Asya borsaları, küresel tahvil faizlerindeki sert yükselişin borçlanma maliyetlerini artırması ve jeopolitik gerilimlerin enflasyon kaygılarını tetiklemesiyle çarşamba günü üst üste dördüncü işlem gününde de değer kaybetti.
Yatırımcıların güvenli liman arayışı tahvil piyasalarında satış baskısını derinleştirirken, küresel hisse senedi piyasaları dünyanın en değerli şirketi olan Nvidia‘nın açıklayacağı ilk çeyrek bilançosuna kilitlendi. Piyasalar, teknoloji devinden gelecek verilerin yüksek borçlanma maliyetlerinin gölgesindeki borsalara yeni bir yön tayin edip edemeyeceğini izliyor.
Küresel tahvil piyasalarındaki satış dalgası, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bu yıl içinde faiz artırımına gitmek zorunda kalabileceğine yönelik beklentilerin güçlenmesiyle gece seansında da etkisini sürdürdü. ABD’nin 10 yıllık gösterge tahvil faizi gece saatlerinde son 16 ayın en yüksek seviyesi olan yüzde 4,687’ye ulaşırken, 30 yıllık tahvil faizi ise yüzde 5,198’e tırmanarak 2007 yılından bu yana görülmemiş seviyelere yaklaştı.
Yaşanan bu makroekonomik hareketlilik, bölge genelindeki hisse senedi endekslerinde satış ağırlıklı bir seansın yaşanmasına zemin hazırladı.

Asya, bölgesel bazda incelendiğinde, Japonya dışındaki Asya-Pasifik hisselerini izleyen en geniş kapsamlı MSCI endeksi yüzde 0,7 oranında gerileme kaydetti. Japonya’da Nikkei 225 endeksi günü yüzde 1,6’lık sert bir düşüşle tamamlarken, Güney Kore’de KOSPI endeksi yüzde 2 oranında değer kaybetti.
Çin ana karasındaki mavi çipli şirketleri listeleyen CSI 300 endeksi yüzde 0,4 oranında aşağı yönlü bir grafik çizerken, Hong Kong’un Hang Seng endeksi yüzde 0,7’lik bir geri çekilme yaşadı. Avrupa vadeli endeksleri yeni güne yüzde 0,5’lik düşüş beklentisiyle başlarken, ABD tarafında Nasdaq vadeli kontratları yatay seyretti, S&P 500 vadeli endeksi ise yüzde 0,1 oranında hafif bir gerileme kaydetti.
Piyasa analistleri, son dönemde yaşanan güçlü yükseliş hareketinin ardından borsalarda bir düzeltme eğiliminin hakim olduğunu, ancak ABD tahvil faizlerindeki yukarı yönlü hareketin piyasalarda ciddi bir volatilite yarattığını belirtiyor.
Uzmanlar, Nvidia şirketinin piyasa beklentilerini aşan bir finansal tablo ortaya koyabileceğini ancak geçmiş dönemlerdeki gibi tüm piyasayı tek başına yukarı taşıyacak bir şok etkisi yaratmasının bu kez daha zor olduğunu ifade ediyor.

Küresel piyasalarda jeopolitik riskler ve tahvil baskısı artıyor
Yatırımcıların risk iştahını baskılayan bir diğer önemli unsur ise Orta Doğu ve Doğu Asya eksenindeki diplomatik ve askeri gelişmeler olarak öne çıkıyor. Enerji piyasalarında petrol fiyatları çarşamba günü sabah saatlerinde hafif bir gevşeme göstererek Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,2 düşüşle 111,07 dolara gerilese de, kritik eşik olan 110 doların üzerindeki seyrini korudu.
Küresel petrol ticaretinin en önemli geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki fiili kapalılık durumu devam ederken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran yönetimi ile müzakerelere alan tanımak adına planlanan askeri müdahaleyi ertelediğini açıklaması, ancak gerekirse İran’ı yeniden vurabileceğini belirtmesi jeopolitik risk algısını yüksek tutuyor. Eş zamanlı olarak Pekin’de Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, ABD Başkanı Trump’ın geçen haftaki resmi ziyaretinin hemen ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i ağırlamaya hazırlanıyor. Bu küresel güç dengelerindeki hareketlilik, ham madde fiyatları ve tedarik zincirleri üzerinde baskı oluşturarak enflasyonist kaygıları diri tutuyor.

