ABD borsalarının açılışı öncesinde vadeli piyasalarda negatif bir seyir hakim oldu.
Yatırımcıların odağındaki iki temel faktör olan Orta Doğu’daki jeopolitik gerilim ve hız kazanan bilanço sezonu, S&P 500 ve teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeks vadeli kontratlarında satış baskısına neden oldu.
Küresel risk iştahındaki zayıflama, piyasaların haftaya temkinli bir başlangıç yapmasına yol açarken, yatırımcılar önümüzdeki günlerde açıklanacak şirket finansalları ve bölgeden gelecek haber akışını yakından izliyor.
Orta Doğu gerilimi S&P 500 üzerinde baskı yaratıyor

Orta Doğu’da çözüme kavuşmayan ve durağanlaşan gerilim, küresel piyasalar için önemli bir belirsizlik kaynağı olmayı sürdürüyor. Enerji arz güvenliğine yönelik endişeler ve çatışmaların yayılma potansiyeli, yatırımcıları hisse senedi gibi riskli varlıklardan uzaklaştırarak daha güvenli limanlara yöneltiyor.
Bölgedeki herhangi bir olumsuz gelişme, petrol fiyatlarında ani yükselişlere ve küresel tedarik zincirlerinde aksamalara neden olma potansiyeli taşıyor. Durum, enflasyonist baskıları yeniden artırabileceği ve şirketlerin maliyetlerini yükseltebileceği endişesiyle özellikle S&P 500 endeksinde yer alan sanayi, ulaştırma ve tüketici ürünleri şirketlerinin hisseleri üzerinde doğrudan bir baskı unsuru oluşturuyor.
Piyasalar, diplomatik çözüm çabalarından somut bir sonuç çıkmamasını ve tansiyonun yüksek kalmasını negatif fiyatlıyor.
Bilanço sezonu beklentileri piyasaları temkinli kılıyor

Yatırımcıların dikkatle takip ettiği bir diğer önemli gündem maddesi ise hızlanan ilk çeyrek bilanço sezonu. Haftanın ilerleyen günlerinde çok sayıda büyük şirketin finansal sonuçlarını açıklaması bekleniyor. Yüksek faiz oranları ve yavaşlayan ekonomik aktivite ortamında şirketlerin göstereceği performans, piyasaların yönü üzerinde belirleyici olacak.
Analistler, özellikle şirketlerin ileriye dönük beklentileri ve kârlılık tahminlerini mercek altına almış durumda. Beklentilerin altında kalacak kâr rakamları veya zayıf bir gelecek projeksiyonu, borsalardaki satış baskısını derinleştirebilir.
Dolayısıyla, büyük teknoloji şirketleri başta olmak üzere açıklanacak bilançolar öncesinde yatırımcıların risk almaktan kaçınarak pozisyonlarını azalttığı ve piyasada temkinli bir bekleyişin hakim olduğu gözlemleniyor.








