Altın, neredeyse her gün yeni bir rekor kırmaya devam ediyor. Değerli metalin yükselişi Pazartesi günü de sürdü ve ons başına 4.074 dolar ile yeni bir zirveye ulaştı. Ancak, 2025’teki altının çarpıcı yükselişı ile piyasalarda oluşan bu coşkuya rağmen, Tulane Üniversitesi’nden bir finans profesörü, altının hızlı tırmanışının ardındaki argümanların çoğuna katılmadığını Business Insider‘a açıkladı.
Değerli maden, bu yıl yaklaşık %55 değer kazanarak, yatırımcıların enflasyondan jeopolitik çatışmalara kadar artan endişeleri arasında hisse senetleri ve Bitcoin gibi riskli varlıkları geride bıraktı. Bu süreçte, sarı madeni içeren borsa yatırım fonları (ETF’ler) de rekor seviyede girişler görüyor. Tüm bu rekabet ve ilgiye rağmen, Tulane Üniversitesi Freeman İşletme Fakültesi profesörü Peter Ricchiuti, bu durumdan etkilenmediğini dile getirdi.
Altının çarpıcı yükselişı bir spekülasyon aracı mı?

Profesör Ricchiuti, daha önce de altın fiyatlarının yükselişlerine tanık olmuştu ve son tırmanışı tetikleyen gerekçelerin kendisini ikna etmediğini belirtti. Eskiden bir yatırım uzmanı olan ve şu anda hisse senedi araştırmaları öğretimi konusunda uzmanlaşan Ricchiuti, yatırımcılar arasındaki “sürü psikolojisini” eleştiriyor. Mevcut piyasanın “altın çılgınlığı” içinde bu eğilimin geliştiğini gözlemliyor.
Business Insider’a verdiği demeçte, sarı metal 1970’lerden bu yana en iyi yılını yaşarken, onu neden iyi bir yatırım olarak görmediğini detaylıca açıkladı. Temel olarak, Ricchiuti’ye göre altın, piyasadaki alüminyum, platin veya gümüş gibi diğer metallerle karşılaştırıldığında, gerçek dünyada çok az kullanıma sahip. Ricchiuti, “Alüminyum, platin veya gümüş ile oynamak istiyorsanız, hepsinin kullanım alanları vardır, ancak altının aslında hiçbir kullanım alanı yoktur,” dedi. “Sadece mücevherlerde kullanılıyor. Endüstriyel süreçlerde hiçbir faydası yok.”
Ricchiuti’ye sarı maden Bitcoin aynı kategoriye giriyor

Ricchiuti’nin altına yönelik bu eleştirel yaklaşımı, boğaların genellikle “dijital maden” olarak tanımladığı bir varlık olan Bitcoin’e karşı olan görüşüne de benziyor. Profesör, “Altın ve Bitcoin’in aynı kategoriye girdiğini düşünüyorum,” diyerek bu iki varlığın esasen “yatırım değil, sadece spekülasyon” olduğunu vurguladı.
Ricchiuti, sarı madene ve Bitcoin’e olan yoğun ilginin, “daha büyük aptal teorisinin” en iyi örneği olduğunu ifade etti. Bu teoriye göre, belirli bir varlığı satın almanın gerekçesi, her zaman sizden daha yüksek bir fiyat ödeyecek “daha büyük bir aptalın” bulunacağı inancıdır.
Hisse senetleri büyümeyi ve değeri temsil eder

Ona göre, sarı metalin büyük yükselişindeki sorun, yatırımcıların kazançları görüp, değerli metalin hisse senetleri gibi içsel bir değere sahip olduğuna inanmalarıdır. Sarı metal söz konusu olduğunda bu, yanlış bir düşüncedir. Ricchiuti, hisse senetlerinin aksine altının büyümeyi veya değeri temsil etmediğini belirtti. “Bazı insanlar bunun sadece bir kâğıt parçası olduğunu söyleyecek ama öyle değil. Hisse senetleri büyüme ve değeri temsil eder. O şirketin bir yüzdesine sahipsiniz,” dedi.
Ricchiuti, tarihsel olarak yüksek hisse senedi fiyatları ve süregelen ekonomik belirsizlik ortamında çeşitlendirme eğilimini anladığını söyledi. Ancak, sarı madenin spekülasyon aracı olmanın ötesinde pek bir kullanıma sahip olmadığı inancında kararlıydı. Sarı metalin en sık öne sürülen faydası olan enflasyona karşı koruma aracı olarak bile, yatırımcılar için borsa, itibari para birimlerinin değerini enflasyonla eritirken daha iyi bir sığınak olabilir. Ricchiuti, “Uzun vadeli bir yatırımcıysanız ve hikâyeye ve yönetime inanıyorsanız, uzun vadede hisse senetlerinin çok daha iyi performans göstereceğini düşünüyorum,” diyerek sözlerini tamamladı.






