Nvidia CEO’su Jensen Huang, yapay zekanın küresel ölçekte iş kaybına yol açacağı yönündeki endişelere katılmadığını belirterek, özellikle beceriye dayalı mesleklerde güçlü bir talep oluştuğunu söyledi. Huang, İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu kapsamında, BlackRock CEO’su Larry Fink ile yaptığı söyleşide, yapay zeka altyapısının yeni bir ekonomik döngü yarattığını vurguladı.

Huang’a göre veri merkezleri, enerji hatları ve hesaplama altyapıları için yapılan yatırımlar, tesisatçılardan elektrikçilere, inşaat işçilerinden teknik uzmanlara kadar geniş bir alanda istihdamı artırıyor. Huang, bu alanlarda çalışanların artık “altı haneli maaşlar” talep edebilecek konuma geldiğini ifade etti. Yapay zekayı çalıştıran altyapının, insanlık tarihindeki en büyük altyapı yatırımlarından birine dönüşeceğini ve trilyonlarca dolarlık yeni sermaye akışı yaratacağını söyledi.
Nvidia CEO’su farkında olmadan dünyanın en pahalı Mercedes’ini aldı
Davos’taki temasları sırasında geçmişe dair kişisel bir anısını da paylaşan Huang, Nvidia’nın henüz çok küçük bir şirket olduğu yıllarda verdiği bir kararı bugün gülümseyerek hatırladığını anlattı.

Şirketin piyasa değerinin yaklaşık 300 milyon dolar olduğu dönemde, ailesini mutlu etmek amacıyla Nvidia hisselerinin bir kısmını satarak üst segment bir Mercedes-Benz S-Serisi satın aldığını belirten Huang, bu tercihini bugün “dünyanın en pahalı otomobili” olarak nitelendirdi.
Aradan geçen yıllarda Nvidia’nın piyasa değerinin 4 trilyon doların üzerine çıkması, o dönemde satılan hisselerin bugünkü değerinin milyarlarca dolara ulaşması anlamına geliyor. Huang, bu anısını aktarırken, uzun vadeli bakışın teknoloji dünyasında ne kadar kritik olduğuna da dolaylı bir gönderme yaptı.

Huang, yapay zekayı tek bir teknoloji olarak değil, enerji üretiminden çip tasarımına, veri merkezi inşasından bulut sistemlerine ve uygulama geliştirmeye uzanan çok katmanlı bir yapı olarak tanımlıyor. Bu yapıyı “beş katmanlı bir pasta”ya benzeten Nvidia CEO’su, her katmanın ayrı ayrı inşa edilmesi ve işletilmesi gerektiğini, bunun da küresel ekonominin tamamında yeni iş alanları yarattığını ifade etti.







