Fed faiz kararı çerçevesinde politika faizini değiştirmeyerek yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit bırakan ABD Merkez Bankası, küresel enerji piyasalarındaki oynaklık ve Orta Doğu’da devam eden askeri hareketliliğin ekonomik risklerini değerlendirmeye aldı.
Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısının ardından yayımlanan projeksiyonlar, bankanın bu yıl için yalnızca tek bir faiz indirimi öngördüğüne işaret ederken; enflasyon tahminlerinin yukarı yönlü güncellenmesi ve işsizlik oranının istikrarlı seyrini koruması dikkat çekti.
Yayımlanan yeni ekonomik projeksiyonlar, Fed yetkililerinin politika faizinde yıl sonuna kadar sadece 25 baz puanlık bir indirim beklediğini ortaya koydu. Söz konusu tahminler, piyasaların daha agresif bir gevşeme beklentisinin aksine temkinli bir duruş sergilerken, faiz indiriminin zamanlamasına dair net bir sinyal verilmedi.

Bu tablo, ABD Başkanı Donald Trump’ın borçlanma maliyetlerinde keskin bir düşüş yapılması yönündeki talepleriyle de ayrışmaya devam ediyor. Bankanın tercih ettiği enflasyon göstergesi olan çekirdek kişisel tüketim harcamaları (PCE) verisinin, yıl sonunda yüzde 2,7 seviyesinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor.
Aralık ayında yüzde 2,4 olarak öngörülen bu rakamdaki yukarı yönlü revizyonun, İran’a yönelik askeri operasyonların ardından küresel petrol fiyatlarında yaşanan sıçramanın bir yansıması olduğu değerlendiriliyor.
Bölgedeki çatışmaların ABD ekonomisi üzerindeki etkilerinin belirsizliğini koruduğunu ifade eden Fed, karar metninde iş gücü piyasasının direncini koruduğuna vurgu yaptı.

Banka, petrol fiyatlarındaki şoka rağmen uzun vadeli görünümde iyimserliğini muhafaza ederek, enflasyonun 2027 yılı sonunda yüzde 2,2 ile merkezin yüzde 2’lik hedefine yaklaşacağını öngörüyor.
Fed, büyüme beklentisini yüzde 2,4’e yükseltti
Ekonomik büyüme beklentisi 2026 yılı için yüzde 2,3’ten yüzde 2,4’e yükseltilirken, işsizlik oranı tahmini yüzde 4,4 seviyesinde sabit tutuldu. Karar aşamasında Fed Guvernörü Stephen Miran, mevcut yüzde 3,50-3,75 faiz aralığının korunmasına karşı çıkarak faiz indirimi yönünde oy kullandı ve muhalif duruşunu sürdürdü.
Küresel piyasalarda petrol fiyatları ve gelecek beklentisi
Küresel petrol fiyatlarının varil başına 80 doların altından 108 dolara kadar tırmanması, ABD’deki akaryakıt fiyatlarını ve üretim maliyetlerini doğrudan etkileyerek enflasyonist baskıları artırmış durumda.
Piyasalar, çatışma öncesinde de toptan eşya fiyatlarında beklenenden hızlı bir artış gözlemlerken, Fed’in bu jeopolitik riski nasıl yöneteceği finansal istikrar açısından kritik önem taşıyor.

Mevcut görünümde banka, enerji maliyetlerindeki artışı “geçici bir şok” olarak değerlendirme eğiliminde olsa da, yüksek faiz ortamının beklenenden daha uzun süre devam edebileceği mesajını veriyor. Önümüzdeki dönemde Fed’in kararları, Orta Doğu’daki askeri hareketliliğin süresine ve bu durumun küresel tedarik zincirleri ile enerji arzı üzerindeki nihai etkilerine göre şekillenecek.







