2 Ocak 2026 günü motorin fiyatı uluslararası piyasada 660 USD idi. Bu haftaya 1029 USD ile güne başladık. Artış oranı % 55,91 olmuş. 2 Nisan 2026 günü tarihi seviyeye geldi 1.617 USD’yi gördü. 2 Ocak 2026 günü USD kuru 42,96 TL imiş.
Bugün 1 USD 45,91 TL. USD kurundaki artış sadece % 6,87 olmuş. İstanbul Anadolu yakası için motorin pompa satış fiyatı 2 Ocak 2026 günü 54,25 TL imiş. Bugün ise 66,91TL. Pompa fiyatındaki artış % 23,34 seviyesinde. Yılbaşından bu yana ülkemizde motorin pompa satış fiyatı 32 kez benzin fiyatı 23 kez değişmiş.
Gerçekten bu kadar değişime ayak uydurulması çok zor. Bir ürünün fiyatı dünya piyasalarında sadece 5 ayda % 55,91 oranında artarsa buna dayanmak mümkün değil.
Bir de USD kuru artışını da eklersek vay halimize. Üstelik USD kurunun artmaması için Merkez Bankası’nın verdiği ekonomik savaşın faturasını düşünmek dahi istemiyor insan.
Hangi üretici, hangi sanayici, hangi lojistik şirketi, hangi tüccar neye, göre hangi fiyata göre hesap yapsın, nasıl plan yapsın, nasıl teklif versin, iş yapsın? Nasıl para kazansın? Kayseri’de fabrikalar var. Mobilya üretiyorlar, çelik kapı üretiyorlar, beyaz eşya üretiyorlar. Üretilen ürünleri Anadolu’ya nakleden lojistik şirketler var. Bodrum ile Fethiye hattına her hafta tam dolu malzeme getiren şirket yetkilisi ‘bugünlerde 2 haftada 1 kez sefer yapamıyorum tırın tam yük ile dolmasını bekliyoruz’ diyor. Ne üzücü bir durum. Hiçbir lojistik şirketi aylık bazda dahi taşıma fiyatı veremiyor. Anlık yük oluşursa anlık fiyatlar verebiliyorlar. Çiftçiler ve KOBİ’ler için de elbette büyük bir zorluktan söz ediyoruz ama asıl büyük sorun sanayicilerde. Ne satın alma yapmak istiyorlar, ne malzeme stoklamak istiyorlar, ne üretim yapmak istiyorlar ne de satış yapmak istiyorlar.
Ekonomi yeryüzündeki en önemli bilim dallarının başında geliyor. Doğru algılanmaz, doğru yönlendirilmez ise sosyal yaşamı da çok olumsuz etkiler. İran savaşı başladığı günden bu yana eşel mobil sisteminin devreye sokularak pompa fiyatlarının çok yüksek seviyelerde artmamasının sağlanması son derece akıllı ve yerinde bir tercih oldu. Ancak, savaşın gidişatı, uluslararası piyasalardaki belirsizlik, fiyatlardaki yüksek değişimler, USD kurunun belirli bir dengede tutulması için ödenen bedellerin fazlalığı karşısında Hazine’nin ne kadar dayanabileceği merakla takip etmemiz gereken bir sorun oluşturmakta.
Sadece akaryakıt istasyonlarımızdaki fiyat panolarındaki dijit değişiminin bile sektöre, ülkemize maliyeti 150 milyon USD civarında. Ayrıca, fiyatlardaki ani yükselişlerin yarattığı talep fazlalığını karşılayamama sorunu katlanılmaz boyutlarda artık. Ani düşüşlerdeki stok miktarlarından oluşan büyük zararları hesaplamak da neredeyse olanaksız.





