ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), Bitcoin başta olmak üzere kripto para platformlarının geleneksel hisse senetlerini blokzinciri üzerinde “token” formunda işleme açmasını kolaylaştıracak kritik bir düzenleme hazırlığına girdi.
Önümüzdeki ay kamuoyuna duyurulması beklenen “inovasyon muafiyeti” teklifi, Coinbase gibi dijital varlık devlerinin, mevcut borsa ve aracı kurum regülasyonlarına tam uyum sağlamadan “tokenizasyon” süreçlerini başlatmasına imkan tanıyabilir.
Bu gelişme, Wall Street’in köklü kuruluşları ile Bitcoin ve kripto ekosistemi arasındaki rekabeti yeni bir boyuta taşıyor.

Tokenizasyon süreci ve piyasa kuralları üzerindeki etkileri
SEC tarafından üzerinde çalışılan ve “inovasyon muafiyeti” olarak adlandırılan düzenleme, bitcoin ve kripto firmalarına belirli bir süre boyunca aracı kurum veya borsa tescili yaptırmadan tokenize menkul kıymet ihraç etme ve ticaretini yürütme yetkisi tanımayı amaçlıyor.
Bu geçici muafiyet dönemi boyunca firmaların, blokzinciri teknolojisinin geleneksel kurallara ihtiyaç duymadan da güvenli işleyebileceğini kanıtlaması bekleniyor. Ancak düzenleyici kurumun, riskleri minimize etmek amacıyla bu muafiyetlere varlık tavanı ve işlem limiti gibi belirli kısıtlamalar getirmesi öngörülüyor.

Geleneksel finans dünyasının temsilcileri ise bu esnekliğe mesafeli yaklaşıyor. Menkul Kıymetler Endüstrisi ve Finansal Piyasalar Birliği (Sifma), aylardır süren lobi faaliyetleriyle muafiyetin kapsamının dar tutulması için baskı yapıyor.
Sifma yetkilileri, denetim dışı bir ticaret ortamının yatırımcı koruma standartlarını zayıflatabileceğini ve aracı kurumların müşterilerine “en iyi fiyatı” sunma yükümlülüğü gibi temel piyasa ilkelerini tehdit edebileceğini savunuyor.
Öte yandan, hisse senedi işlemlerinin blokzincirine kayması, geleneksel piyasa aktörlerinin kâr marjlarını ciddi oranda baskılama potansiyeli taşıyor.
Bitcoin piyasasında rekabet ve blokzinciri entegrasyonu
Bitcoin ile birlikte kripto para sektörü ile bankacılık dünyası arasındaki gerilim sadece hisse senetleriyle sınırlı kalmıyor. Yıl başından bu yana taraflar, sabit coin (stablecoin) mevduatlarına faiz ödenip ödenemeyeceği konusunda da görüş ayrılığı yaşıyor.
Bankalar bu durumun mevduat çıkışına neden olacağını ileri sürerken, kripto temsilcileri bu iddiaları rekabeti engelleme çabası olarak nitelendiriyor. Kripto sektörü, hisse senetlerinin blokzincirinde işlem görmesinin 24 saat kesintisiz ticaret, anlık takas ve daha düşük işlem maliyeti gibi avantajlar sağlayacağını vurguluyor.
Coinbase gibi platformlar, sadece dijital varlıkların değil, geleneksel yatırım araçlarının da dahil olduğu “her şeyin borsası” olma vizyonuyla hareket ediyor. Şirket, SEC’e sunduğu görüş yazısında; aracı kurum, borsa ve saklama kuruluşlarının birbirinden ayrı yapılar olmasını “kağıt tabanlı sistemlerden kalma bir miras” olarak tanımlamış ve bu ayrımın teknolojik olarak gereksizleştiğini belirtmişti.

Geleneksel finans (TradFi) temsilcileri ise regülasyonların gevşetilmesi yerine, teknolojik dönüşümün mevcut güvenlik ağları korunarak yavaş ve kontrollü bir şekilde yapılması gerektiğini savunmaya devam ediyor.
Piyasa dinamikleri ve regülatör beklentileri
SEC Başkanı Paul Atkins, New York’ta düzenlenen Dijital Varlık Zirvesi’nde yaptığı açıklamada, söz konusu inovasyon muafiyetinin önümüzdeki ay içerisinde yayımlanacağını teyit etti.
Atkins, bu adımın firmaların blokzinciri tabanlı ticaret için “konsept kanıtlama” çalışmaları yapmalarına olanak tanıyacağını ve elde edilecek verilerin uzun vadeli kural koyma süreçlerinde temel teşkil edeceğini belirtti.
Komisyon Üyesi Hester Peirce ise bu hamleyi “kademeli bir ilerleme” olarak tanımlayarak, düzenlemenin ne kripto dünyasının tüm sorunlarını çözecek sihirli bir değnek ne de geleneksel finansı yutacak bir canavar olduğunu ifade etti.
Sonuç olarak, ilk etapta küçük ölçekli projelerle başlayacak olan bu süreç, uzun vadede küresel sermaye piyasalarının işleyiş biçimini kökten değiştirme potansiyeline sahip görünüyor.







