Küresel piyasalarda petrol fiyatları geniş bir coğrafyaya yayılan jeopolitik gerilimler ile arz fazlası endişeleri arasında denge bularak haftayı sakin bir seyirle sürdürüyor. Venezuela, Rusya ve Yemen hattındaki belirsizlikler, tüccarların küresel ölçekteki üretim fazlası korkularıyla karşı karşıya gelmesine yol açtı. Sektör temsilcileri bu denge halinin kısa vadede petrol fiyatları üzerinde belirleyici bir etki yarattığını ifade etti.
Şu sıralarda, West Texas Intermediate (WTI) tipi ham petrol tatil dönemindeki düşük hacimli işlemlerde varil başına 58 dolar civarında dalgalandı. Birleşik Arap Emirlikleri, bölgedeki askeri operasyonlar nedeniyle yükselen gerilimin ardından Yemen’den güçlerini çekeceğini duyurdu.
Trump tarafından yürütülen Ukrayna barış çabaları, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in müzakere pozisyonunu revize edeceğini açıklamasıyla yeni engellerle karşılaştı. Bu diplomatik tıkanıklık enerji koridorlarındaki risk algısını canlı tuttu. Küresel petrol fiyatları bu siyasi gelişmelerin etkisiyle aşağı yönlü baskılardan bir miktar uzaklaştı.
OPEC kararları ve küresel petrol fiyatları üzerindeki etkisi

Bu hafta sonu toplanan OPEC+ üyeleri, küresel piyasalardaki arz fazlası işaretlerinin artması üzerine mevcut üretim artışı planlarını askıya alma kararına sadık kaldı. Üç farklı delegenin aktardığı bilgilere göre kartel üyeleri pazar payını korumak ile fiyat istikrarı arasındaki hassas dengeyi gözetmeyi sürdürüyor. Bu strateji küresel petrol fiyatları için kritik bir destek noktası oluşturdu.
Üretimin talebi geride bırakacağı korkusuyla ham petrol yıllık bazda keskin bir düşüş eğilimi göstermeye devam ediyor. Vortexa Ltd. tarafından paylaşılan veriler, atıl tankerlerde tutulan petrol miktarının istikrarlı bir şekilde yükseldiğini ortaya koydu. Bu durum piyasadaki fiziksel stok birikimini ve petrol fiyatları üzerindeki temel baskıyı net bir şekilde doğruladı.
Venezuela ambargosu ve üretim görünümü

Trump yönetiminin Venezuela’dan yapılan ihracatı kısıtlayan kısmi ABD ablukasını devam ettirmesi arz görünümünü daha karmaşık bir boyuta taşıdı. Güney Amerika ülkesi, ihracat kanallarının tıkanması sebebiyle petrol kuyularını kapatmaya ve yerel depolama tanklarının dolmasını izlemeye başladı. Bu tablo, abluka süresince ekonominin temel taşı olan ihracatı sürdürmek isteyen Nicolas Maduro yönetimi için sert bir gerçeklik kontrolü niteliği taşıdı.
ABD içerisinde ise Oklahoma Cushing bölgesindeki ham petrol stokları 19 Aralık ile biten haftada Ekim ayından bu yana en büyük artışı kaydetti. Hükümet tarafından paylaşılan veriler ülke genelinde benzin ve damıtık ürün stoklarının da arttığını gösterdi. Bu durum iç piyasadaki arz bolluğunun devam ettiğini kanıtladı.
Amerika Birleşik Devletleri enerji stokları

Stoklardaki bu birikim, talep tarafındaki zayıflığın petrol fiyatları üzerindeki aşağı yönlü baskısını artırırken jeopolitik risklerin sağladığı destek fiyatların tamamen çökmesini engelledi. Yatırımcılar küresel ekonomideki yavaşlama sinyallerini yakından takip etmeyi sürdürüyor. Arz kanallarındaki bolluk ile çatışma bölgelerinden gelen haberler piyasada çift yönlü bir fiyatlama alanı yarattı.
Sonuç olarak enerji piyasaları üretim fazlası ve siyasi gerginliklerin yarattığı ikili baskı altında yön bulmaya çalışıyor. Yıllık görünümde yaşanan gerileme, 2026 yılına girerken küresel ekonomideki yavaşlama sinyallerinin petrol fiyatları üzerindeki belirleyici rolünü koruyacağını gösteriyor.







