Altın fiyatları, küresel piyasalarda son dönemde yakaladığı yukarı yönlü ivmenin ardından teknik göstergelerin zayıflamasıyla birlikte 3.800 dolar seviyesine doğru derin bir düzeltme riski taşıyor.
Elliot Dalga teorisi üzerine yaptığı analizlerle tanınan finans uzmanı Avi Gilburt, ons altının mevcut grafik yapısının kısa vadede önemli bir geri çekilmeye işaret ettiğini açıkladı.
Gilburt’a göre, piyasada oluşmaya başlayan teknik yorgunluk, yatırımcıların kâr realizasyonuna gitmesine ve fiyatların kritik destek seviyelerini test etmesine neden olabilir.

Altın fiyatları üzerindeki baskı artıyor mu?
Sarı metal piyasasında gözlemlenen son hareketler, fiyatların aşırı alım bölgesinde zorlandığını ve aşağı yönlü bir eğilim sergilediğini ortaya koyuyor. Teknik analizler, altının 4.000 dolar barajını kalıcı olarak aşamaması durumunda, satış baskısının yoğunlaşabileceğini gösteriyor.
Gilburt, yaptığı değerlendirmede altının kısa vadeli bir tepe noktasına ulaşmış olabileceğini ve bu aşamadan sonra 3.800 dolar seviyesine kadar uzanacak bir düzeltme dalgasının “sağlıklı ancak sert” bir gelişme olacağını ifade etti.
Piyasa katılımcıları, özellikle ABD tahvil faizlerindeki değişimleri ve dolar endeksinin (DXY) sergilediği volatiliteyi bu düzeltme sürecinin tetikleyicileri olarak yakından takip ediyor.

Finansal piyasalarda güvenli liman arayışı devam etse de, teknik formasyonlardaki bozulma sarı metal yatırımcıları için risk iştahını baskılıyor. Gilburt, ons altının yapısal olarak 4. çeyreğe doğru daha sağlam bir zemin arayışında olduğunu, ancak bu süreçten önce mevcut fiyat köpüğünün atılması gerektiğini belirtti.
Özellikle teknik indikatörlerin uyumsuzluk göstermesi, 3.800 dolara doğru yaşanacak bir sarkmanın piyasa dengesi açısından elzem olduğu görüşünü güçlendiriyor. Bu seviye, aynı zamanda uzun vadeli yükseliş trendinin korunması için en kritik destek noktalarından biri olarak kabul ediliyor.
Piyasa dinamikleri ve gelecek beklentileri
Sarı metal fiyatlarının önümüzdeki dönemdeki seyri, sadece teknik analizlerle değil, aynı zamanda merkez bankalarının para politikası kararları ve jeopolitik gelişmelerle de şekillenecek. Uzmanlar, kısa vadeli bu düzeltme beklentisinin orta ve uzun vadeli yükseliş senaryosunu tamamen ortadan kaldırmadığını, aksine yeni giriş fırsatları yaratabileceğini savunuyor.
Ancak 3.800 dolar seviyesinin altına doğru kalıcı bir sarkma yaşanması durumunda, yatırımcıların daha temkinli bir pozisyon alması gerekebilir.

Küresel ekonomi çevrelerinde “resesyon” ve “enflasyon” ikilemi tartışılmaya devam ederken, altının portföylerdeki koruyucu rolü önemini koruyor. Yine de, Avi Gilburt’un işaret ettiği teknik riskler, piyasanın aşırı iyimser bir havadan daha gerçekçi bir fiyatlama zeminine geçiş yapacağını gösteriyor. Gelecek aylarda açıklanacak olan istihdam verileri ve enflasyon rakamları, altının 3.800 dolar bölgesinde mi dengeleneceğini yoksa daha derin bir değer kaybı mı yaşayacağını belirleyen temel unsurlar olacak.
Sonuç olarak, mevcut piyasa yapısı yatırımcılara “bekle ve gör” stratejisinin, agresif alım stratejilerine göre daha güvenli olabileceğini işaret ediyor.