Tahvil piyasasına bakıldığında, üç işlem gününde 21 baz puanlık sert bir yükseliş kaydeden ABD 10 yıllık tahvil faizleri Asya seansında yüzde 4,6713 seviyesinde dengelendi.
Geçtiğimiz perşembe gününden bu yana 17 baz puan artış gösteren 30 yıllık tahvil faizi ise yüzde 5,1858 ile yatay bir seyir izledi. Döviz piyasalarında ise ABD doları, önemli para birimleri karşısında son altı haftanın en yüksek seviyelerine yakın konumunu korudu. Dolar/yen paritesi, Japon yetkililerin 30 Nisan’da yene destek olmak amacıyla 160 seviyesinde gerçekleştirdiği döviz müdahalesinin getirdiği kazançları tamamen geri vererek, üst üste yedi gün süren yükseliş trendinin ardından 159,05 seviyesinde sabitlendi. Avrupa para birimi euro, gece seansında 8 Nisan’dan bu yana en düşük seviyesini test ettikten sonra 1,1594 dolardan işlem gördü.
İngiliz sterlini ise bu haftanın başlarında gördüğü altı haftanın en düşük seviyesine yakın bir noktada, 1,3380 dolar seviyesinde alıcı buldu. Güçlenen dolar endeksinin etkisiyle altın fiyatları da yüzde 0,4 oranında değer kaybederek ons başına 4 bin 463 dolara geriledi ve mart ayı sonundan bu yana en düşük seviyesine indi.
Nvidia raporu piyasaların geleceğine nasıl yön verecek?
Yarı iletken ve yapay zeka teknolojileri alanında küresel bir tekel konumunda bulunan çip üreticisi Nvidia’nın, çarşamba günü piyasa kapanışının ardından açıklayacağı ilk çeyrek finansal sonuçları öncesinde piyasadaki beklentiler oldukça yüksek seyrediyor. LSEG tarafından gerçekleştirilen analist anketlerinin medyan tahminlerine göre, şirketin üç aylık gelirinin bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 80 oranında artış göstererek 79 milyar dolara yaklaşması öngörülüyor.

Yatırımcılar, teknoloji hisselerinin öncülüğünde küresel borsaların yönünü tayin edecek bu verilerin, yüksek faiz ortamının getirdiği finansal maliyetleri dengeleyebilecek bir büyüme potansiyeline işaret edip etmeyeceğini yakından inceliyor.
Raporun içeriği, yalnızca teknoloji sektörünü değil, riskli varlıklara yönelik genel piyasa eğilimini de doğrudan etkileme potansiyeline sahip bulunuyor.
Ekonomi çevreleri ve kurum analistleri, borsalarda kalıcı bir toparlanmanın yaşanabilmesi için faiz cephesindeki makroekonomik baskının hafiflemesi gerektiği değerlendirmesinde bulunuyor. Kısa vadeli projeksiyonlarda, jeopolitik gerilimlerin tırmanması durumunda enerji maliyetlerinin artacağı ve bunun da merkez bankalarının faiz indirim süreçlerini daha ileri tarihlere ertelemesine yol açabileceği vurgulanıyor.
Dow Jones endeksi ve S&P 500 gibi majör endekslerin gelecekteki performansı, hem jeopolitik sahadaki diplomatik temasların neticelerine hem de yüksek sermaye maliyetleri altında şirket kârlılıklarının ne ölçüde direnç göstereceğine bağlı kalmaya devam edecek. Yatırımcılar, faiz oranlarının uzun süre yüksek kalacağı bir senaryoya karşı pozisyonlarını gözden geçirirken, piyasalardaki volatil seyrin bir süre daha korunması bekleniyor.






