fed sonrası dönemde enerji piyasasının hakimiyeti artarken, bölgedeki tesislerin hedef alınması küresel arz güvenliğine dair endişeleri zirveye taşıdı.
Dün kapanışta S&P 500 endeksi yüzde 1.6, Dow Jones ise yüzde 1.4 değer yitirmişti
Orta Doğu’daki enerji tesislerine yönelik saldırılar petrolü tetikledi
İran ile yaşanan çatışma sürecinin son 24 saatte yeni bir boyuta evrilmesi, küresel enerji piyasalarında sert fiyat hareketlerini beraberinde getirdi. Dünyanın en büyük doğal gaz sahası olan İran’daki Güney Pars (South Pars) tesisleri dahil olmak üzere, bölgedeki kritik enerji altyapı noktalarının hedef alınması arz güvenliğini ciddi şekilde sarstı. Misilleme olarak İran’ın Orta Doğu genelindeki altyapı tesislerine yönelik saldırılar gerçekleştirmesi, çatışmanın yayılma riskini artırdı.

Katar’ın kamu enerji şirketi QatarEnergy, büyük bir sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) merkezi olan Ras Laffan sanayi şehrinde “kapsamlı hasar” oluştuğunu bildirdi. Yaşanan gelişmeler, enerji fiyatları üzerindeki volatiliteyi zirveye taşırken, küresel sanayi üretimi ve nakliye maliyetleri üzerinde yeni bir maliyet yükü oluşturdu.
ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’ın Katar’a saldırması durumunda Güney Pars gaz sahasını vurma tehdidi, gerilimin diplomatik yollarla çözülme ihtimalini zayıflattı. Trump’ın sosyal medya platformu üzerinden paylaştığı sert mesajların ardından, Brent ham petrol vadelileri günün erken saatlerinde yüzde 7,7 oranında belirgin bir sıçrama yaparak 115,72 dolara yükseldi.
Söz konusu artış, enflasyon beklentilerini yeniden yukarı yönlü revize edilmesine neden olurken, enerji piyasalarının finansal piyasalar üzerindeki ağırlığı daha da belirginleşti. Uzmanlar, enerji sevkiyatındaki olası uzun süreli kesintilerin küresel büyüme tahminlerini aşağı çekebileceğini vurguluyor.

Mevcut tabloda, jeopolitik risklerin sadece petrol fiyatlarını değil, aynı zamanda küresel tedarik zincirindeki tüm girdi maliyetlerini etkilediği görülüyor. Petrol piyasasındaki her yukarı yönlü hareketin, tüketici güven endeksini zayıflatması ve şirket kârlılıkları üzerinde baskı oluşturması bekleniyor.
S&P 500‘de Fed’in faiz patikasına dair belirsizlik
Finansal piyasalar, çarşamba günü Fed’in faizleri sabit tutma kararı ve Fed Başkanı Jerome Powell’ın ihtiyatlı mesajlarıyla sert bir satış dalgasına maruz kaldı. Dow Jones endeksi günü 768 puanlık, yani yüzde 1,6’lık önemli bir kayıpla tamamlayarak Kasım ayından bu yana en düşük seviyesine geriledi. S&P 500 endeksi yüzde 1,4, Nasdaq Composite ise yüzde 1,5 oranında değer kaybederek negatif trende eşlik etti.
S&P 500, Dow Jones ve Nasdaq’taki kayıplarda ana etken, petrol fiyatlarındaki volatiliteye paralel olarak Powell’ın İran savaşının belirsiz etkilerine yönelik yaptığı vurgular oldu. Fed’in son projeksiyonlarına göre 2026 yılı için sadece bir faiz indirimi öngörülmesi, piyasaların hızlı bir parasal gevşeme beklentisini boşa çıkardı. Powell, mevcut tahminlerin oldukça yüksek bir belirsizliğe tabi olduğunu belirterek, paylaşılan öngörülere ihtiyatla yaklaşılması gerektiğini ifade etti.

Enerji fiyatlarındaki artışın manşet enflasyonu yukarı çekeceği kesinleşirken, ekonomik aktivite üzerindeki net etkileri kestirmenin henüz erken olduğu kaydedildi. Powell’ın söz konusu değerlendirmeleri ve Fed’in mevcut yaklaşımı, Orta Doğu’daki gelişmelerin borsa performansı için ne kadar kritik olduğunu bir kez daha kanıtladı. Montis Financial baş yatırım yetkilisi Dennis Follmer, Fed toplantısının piyasalardaki tedirginliği gidermediğini, aksine petrol kaynaklı şokun faiz indirimi planlarını ötelemesine neden olduğunu dile getirdi.
Yatırımcılar, faiz indirimlerinin gecikmesiyle beraber büyüme hisselerinden çıkış yaparken, yüksek faiz ve yüksek enerji maliyeti kıskacındaki şirketlerin mali tablolarına dair endişeler artıyor. Piyasa profesyonelleri, Fed’in enflasyon hedefine ulaşma yolundaki kararlılığının, enerji şoku nedeniyle daha zorlu bir sınava gireceğini öngörüyor.
Gelecek dönemde, iş gücü piyasasından gelecek veriler ve jeopolitik gelişmelerin seyri, S&P 500 endeksinin yönünü tayin edecek temel unsurlar olmaya devam edecektir. Enerji piyasasının piyasa üzerindeki belirleyici rolünün, merkez bankasının hamlelerini sınırlaması, volatiliteyi önümüzdeki çeyrekte de yüksek tutabilir.







