Orta Doğu’da tırmanan gerilim ve İran merkezli savaşın tetiklediği enerji şoku Avrupa hisse senedi piyasalarında büyüme beklentilerini baskılarken, teknoloji sektöründe yaşanan güçlü ralli küresel makroekonomik belirsizliklerin gölgesinde dikkat çekici bir başarı sergiliyor.
Savaşın yarattığı jeopolitik riskler, kıta genelindeki ekonomik aktivitenin Mayıs ayında son iki buçuk yılın en keskin gerilemesini kaydetmesine yol açarak bölge borsalarının ABD piyasalarının gerisinde kalacağı beklentisini güçlendirdi. Ancak uluslararası finans kuruluşu TS Lombard tarafından yayımlanan yeni bir rapor, Avrupa yapay zeka hisseleri olarak sınıflandırılan iki önemli hisse senedi sepetinin, son bir buçuk ayda Avrupa borsalarındaki pozitif performansın üçte ikisinden fazlasını tek başına sırtladığını ortaya koydu.
TS Lombard Avrupa ve Küresel Makro Direktörü Davide Oneglia, konuya ilişkin değerlendirmesinde, Nisan ayından bu yana Avrupa yapay zeka hisseleri sepetlerinin gösterdiği performansın teknoloji yoğunluklu Nasdaq endeksi ile başa baş gittiğini ve Tayvan borsasının ise sadece küçük bir farkla gerisinde kaldığını belirtti.
Makroekonomik kargaşanın ötesine bakılması gerektiğinin altını çizen Oneglia, yatırımcıların kıtadaki yapay zeka kazananlarını göz ardı etmemesi yönünde kritik bir çağrıda bulundu. Kurumun analizine göre, ASML, Infineon ve STMicroelectronics gibi yarı iletken tedarik zinciri şirketlerinden oluşan birinci yapay zeka sepeti Nisan başından bu yana yaklaşık yüzde 20 oranında değer kazandı.

Veri merkezleri ve teknoloji altyapısı kurulumunda rol alan Schneider Electric ile İtalya merkezli Prysmian gibi devleri barındıran ikinci sepet ise aynı dönemde yüzde 22 civarında artış kaydetti.
Londra Borsası Grubu (LSEG) verileri, söz konusu dönemde Güney Kore endeksindeki yüzde 55’lik sıçramanın ve Tayvan borsasındaki yüzde 28’lik yükselişin gerisinde kalınsa da, Avrupa teknoloji hisselerinin küresel rakipleriyle rekabet edebilir bir kulvarda kalmayı başardığını gösteriyor.
Yapay zeka altyapısına yönelik yatırımlar ralliyi destekliyor
Nisan ayının başından itibaren ABD’li teknoloji devlerinin beklentilerin üzerinde kar açıklaması ve Avrupa genelinde teknoloji altyapısı yatırımlarına verilen resmi destekler, Avrupa yapay zeka hisseleri genelinde başlayan bu hareketliliğin önümüzdeki dönemde de devam edebileceğine işaret ediyor. Yaklaşık 578 milyar dolarlık varlığı yöneten Principal Asset Management Küresel Baş Stratejisti Seema Shah, Avrupa’nın inovasyon odağının özellikle son iki yılda savunma, enerji güvenliği ve yapay zeka altyapısı alanlarında somut bir şekilde görünür olmaya başladığını kaydetti.

Sermaye harcamalarının bu kritik alanlara kaydığına dikkat çeken Shah, söz konusu kalıcı temaların gücünü koruduğunu ve yaşanan bölgesel çatışmaların bu eğilimi aslında daha da pekiştirdiğini ifade etti.
Yaşanan sert yükselişlere rağmen, Avrupa yapay zeka hisseleri ABD’deki benzerlerine kıyasla hâlâ daha düşük bir değerleme ile işlem görmeye devam ediyor ve bu durum uzun vadeli yatırımcılar için bir avantaj olarak değerlendiriliyor. Avrupa teknoloji hisseleri alt endeksi, beklenen kazançların yaklaşık 28 katı seviyesinden fiyatlanırken, bu oran Nasdaq endeksi için 35 katına yakın seyrediyor.
TS Lombard analisti Oneglia, analizlerinde özellikle Nisan sonrasına odaklanmalarının nedenini, Nvidia gibi küresel teknoloji liderlerinin güçlü bilançolar açıklaması ve yatırımcıların yapay zeka harcamalarının aşırı olup olmadığı yönündeki şüphelerini bir kenara bırakarak bu temaya küresel ölçekte yeniden yönelmesi olarak açıkladı. Nitekim ABD’li çip üreticisi Nvidia’nın Çarşamba günü açıkladığı ilk çeyrek gelirleri Wall Street beklentilerini geride bıraktı.

İran savaşının başladığı 28 Şubat tarihinden bu yana Avrupa’nın gösterge endeksi STOXX 600 yüzde 2’nin üzerinde değer kaybetmiş olsa da, bölgedeki teknoloji hisselerinin yüzde 10 oranında prim yaparak bu hafta 2000 yılından bu yana en yüksek seviyesine ulaşması piyasalardaki ayrışmayı net bir şekilde ortaya koyuyor.
Küresel piyasalarda bilanço sezonu ve jeopolitik beklentiler
Savaşın getirdiği enerji maliyetleri baskısı altında ezilen geleneksel sektörlerin aksine, Avrupa yapay zeka hisseleri üzerinde yoğunlaşan sermaye girişleri, yatırımcıların makroekonomik büyüme kaygılarından sıyrılmak adına yapısal büyüme vadeden alanlara sığındığını gösteriyor. Önümüzdeki çeyrek dönemlerde Avrupa Merkez Bankası’nın faiz patikası ve küresel tedarik zincirlerinin jeopolitik risklere karşı ne ölçüde direnç göstereceği, teknoloji hisselerinin bu zirve yürüyüşünü sürdürüp sürdüremeyeceğini belirleyen temel faktörler olacak.
Finansal analistler, yüksek borçluluk oranlarına sahip eski ekonomi şirketlerinin resesyon riskiyle karşı karşıya kaldığı bu dönemde, nakit akışı güçlü olan ve yapay zeka devrimine girdi sağlayan Avrupa menşeli teknoloji şirketlerinin endeksleri yukarı taşımaya devam edeceğini öngörüyor. Piyasa beklentileri, küresel teknoloji harcamalarındaki artış eğiliminin korunması durumunda, çarpan bazında görece ucuz kalan Avrupa yapay zeka hisseleri için yukarı yönlü potansiyelin masada kalmaya devam edeceği yönünde birleşiyor.







