Önümüzdeki birkaç hafta yatırımcılara, Wall Street’in Dow Jones, Nasdaq ve S&P’de son piyasa rallisinin devam edip etmeyeceği veya yeni bir dönüm noktasına gelip gelmeyeceği konusunda net bir fikir sunacak. Yaz tatilinden dönen yatırımcılar için havayı belirleyecek olan bu süreçte, kritik işsizlik raporları, önemli enflasyon verileri ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz kararı peş peşe açıklanacak. Bu olaylar zinciri, S&P 500 Endeksi’nin Temmuz 2024’ten bu yana en küçük aylık kazancını kaydetmesi ve tarihsel olarak yılın en kötü ayı olan Eylül’e girilmesiyle birlikte Wall Street’te Dow Jones, Nasdaq ve S&P’yi bir yol ayrımına getirdi.
Dow Jones, Nasdaq ve S&P’yi Etkileyecek Önemli Veriler

Dow Jones, Nasdaq ve S&P’de belirsizliği artıracak başlıca etkenler bu ay içinde sahneye çıkıyor. Aylık istihdam raporuyla başlayan bu süreç, ekonomistlerin yaklaşık 75 bin yeni iş yaratıldığını tahmin etmesine yol açtı. Ancak bu veriler, geçtiğimiz Ağustos ayında Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun (BLS) tarım dışı istihdam rakamlarını yaklaşık 260 bin kişi düşürmesiyle dikkat çekti. O dönemde Donald Trump, bu düzeltmenin siyasi amaçlarla yapıldığını iddia etti ve kurumun başkanını görevden aldı. BLS’nin 9 Eylül’de açıklayacağı istihdam anketinin yeni revizyonları, Dow Jones, Nasdaq ve S&P’de beklentileri bir kez daha değiştirebilir.
Ardından, 11 Eylül’de açıklanacak tüketici fiyat endeksi (TÜFE) raporuyla enflasyon verileri gündeme gelecek. Bu veri, Fed’in bir sonraki adımlarını belirleme potansiyeli taşıyor. 17 Eylül’de ise Fed, politika kararını ve üç aylık faiz oranı tahminlerini açıklayacak. Başkan Jerome Powell’ın basın toplantısında yapacağı açıklamalar, faiz oranlarının geleceği için bir yol haritası sunması açısından merakla bekleniyor. Swap piyasaları, Fed’in bu toplantıda faizleri düşüreceği ihtimalini yaklaşık yüzde 90 olarak fiyatladı. Bu yoğun veri takvimi ve olası politika değişiklikleri, piyasalardaki sakinliğin bir anda yerini türbülansa bırakabileceği endişesini doğurdu.
Wall Street’te Dow Jones, Nasdaq ve S&P’nin zorlu sonbahar dönemi

Piyasada son dönemde hissedilen ürkütücü sükunet, bazı analistlerin mevsimsel zayıflık karşısında tersine bir sinyal olarak yorumlamasına yol açtı. Cboe Volatilite Endeksi (VIX), Haziran sonundan bu yana sadece bir kez 20 seviyesinin üzerine çıktı ve S&P 500 Endeksi, 91 seanstır yüzde 2’lik bir düşüş yaşamadı. Wall Street’te bu durum, Temmuz 2024’ten bu yana görülen en uzun sakinlik dönemi oldu. Ancak, Bloomberg verilerine göre S&P 500’ün son otuz yılda Eylül aylarında ortalama yüzde 0,7 değer kaybettiği ve son beş yılın dördünde düşüş yaşadığı unutulmamalı.
Fundstrat Global Advisors araştırma başkanı Thomas Lee, yatırımcıların Eylül ayında temkinli davranmasının doğru bir karar olduğunu belirtti. Lee, S&P 500’ün sonbaharda %5 ila %10 arasında değer kaybedebileceğini, ancak yıl sonuna doğru toparlanarak 6.800 ila 7.000 seviyelerine geri döneceğini öngördü. Citigroup’un ABD hisse senedi alım satım stratejisi başkanı Stuart Kaiser ise tüccarların bu riski düşük fiyatladığına dikkat çekti. Yardeni Research şirketinden Ed Yardeni de Dow Jones, Nasdaq ve S&P’nin birçok iyi haberi fiyatladığını ve eğer TÜFE verilerinin yüksek veya istihdam raporunun güçlü gelmesi durumunda kısa süreli bir satış dalgasının yaşanabileceğini belirtti.
Ralli nedenleri ve aşırı değerleme endişeleri

Elbette, Wall Street’teki rallinin ardında yatan temel nedenler de bulunuyor. Ekonomi, Trump’ın gümrük vergilerine rağmen nispeten dirençli bir duruş sergiledi ve Amerikan şirketlerinin kâr büyümesi güçlü seyrini sürdürdü. Bu durum, Bank of America’nın son küresel fon yöneticileri anketine göre, yatırımcıları ABD hisse senetlerine karşı en iyimser hale getirdi ve nakit seviyeleri %3,9 ile tarihsel olarak düşük bir seviyede kaldı. Ancak burada döngüsel bir sorun ortaya çıktı. S&P 500 yükseldikçe, Wall Street’te yatırımcılar endeksin aşırı değerlendiği konusunda giderek daha fazla endişe duymaya başladı. Endeks, şu anda analistlerin önümüzdeki 12 ay için ortalama kazanç tahminlerinin 22 katında işlem görüyor. 1990’dan bu yana piyasa, sadece dot-com balonunun zirvesinde ve 2020’deki Covid-19 salgınının ardından görülen teknoloji coşkusunda daha pahalıydı.

Financial 1 Tax’ın kurucusu Tatyana Bunich de bu endişelere katılarak, büyük teknoloji şirketlerinin hisselerinin çok pahalı olduğunu ve yatırımcıların Wall Street’te Dow Jones, Nasdaq ve S&P’de pozisyonlarına ekleme yapmadan önce makul bir geri çekilme beklediklerini ifade etti. Bu durum, piyasanın hem yükselişini destekleyen güçlü temellere hem de olası bir geri çekilmeye işaret eden aşırı değerleme risklerine sahip olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki 14 iş günü, yatırımcılar için bu ikilemin hangi yöne evrileceğini belirleyecek kritik bir dönem olacak.







