Wall Street, teknoloji hisselerindeki güçlü seyirle bir günlük tatilin ardından haftaya pozitif bir başlangıç yaparken, S&P 500 endeksi yüzde 0,6 artışla 7.519,47 puana, Nasdaq endeksi ise yüzde 1,2 yükselişle 26.656,18 puana çıkarak tüm zamanların en yüksek kapanış seviyelerini gördü.
Micron Technology hisselerindeki yüzde 19,3’lük sert yükselişin öncülük ettiği işlem gününde, yapay zeka odaklı şirketlere yönelik yatırımcı ilgisi piyasaları destekledi. Dow Jones endeksi ise Chevron ve UnitedHealth gibi şirketlerin etkisiyle yüzde 0,2 düşüşle 50.461,68 puana geriledi. Yatırımcılar, Anma Günü tatili sonrası piyasalara dönerken, ABD ile İran arasındaki olası barış anlaşmasına dair haber akışı ile bölgedeki askeri hareketliliğin yarattığı belirsizliği yakından izlemeye devam ediyor.
Jones Trading Baş Piyasa Stratejisti Michael O’Rourke, yatırımcıların büyük ölçekli teknoloji şirketlerinden kâr realizasyonuna giderken, bellek ve depolama teknolojileri alanındaki hisselere yöneldiğini ifade etti.
S&P 500’de kırılgan diplomasi sürecine rağmen rekor

Bölgesel çatışmalara dair iyimserlik, Donald Trump’ın İran ile barış anlaşması için hazırlanan mutabakat zaptının büyük ölçüde müzakere edildiğini açıklamasıyla ivme kazanmıştı. Ancak, ABD ordusunun İran’ın güneyinde gerçekleştirdiği ve meşru müdafaa olarak tanımlanan operasyonlar diplomatik atmosferi yeniden karmaşık bir hale getirdi.
Hürmüz Boğazı’nda mayın döşediği öne sürülen iki İran gemisinin batırılmasının ardından taraflar arasında karşılıklı saldırılar yaşandı. Wall Street Journal’ın aktardığına göre, ABD kuvvetleri Bandar Abbas yakınlarındaki füze fırlatma rampalarını hedef alırken, İran yönetimi Amerikan uçaklarına füze saldırısında bulundu.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, müzakerelerin birkaç gün sürebileceğini belirterek boğazın tekrar açılacağı mesajını verdi. Deutsche Bank analisti Jim Reid, uzun süreli bir ateşkesin bozulmasının gerilimi artırdığını belirterek, önümüzdeki günlerde yaşanacak diplomatik temasların piyasa yönü için kritik olacağını kaydetti.
Diğer taraftan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Lübnan’daki operasyonların derinleştiğini açıkladı. Brent petrolün varil fiyatı ise 99,47 dolara çıkarak küresel enerji piyasalarındaki tedirginliği yansıtmaya devam etti.
Tahvil faizlerinde gerileme ve enflasyon beklentileri

Sabit getirili menkul kıymet piyasaları, küresel boyutta devam eden satış baskısının ardından haftanın ilk işlem gününde bir miktar nefes aldı. ABD 10 yıllık hazine tahvili faizi 8 baz puan azalarak yüzde 4,49 seviyesine geriledi. Yatırımcılar, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yakından takip ettiği kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksinin perşembe günü açıklanacak olmasını bekliyor.
Moody’s Analytics Baş Ekonomisti Mark Zandi, federal bütçe açığındaki büyümenin ve hazine tahvili ihracındaki artışın faizler üzerindeki baskıyı artırdığını vurguladı. Zandi, Fed’in varlıklarını artık agresif şekilde genişletmediğini, bankaların ise geçmiş yıllardaki faiz artışları nedeniyle tahvil portföylerinde yaşadıkları zararlar sonrasında daha temkinli alıcılar haline geldiğini belirtti. Öte yandan, Conference Board verilerine göre mayıs ayında tüketici güven endeksi 93,1 seviyesine indi.
Northwestern Mutual Wealth Management’tan Matt Stucky, enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon endişelerini yeniden tetiklediğini ancak gelecekteki enflasyon beklentilerinin sabit kalmasının tüketici davranışları üzerinde olumlu bir işaret olduğunu değerlendirmesinde bulundu. Micron Technology ise 1 trilyon dolarlık piyasa değerine ulaşarak çip sektöründeki yükselişin sembolü haline geldi. UBS’in fiyat hedefini 1.625 dolara çıkarması hisse üzerindeki yukarı yönlü ivmeyi hızlandırırken, Philadelphia Yarı İletken Endeksi de rekor tazeledi.








