Küresel piyasalarda Washington ve Tahran hattından gelen çelişkili sinyaller oynaklığı artırırken dolar endeksi altı haftanın en yüksek seviyesine yakın konumunu koruyor.
ABD ile İran arasındaki barış anlaşmasına yönelik belirsizlikler, yatırımcıların temkinli duruşunu destekliyor. Washington ve Tahran yönetimlerinin, uranyum stokları ile Hürmüz Boğazı’nın kontrolü konusundaki uzlaşmaz tavırları devam ediyor.
Buna karşın ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio‘nun müzakerelerde bazı olumlu işaretler bulunduğunu kaydetmesi, piyasalarda sınırlı bir iyimserlik yaratıyor. Gece seansında dalgalı bir seyir izleyen piyasalarda, Asya işlemlerinin başlamasıyla birlikte döviz hareketlerinin büyük ölçüde sakinleştiği gözleniyor. Yatırımcılar, Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin gidişatına dair daha fazla netlik beklemeyi sürdürüyor.

Dolar endeksi, ana para birimlerinden oluşan sepet karşısında hafif bir yükselişle 99,23 seviyesinden işlem görüyor. Endeks, hafta içinde 7 Nisan’dan bu yana en yüksek seviye olan 99,515 puana kadar tırmanmıştı. Avrupa ortak para birimi euro yüzde 0,03 oranında sınırlı bir düşüşle 1,1615 dolar seviyesine gerilerken, İngiliz sterlini 1,3431 dolarda yatay bir seyir izliyor.
İngiltere’de yaşanan siyasi çalkantılar nedeniyle geçen hafta yüzde 2’den fazla değer kaybeden sterlin, bu hafta kayıplarını telafi ederek haftalık bazda yüzde 0,8 kazanca yöneldi. ABD ekonomisinden gelen olumlu veriler de ABD para birimini destekleyen bir diğer önemli gelişme olarak öne çıkıyor. Haftalık işsizlik maaşı başvurularının gerilemesi ve imalat sanayi aktivitesinin mayıs ayında son dört yılın en yüksek seviyesine ulaşması, dünyanın en büyük ekonomisinin direncini koruduğuna işaret ediyor. Analistler, Orta Doğu’daki ateşkes sürecinde 12. haftaya girilmesine rağmen tarafların kesin bir çözüme yaklaştığına dair somut bir kanıt bulunmadığını değerlendiriyor.
Mevcut jeopolitik tabloda risklerin yukarı yönlü olduğunu ifade eden uzmanlar, ABD para biriminin güvenli liman talebiyle gücünü koruyabileceğini öngörüyor. Bölgedeki diğer para birimlerinde ise Avustralya doları yüzde 0,1 kayıpla 0,7142 dolara gerilerken, Yeni Zelanda doları 0,5875 dolardan alıcı buluyor.

Asya para birimleri petrol şokunun baskısı altında
Dolar endeksi genelindeki güçlü duruş ve kalıcı olarak yüksek seyreden enerji fiyatları, Asya ekonomilerinde ciddi bir finansal baskı yaratıyor. Bu süreçten en fazla etkilenen para birimlerinin başında gelen Japon yeni, dolar karşısında 159 kritik eşiğinin zayıf tarafında kalmaya devam ediyor. Yeni günde yüzde 0,1 oranında değer kaybeden yen, dolar karşısında 159,09 seviyesinden işlem görüyor.
Japon yetkililerin para birimini desteklemek amacıyla birkaç hafta önce gerçekleştirdiği tahmin edilen doğrudan müdahalelere rağmen yendeki zayıflığın sürmesi, piyasa aktörlerini alarm durumuna geçiriyor. Uzmanlar, yenin müdahale sonrası elde ettiği kazançların yarısından fazlasını geri verdiğini belirtiyor. Resmi makamların müdahale miktarı veya sıklığı konusunda bir sınır olmadığını açıklaması, Tokyo’nun döviz piyasasına yeniden adım atma riskini belirgin şekilde artırıyor. Makroekonomik tarafta ise Japonya’da çekirdek enflasyonun nisan ayında son dört yılın en düşük seviyesine gerilemesi, Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) faiz artış sürecini daha karmaşık bir boyuta taşıyor.
Gelişmekte olan Asya ülkeleri de küresel petrol şokunun getirdiği maliyet artışları nedeniyle yoğun bir satış baskısına maruz kalıyor. Bu durum, bölgedeki ekonomi yönetimlerini ekonomilerini korumak adına acil ve alışılmadık makroihtiyati tedbirler almaya zorluyor. Endonezya hükümeti, para birimindeki sert düşüşü engellemek amacıyla ham madde ihracatçısı şirketlerin gelirlerine yönelik denetimlerini sıkılaştırma kararı aldı. Alınan yeni kararla birlikte, doğal kaynak ihraç eden tüm şirketlerin 1 Haziran tarihinden itibaren ihracat gelirlerinin tamamını kamu bankalarında tutması zorunlu kılındı.

Endonezya rupisi, dolar karşısında 17.710 ile tarihi en düşük seviyelerine yakın seyrediyor. Finansal analistler, bu hamlenin yerel piyasadaki döviz arzını artırarak rupiyi doğrudan desteklemeyi amaçladığını ifade ediyor. Uzmanlar, bir para biriminin değerinin ülkenin temel ekonomik göstergelerinin bir yansıması olduğunu, Endonezya’nın makro dengelerinde ise belirgin bir bozulma yaşandığını vurguluyor.
Küresel piyasalarda enerji maliyetleri ve jeopolitik riskler
Jeopolitik belirsizliklerin enerji fiyatları üzerindeki etkisi ve büyük merkez bankalarının para politikası patikaları, küresel piyasalar için belirleyici olmaya devam ediyor. ABD ve İran arasındaki müzakerelerin seyri, sadece bölgesel istikrarı değil, küresel enerji tedarik zincirini ve ham petrol fiyatlarını da doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor.
Yüksek enerji maliyetlerinin enflasyonist baskıları canlı tutması, merkez bankalarının yüksek faiz ortamını beklenenden daha uzun süre sürdürmesine neden olabilir. Bu durum, özellikle dış finansmana bağımlı olan ve enerji ithalatı yüksek olan gelişmekte olan piyasalar üzerinde çifte baskı oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde, ABD istihdam verileri ve enflasyon göstergelerinin yanı sıra Orta Doğu’dan gelecek resmi açıklamalar, piyasaların yönü açısından kritik önem arz ediyor. Yatırımcıların güvenli liman arayışının sürmesi durumunda, dolar endeksi bazındaki güçlü seyrin korunması ve riskli varlıklardan kaçış eğiliminin devam etmesi bekleniyor.







