Yen, Trump yönetiminin Fed Başkanı Jerome Powell hakkında cezai soruşturma başlatmasının ardından yatırımcıların ABD Merkez Bankası’nın bağımsızlığı konusunda endişelenmesiyle Salı günü bir yılı aşkın sürenin en düşük seviyesine gerilerken, dolar kayıplarının büyük bölümünü korudu.
Yen, Asya saatlerinde en sert hareketi yapan para birimi oldu ve dolar karşısında Temmuz 2024’ten bu yana en zayıf seviye olan 158,925’e geriledi.

Yen neden satış dalgasına teslim oldu?
Kyodo’nun haberine göre bu hareket, Japonya Başbakanı Sanae Takaichi’nin, 23 Ocak’ta başlaması planlanan olağan oturumun başında parlamentonun alt kanadını feshetme niyetini iktidar partisinden bir yöneticiye ilettiği yönündeki haberin ardından geldi.
Japon para birimi, Japonya Yenilik Partisi lideri Hirofumi Yoshimura’nın Pazar günü Takaichi’nin erken genel seçim çağrısı yapabileceğini söylemesinin ardından zaten hafta başından bu yana baskı altındaydı.
Commonwealth Bank of Australia döviz stratejisti Carol Kong, “Piyasalar muhtemelen Takaichi’nin koalisyonunun güçlü alt mecliste daha fazla sandalye kazanacağı bir senaryoyu fiyatlayacaktır. Bu da onun mali politikayı ve potansiyel olarak para politikasını daha da gevşetme kapasitesini artırır” dedi.
Kong, “Bu nedenle, şu anda spekülasyonların etkisiyle yenin satılmasının ana nedeni bu” ifadelerini kullandı.
Yen, euro ve İsviçre frangı karşısında rekor düşük seviyelere inerken, İngiliz sterlini karşısında da Ağustos 2008’den bu yana en zayıf düzeyini gördü.

Powell soruşturması doları baskılıyor, yatırımcıları tedirgin ediyor
Yatırımcılar, Trump yönetiminin Powell’a yönelik soruşturmasını da sindirmeye çalışıyor. Bu adım, eski Fed başkanlarının tepkisini çekerken, ABD başkanının merkez bankasını faizleri daha hızlı indirmeye zorlamaya yönelik kampanyasında dramatik bir tırmanış olarak değerlendirildi.
Piyasa tepkisi, dolar ve ABD Hazine tahvillerinin satılması yönünde olurken, huzursuzluk bazı yatırımcıları altına yöneltti. Ancak satış dalgası, Başkan Donald Trump’ın geçen Nisan ayında açıkladığı kapsamlı gümrük tarifelerinin ardından görülen sert düşüşe kıyasla oldukça sınırlı kaldı.
Mizuho’nun Japonya dışı Asya için makro araştırmalar başkanı Vishnu Varathan, “Bu bölüm hafif geçti; hem dolar hem de ABD tahvillerindeki kayıplar sınırlı kaldı. Piyasalar muhtemelen bunun zamanla sönümlenecek bir tehdit hamlesi olduğuna inanıyor” dedi.
Euro, önceki seansta yüzde 0,5’e varan yükselişin ardından 1,1663 dolarda yatay seyrederken, sterlin yüzde 0,47’lik Pazartesi kazancını genişleterek 1,3474 dolara yükseldi.
İsviçre frangı dolar karşısında 0,7972 ile hafif güçlenirken, dolar endeksi önceki seansta son üç haftanın en kötü gününü geçirmesinin ardından yüzde 0,1’in altında artışla 98,95 seviyesinde bulunuyordu.
OCBC döviz stratejisti Sim Moh Siong, “Dolar için tablo biraz karmaşık” dedi.

Sim, “Fed’in ne yapması gerektiği açısından bakıldığında, ekonominin dayanıklılığına işaret eden veriler karşısında Fed’in faiz indirimlerine daha isteksiz olması gerekir. Ancak nihayetinde Fed’in ne yapacağına dair bir soru işareti de var” diye konuştu.
Sim “Fed üzerindeki siyasi baskı artarsa, Fed güvercin bir duruşa kayabilir ve ekonominin gerektirdiğinden çok daha fazla faiz indirimi yapabilir.” şeklinde konuştu.
Trump yönetiminin son hamlesi, piyasaların bu yıl iki Fed faiz indirimi beklentisini şimdilik fazla değiştirmese de, ABD ekonomi politikasının temel taşlarından biri olan merkez bankası özerkliğine dair soru işaretlerini artırdı.
Fitch Ratings, Pazartesi günü yaptığı açıklamada Fed’in bağımsızlığını, ABD’nin AA+ ülke kredi notunu destekleyen kilit faktörlerden biri olarak gördüğünü söyledi.
ABD Hazine tahvili getirileri, Salı günü önceki seanstaki yükselişlerin ardından hafif geriledi. Gösterge 10 yıllık tahvil faizi en son yüzde 4,1811 seviyesindeydi.
İki yıllık tahvil faizi ise Pazartesi günü gördüğü üç haftanın zirvesine yakın seyrini koruyarak yüzde 3,5385’te bulunuyordu.
Diğer para birimlerinde, Avustralya doları 0,6710 dolarda yatay seyrederken, Yeni Zelanda doları yüzde 0,1 artışla 0,5778 dolara yükseldi.
Salı günü yayımlanan özel bir anket, Avustralya’da tüketici güveninin Ocak ayında, yeniden artan faiz endişeleri ve belirsiz ekonomik görünüm nedeniyle gerilediğini gösterdi.
Ayrı bir özel düşünce kuruluşu ise Yeni Zelanda’da iş dünyası güveninin dördüncü çeyrekte arttığını ve Mart 2014’ten bu yana en yüksek seviyesine çıktığını açıkladı.






