Altın ve gümüş fiyatları, geçtiğimiz haftanın son işlem gününde yaşanan ve on yılı aşkın sürenin en büyük değer kaybı olarak kayıtlara geçen sert düşüşün ardından haftaya güçlü bir toparlanmayla başladı.
Küresel piyasalarda risk iştahının yeniden artması ve ABD dolarındaki geri çekilme, değerli metallere olan ilgiyi tekrar canlandırdı. Gümüş fiyatları, ons başına 88 dolar seviyesine ulaşarak yüzde 10’u aşan dikkat çekici bir prim yaparken, spot altının ons fiyatı da yüzde 6 artışla 4.940 dolara yükseldi.
Geçtiğimiz ay tecrübeli yatırımcıları dahi şaşırtan bir hızla rekor kıran emtia piyasası, cuma günü doların toparlanmasıyla girdiği düzeltme sürecini, yeni haftada yerini belirgin bir yukarı yönlü ivmeye bıraktı.
Gümüş ve altın başta olmak üzere değerli metallerdeki bu hareketliliğin arka planında jeopolitik gerilimler, kağıt para birimlerine duyulan güvenin azalması ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bağımsızlığına yönelik artan tartışmalar yer alıyor. Özellikle Çinli spekülatörlerin yoğun alımlarıyla desteklenen ralli, piyasadaki volatiliteyi de beraberinde getiriyor.

Pepperstone Group Ltd. bünyesinde görev yapan piyasa stratejisti Ahmad Assiri, altını destekleyen temel dinamiklerin cuma günkü düzeltme öncesiyle aynı kaldığını vurguladı. Assiri, piyasaların son dalgalanmayı sindirme sürecinde olduğunu ifade ederek, kısa vadede oynaklığın yüksek seyretmeye devam edebileceği konusunda yatırımcıları uyardı.

Bu süreçte platin ve paladyum da yüzde 3’ün üzerinde değer kazanırken, Bloomberg Dolar Spot Endeksi yüzde 0,2 oranında geriledi.
Altın ve gümüş fiyatları için uzun vadeli beklenti ve tahminler
Küresel finans kuruluşları, yaşanan son dalgalanmaya rağmen kıymetli metallerin geleceğine dair iyimser öngörülerini korumayı sürdürüyor. Deutsche Bank AG, pazartesi günü paylaştığı resmi analiz notunda, külçe altının ons başına 6.000 dolar seviyesine kadar yükselebileceği yönündeki tahminini değiştirmediğini bildirdi.

Bloomberg stratejistleri ise son üç günlük geri çekilmeyi “beklenen bir düzeltme” olarak nitelendirirken, uzun vadeli yükseliş trendini destekleyen faktörlerin hala masada olduğunu kaydetti. Küresel ölçekte hızlı bir sıkılaştırma döngüsünün olasılığının düşük görülmesi ve jeopolitik risklerin canlılığını koruması, metallerdeki düşüş senaryolarına karşı en güçlü argümanlar olarak sunuluyor.
Analistler, önümüzdeki dönemde daha mütevazı ancak istikrarlı bir yükseliş grafiğinin en olası senaryo olduğunu değerlendiriyor.







