Petrol piyasası, Orta Doğu’daki gerilimlerin hafiflemesi ve arz endişelerinde gevşeme yönündeki beklentilerle bu hafta en sert düşüşünü yaşamayı sürdürdü. Brent tipi ham petrol, Perşembe günü yüzde 1,6 değer kaybederek varil başına yaklaşık 65 dolara geriledi; ABD Batı Teksas tipi (WTI) ise 62 doların altında işlem gördü.
Petrol piyasasında satış baskısı arttı
Bu düşüşte katalizör rolü oynayan gelişmelerden biri, İsrail ile Hamas arasında varılan esir takası ve ateşkes benzeri anlaşma çerçevesiydi. Bu durum, bölgeye ilişkin risk primini azaltarak piyasada satış baskısını artırdı.

Aynı zamanda, OPEC+ yanında ABD ve diğer üreticisinden gelen ilave arz, piyasanın arz yönlü direncini artırıyor. Pazar günü OPEC+ grubunun, piyasa payını koruma stratejisi doğrultusunda üretim kotalarını yeniden artırma kararı aldığı açıklandı. Ancak bu artış Kasım için günlük yalnızca 137 bin varil düzeyinde belirlendi; bu rakam, önceden beklenenin oldukça altında.
Bu sınırlı artırım piyasalarda “rahatlama rallisi” etkisi yaratsa da, yeni arz endişeleri hâlâ hakim. Özellikle ABD’nin ham petrol stoklarındaki artış ve dolar endeksindeki güçlenme, siyah altını teknik olarak baskı altında tutuyor.
Enerji uzmanları, önümüzdeki dönemin petrol fiyatları açısından olası senaryoda belirsizlik taşıdığını vurguluyor. Talep cephesinde global ekonomik yavaşlama riskleri, arz cephesinde ise OPEC+’ın geri adımları ya da üretici ülkelerin kapasite limitleri dikkatle izleniyor. Öte yandan, İran ya da başka aktörlerin Körfez bölgesinde kritik lojistik geçitleri (örneğin Hürmüz Boğazı) etkileyebilecek aksiyonları fiyatlara yön verebilir.

Sonuç olarak, petrol piyasası şu an için “temkinli iyimser” bir tablo çiziyor: gerilimlerin düşmesi fiyatlar üzerinde baskı kurarken, arz cephesindeki sınırlı adımlar piyasaların tam olarak rahatlamasını engelliyor. Fiyatların yönü şimdi büyük ölçüde hem jeopolitik gelişmelere hem de stok ve üretim verilerine bağlı olacak.







