Borsa İstanbul‘da BIST 100 endeksi, küresel piyasalardaki jeopolitik belirsizlikler ve yurt içinde açıklanan güven endekslerindeki zayıf seyrin etkisiyle günü yüzde 1,81 oranında değer kaybederek 12.930,16 puandan tamamladı.
BIST 100 endeksi, bir önceki kapanışa kıyasla 238,00 puan azalırken, piyasadaki toplam işlem hacmi 140,6 milyar lira seviyesinde gerçekleşti. Sektörel bazda bakıldığında, bankacılık endeksi yüzde 3,43, holding endeksi ise yüzde 1,83 oranında değer kaybı yaşadı. Günün en çok kazandıran sektör endeksi yüzde 1,33 artışla bilişim olurken, yatırımcısına en çok kaybettiren sektör yüzde 4,77’lik düşüşle madencilik olarak kayıtlara geçti.
Küresel piyasalarda Orta Doğu eksenli gelişmeler fiyatlamalar üzerinde belirleyici olmayı sürdürüyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile gerçekleştirilen görüşmeleri “verimli” olarak nitelendirmesi ve her iki tarafın uzlaşı arayışında olduğunu belirtmesi, erken saatlerde iyimser bir hava oluştursa da bu durum kalıcı olmadı.

İran kanadından gelen, yaptırımlar kaldırılmadığı müddetçe operasyonların devam edeceğine yönelik açıklamalar, risk algısının yeniden yükselmesine yol açtı.
Özellikle ABD deniz kuvvetlerinin bölgedeki hareketliliğine dair haber akışı, yeni bir gerilim dalgasına ilişkin endişeleri tetikleyerek Borsa İstanbul’da satış baskısını artırdı.

BIST 100’de iyimser hava azalıyor
Yurt içi tarafta ise reel sektör ve finansal hizmetlere yönelik açıklanan veriler ekonomik aktivitedeki ivme kaybına işaret etti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, Finansal Hizmetler Güven Endeksi (FHGE) mart ayında 16,9 puanlık sert bir düşüşle 159,1 seviyesine geriledi. Aynı dönemde mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) ise 4,1 puan azalarak 100 eşik değerine indi.
Bu veriler, iş dünyasının ve finans sektörünün gelecek döneme ilişkin iyimserliğinin zayıfladığını ortaya koydu.

Piyasa analistleri, BIST 100 endeksi üzerindeki baskının hem bölgesel riskler hem de makroekonomik verilerle perçinlendiğini ifade ediyor. Kısa vadede Orta Doğu’dan gelecek haber akışının volatiliteyi yüksek tutması beklenirken, teknik açıdan endeksin 13.000 puan seviyesinin altında kalması zayıf görünümü destekliyor. Yatırımcıların önümüzdeki süreçte küresel diplomasi trafiği ile yurt içindeki enflasyon ve büyüme öncü göstergelerini yakından takip edeceği öngörülüyor. Güven endekslerindeki bu düşüşün, iç talep ve yatırım iştahı üzerindeki olası yansımaları piyasaların temel gündem maddesi olmaya devam edecektir.







