Sosyal medya devi kimliğinden sıyrılarak geleceğini yapay zeka üzerine inşa eden Meta, bu iddialı vizyonun devasa faturasını ödemek için alışılmışın dışında bir yola başvurdu.
Şirket, yapay zeka (AI) altyapısının genişletilmesi için gereken 29 milyar dolarlık finansmanı, Wall Street’in iki önemli oyuncusuyla yaptığı ortaklıkla güvence altına aldı.
Meta, Louisiana kırsalında hayata geçireceği veri merkezi projesi için ABD merkezli tahvil devi PIMCO ve alternatif varlık yönetimi şirketi Blue Owl Capital ile masaya oturdu.
Proje, teknoloji devinin yapay zeka yarışında rakiplerinin gerisinde kalmamak için ne kadar ileri gidebileceğinin somut bir kanıtı niteliğinde. Finansman modeli, Meta‘nın tüm mali yükü tek başına üstlenmek yerine riski ve maliyeti ortaklarıyla paylaştığı yeni bir stratejiyi işaret ediyor.
Yapay zeka hakimiyeti için dev finansman anlaşması

Anlaşmanın detaylarına göre PIMCO, büyük kısmı tahvil ihracıyla karşılanacak olan 26 milyar dolarlık borç finansmanını sağlayacak. Geri kalan 3 milyar dolarlık öz sermaye ise Blue Owl tarafından karşılanacak. Bu karmaşık finansal yapı, Meta‘nın geçen hafta yaklaşık 2 milyar dolar değerindeki mevcut veri merkezi varlıklarını satma kararının ardından geldi.
Şirket, bu adımlarla esneklik kazanarak ana sermayesini AI araştırmaları ve mühendislik yeteneklerini çekmek gibi daha stratejik alanlara yönlendirmeyi amaçlıyor. Bu süreçte, Morgan Stanley’nin de fon bulma çalışmalarında Meta‘ya danışmanlık yaptığı biliniyor.
Zuckerberg’in vizyonu Meta’yı yeni sulara taşıyor

Bu devasa yatırımın arkasındaki itici güç, CEO Mark Zuckerberg’in “süper zeka” hedefine olan sarsılmaz bağlılığı. Zuckerberg, şirketin yüz milyarlarca dolar harcayarak dünyanın en gelişmiş AI sistemlerini barındıracak veri merkezleri kuracağını daha önce açıklamıştı.
2026’da faaliyete geçmesi planlanan Prometheus ve gelecekte 5 GW kapasiteye ulaşması hedeflenen Hyperion gibi projeler, bu vizyonun en önemli parçaları. PIMCO ve Blue Owl ile yapılan 29 milyar dolarlık anlaşma, Zuckerberg’in bu fütüristik hedeflerini kağıt üzerindeki planlardan gerçeğe dönüştürmek için attığı en cesur adımlardan biri olarak öne çıkıyor.








